İran para biriminin değerindeki ani çöküşle başlayan protestolar 9. gününe girdi. Ülkede isyanın alevleri yükselirken polis merkezlerini, ordu depolarını basan isyancılar silahlanmaya başladı.

Çıkan şiddet olaylarında şimdiye kadar en az 20 kişi yaşamını yitirdi. Gece boyunca yeni ölüm haberleri gelmeye devam etti. Polisin kurşun sıkarak dağıtmaya çalıştığı sivil halk, ölümcül bir karşılık vermeye başladı.

Tahran'da isyanın kıvılcımını yakan gösteriler kısa sürede ülkenin son yıllardaki en büyük protesto dalgasına dönüştü, bu dalga da isyanın zemini oldu.

Gösteriler esnafın kötüleşen şartlar nedeniyle dükkan kapatmasıyla başladı ancak şu an 32 farklı şehre yayıldı.

POLİS ŞİDDETİ İSYANI KÖRÜKLÜYOR

Ekonomik şikayetlerle başlayan bu hareket artık doğrudan Ayetullah Ali Hamaney hükümetini tehdit eden bir boyuta ulaştı. İran hükümeti ise her şeyin kontrol altında olduğunu öne sürüyor.

Öğrenciler ve aktivistler sokaklarda "Diktatöre ölüm" sloganları atarak 86 yaşındaki Ali Hamaney'in devrilmesi için haykırıyor.

Eylemcilerin arasında ayrıca 2022 yılındaki büyük protestoları anımsatan "Kadın, yaşam, özgürlük" feryatlarını yükseltiyor.

Reformist Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başlangıçta yetkililere protestocuların "meşru taleplerini" dinleme talimatı verdiğini ve liderlerle diyalog kurmak istediğini söylemişti.

Buna rağmen insan hakları örgütleri güvenlik güçlerinin sert müdahalede bulunduğunu önemle vurguluyor.

Protestoculara ateşli silahlar ve aşırı şiddetle müdahale edildiği özellikle belirtiliyor. Bu durumun protestocuları silahlı isyancılara dönüştürdüğü belirtiliyor.

New York merkezli bir grup "Eyalet güvenlik güçleri tarafından sekiz protestocu öldürüldü ve çok sayıda kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

GEÇİM DERDİ EN ÖNEMLİ SORUN

Ekonomik çöküşün arkasında kötü yönetim ve uluslararası yaptırımların birleşimi yer alıyor. İran riyali son altı ayda değerinin yarısından fazlasını kaybetti ve dolar karşısında 1,4 milyon seviyesine kadar geriledi.

Gıda fiyatları geçen yıla göre yarı yarıya artarken halkın alım gücü ciddi şekilde düştü. 21 Mart'ta yürürlüğe girecek yeni vergiler ise insanların öfkesini daha da artırdı.

Mevcut gösteriler geçmişe göre daha küçük ve belirli bir liderden yoksun olsa da eylemciler pes etmiyor.

Sokaktaki insanlar gerçek bir değişim görene kadar ayrılmayacaklarını vurgulayarak "Üç yıl önceki protestolardan önemli dersler aldık ve bu dersleri şimdi uygulamaya oldukça hevesliyiz" diyorlar.

TRUMP TEHDİT ETTİ

Bu huzursuzluk İran'ın Haziran ayında İsrail ile yaşadığı yıkıcı savaştan sonra sarsıldığı bir döneme denk geldi.

Binden fazla kişinin öldüğü 12 Gün Savaşı, rejimin yıllardır savunduğu dokunulmazlık imajını yerle bir etti.

Halk metro istasyonlarına sığınırken ülkenin neden savaşa hazırlıksız olduğunu sorgulamaya başladı. Bu gerilim sürerken Donald Trump İran'a yönelik yeni saldırı tehditleri savurdu.

Trump füze kapasitesi iddiaları üzerine "Eğer İran füze kapasitesini yeniden inşa ediyorsa onları deviririm" dedi. Ayrıca protestolara müdahale edilmesi durumunda ABD'nin müdahale edebileceğini belirterek "Silahlarımız dolu ve her an harekete geçmeye hazırız" uyarısında bulundu.