Havacılık sektörü 2026 yılına hızlı bir giriş yaparken, üst üste gelen iflas ve tasfiye haberleri piyasalarda soğuk duş etkisi yarattı. Yılın henüz ilk günlerinde iki farklı havayolu şirketinin havlu atması, sektördeki mali darboğazın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

ÇOK AĞIR BORÇLAR ALTINDA KALDILAR

Filipinler merkezli Royal Air Philippines, 2026 yılının faaliyetlerini durduran ilk büyük kurbanı oldu. 2017 yılında ticari uçuş lisansı alarak kısa sürede Kamboçya, Çin, Güney Kore ve Tayvan gibi önemli merkezlere yayılan şirket, operasyonlarını tamamen askıya aldı. 4 Ocak itibarıyla tüm uçuşlarını iptal eden havayolu, Mart 2026'ya kadar bileti olan yaklaşık 4 bin yolcuyu ortada bıraktı. Şirket yönetimi yaptığı açıklamada "sizi yakında tekrar ağırlamayı bekliyoruz" mesajı verse de, uzun süredir devam eden ağır borç yükü nedeniyle geri dönüşün imkansız olduğu konuşuluyor.

İKİNCİ ŞİRKET DE İFLAS SÜRECİNE GİRDİ

Asya’nın bir diğer noktasında, Hindistan merkezli Dove Airlines da resmi olarak havlu attı. 2007 yılında Kalküta’da kurulan charter havayolu şirketi, mali durumunu düzeltmek için verdiği uzun süreli savaşı kaybederek 5 Ocak’ta gönüllü tasfiye sürecine girdi. Yerel otoriteler tarafından doğrulanan bu karar, şirketin yıllardır süren hayatta kalma mücadelesinin sonu anlamına geliyor.

MALİ KRİZ VE KAYBEDİLEN UÇAKLAR

Aslında Dove Airlines için tehlike çanları uzun süre önce çalmaya başlamıştı. 2015 yılında ana ortağının sürekli zarar eden şirketteki payını elden çıkarmasıyla sarsılan havayolu, son darbeyi 2022 yılında elindeki son uçağını alacaklılara kaptırarak almıştı. Hindistan Ulusal Şirketler Hukuku Mahkemesi, yeni yatırımcılar bulabilmek için şirketi yıllarca iflas koruma kapsamında tutsa da beklenen taze kan bir türlü bulunamadı.

BÜYÜME HAYALLERİ YARIDA KALDI

Bir dönem Dornier 228 tipi uçaklarla bölgesel taşımacılıkta iddialı olan ve hükümetin havacılık projelerine katılma planları yapan Dove Airlines, ne yazık ki bu hedeflerine ulaşamadı. Uçak kiralama şirketleriyle yaşanan yasal krizler ve yerde yatan atıl filo, şirketi geri dönülemez bir ekonomik çöküşe sürükledi. Son mali yılda elde edilen sembolik kârlar bile devasa borçların yanında devede kulak kalınca, yönetim çareyi kapıya kilit vurmakta buldu.