Araştırmaya göre, yaklaşık 2000 ila 3000 yıl önce insanlarla artan etkileşim, Apenin Dağları’nda yaşayan boz ayı popülasyonunu diğer Avrupa boz ayılarından ayırdı. Roma döneminden bu yana izole kalan bu ayılar, zamanla farklı fenotipik özellikler geliştirdi.

KÜÇÜLDÜLER VE SALDIRGANLIKLARI AZALDI

Apenin boz ayıları, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’daki diğer boz ayılara kıyasla daha küçük vücutlara, kendilerine özgü baş ve yüz yapılarına ve daha az saldırgan davranışlara sahip. Araştırmanın başyazarı Andrea Benazzo, bu durumun tarımın yayılması ve insan nüfusunun artmasıyla birlikte ormanların açılmasına bağlı olduğunu belirtti.

Bilim insanları, bu izole popülasyonun genomunu yüksek kalitede analiz etti. Slovakya’daki Avrupa boz ayısı örnekleri ve daha önce yayımlanmış Amerikan boz ayısı verileriyle karşılaştırma yapıldı. Apenin boz ayılarının düşük genomik çeşitliliğe ve yüksek derecede akrabalı çiftleşmeye sahip olduğu ortaya çıktı.

İNSAN ETKİSİYLE EVRİMLEŞTİLER

Çalışmanın yazarlarından Giulia Fabbri, bu ayıların “azalmış saldırganlıkla ilişkilendirilen genlerde seçilim izleri” taşıdığını da vurguladı. Araştırmacılar, bu durumun insan kaynaklı seçilimin davranışsal evrim üzerinde etkili olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.

Bu davranışsal değişimler, insanlarla bir arada yaşama olasılığını artırsa da, izolasyonun neden olduğu genetik erozyon bu ayıların yok olma riskini de artırıyor. Giorgio Bertorelle, insan-yaban hayatı etkileşimlerinin genellikle tehlikeli olduğunu, ancak bazı durumlarda evrimsel olarak çatışmayı azaltıcı etkiler yaratabileceğini söyledi.