Mosseri, teknolojideki gelişmelerin gerçek ve yapay görüntüler arasındaki farkı kalıcı biçimde bulanıklaştırdığını savundu. Sosyal medyanın bu eşiği çoktan geçtiğini belirten Mosseri, artık içeriklerin varsayılan olarak gerçek kabul edilmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Sunumda, kullanıcıların uzun yıllar boyunca fotoğrafları yaşanmış anların doğru kayıtları olarak gördüğüne dikkat çekildi. Ancak Mosseri’ye göre bu algı değişmiş durumda ve internet kullanıcılarının 'her gördüklerine inanmaması' ve sorgulayan bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor.

Instagram’ın bu dönüşüme uyum sağlamak için çeşitli adımlar attığını belirten Mosseri, yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerin etiketlenmesi ve orijinal içeriklerin doğrulanmasının önemine vurgu yaptı. Platformun, paylaşımların kime ait olduğuna dair güvenilirlik sinyalleri sunarak orijinallik sıralamasını geliştirmeye devam edeceğini söyledi.

Mosseri, sentetik ve doğrulanmış görsel medya arasındaki ayrımı yapma sorumluluğunun giderek Meta’nın sistemlerine yükleneceğini belirtti. Bu durumun, platformların içerik güvenilirliğindeki rolünü daha da kritik hale getirdiğine işaret etti.

Sunumda ayrıca, hiperrealist efektler peşinde koşan kamera üreticilerinin görsel medyada yaşanan bu büyük dönüşümü gözden kaçırıyor olabileceği değerlendirmesine de yer verildi. Mosseri’ye göre asıl mesele, görüntülerin ne kadar gerçekçi göründüğünden çok, ne kadar güvenilir olduğunun anlaşılabilmesi.