Plos One dergisinde yayımlanan çalışmada bilim insanları, çocuk sahibi olan 6 bin 282 yetişkinin verilerini analiz ederek ilk doğum yaşının bireylerin uzun vadeli sağlığı, akademik başarısı ve mali durumu üzerindeki etkilerini inceledi. Elde edilen bulgular, ebeveynliğin ertelenmesinin ekonomik refah ve fiziksel sağlıkla doğrudan ilişkili olduğunu kanıtladı.

ERKEN EBEVEYNLİK GELİR KAYBINA YOL AÇABİLİYOR

Araştırma verilerine göre, 25 yaşından önce ebeveyn olan bireylerin, daha geç yaşta çocuk sahibi olanlara kıyasla hayatlarının ilerleyen dönemlerinde daha düşük gelir seviyesine sahip oldukları ve fiziksel sağlık durumlarının daha kötü seyrettiği saptandı. Özellikle ergenlik döneminde veya yirmili yaşların başında ebeveynliğe adım atan katılımcılarda, akademik başarının ve yükseköğrenime devam etme olasılığının düştüğü gözlemlendi.

Kanada'daki New Brunswick Üniversitesi tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, ilk çocuk sahibi olmak için en uygun yaş aralığının 26 ile 31 arası olduğunu, ideal noktanın ise 29 yaş olduğunu ortaya koydu.

Bilim insanları, ilk çocuğun doğumuyla birlikte elde edilen sağlık ve mali faydaların 30 yaşına yaklaştıkça zirveye ulaştığını belirtti. 26-31 yaş aralığında ebeveyn olan bireylerin; öznel sağlık değerlendirmeleri, ruh halleri, gelir düzeyleri ve eğitim seviyelerinin daha istikrarlı kaldığı tespit edildi. Analizler, ebeveynlik yaşı arttıkça bireylerin daha yüksek gelir elde etme olasılığının önemli ölçüde yükseldiğini gösterdi.

"EŞİMSELLİK TEORİSİ" VE KİŞİSEL GELİŞİM

Çalışmanın yazarları, elde edilen sonuçların "eşiksellik teorisi" olarak bilinen kavramı desteklediğini vurguladı. Bu teoriye göre, eğitimden mezun olma veya aile evinden ayrılma gibi kritik geçiş evrelerinde ebeveyn olan kişilerin kişisel gelişimlerinin duraklayabildiği ifade ediliyor. Araştırmacılar, hayatın bu aşamalarında çocuk sahibi olanların kariyer ve eğitim süreçlerinde "takılı kalma" riskiyle karşılaştıklarına dikkat çekti.

İncelemeler, ilk kez anne veya baba olan yaşça daha büyük bireylerin ruh sağlığının genç ebeveynlere göre daha iyi olduğunu ortaya koyarken; genel yaşam memnuniyetinin ise ebeveyn olma yaşından bağımsız olduğu belirlendi. Araştırma ekibi, ulaşılan sonuçların genç ebeveynlerin başarılı olamayacağı anlamına gelmediğini, ancak biyolojik ve sosyoekonomik faktörlerin 29 yaş civarında en verimli dengeye ulaştığını kaydetti.