İran’da ekonomik krizin tetiklediği ve rejim karşıtı bir boyuta evrilen protestolar 14. gününe girerken, ülkeden gelen haberler durumun vahametini ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı ve hastane kaynaklarından sızan bilgilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 217’ye ulaşırken, İran Başsavcısı protestolara katılanları "idam" cezasıyla tehdit etti.
GERÇEK MERMİLERLE KATLİAM İDDİASI: CAN KAYBI 217’YE ÇIKTI
Tahran’daki sağlık kaynakları, göstericilere yönelik müdahalenin dozunun her geçen gün arttığını bildiriyor. Time dergisine konuşan bir doktor, başkentteki altı büyük hastanenin verilerine dayanarak, çoğu gerçek mermiyle vurulmuş en az 217 protestocunun hayatını kaybettiğini doğruladı. BBC Farsça servisinin ulaştığı hastane çalışanları ise ölümlerin tesadüfi olmadığını, gençlerin doğrudan hedef alınarak baş ve kalp bölgelerinden vurulduğunu iddia etti. Kuzeydoğudaki Neyşabur şehrinden gelen raporlar ise durumun daha da ağır olduğunu, güvenlik güçlerinin Cuma günü askeri tüfeklerle müdahale ederek onlarca kişiyi öldürdüğünü gösteriyor.
5 YAŞINDAKİ ÇOCUK ANNESİNİN KOLLARINDA VURULDU
Olayların en acı tablolarından biri de çocuk ölümleri oldu. CNN’e konuşan bir kadın doktor, hayatını kaybedenlerin arasında çocukların da bulunduğunu belirterek, 5 yaşındaki bir çocuğun annesinin kollarındayken açılan ateş sonucu can verdiğini anlattı. Hastanelerin yaralılarla dolu olduğunu söyleyen doktorlar, insanların kimlik tespiti ve gözaltına alınma korkusuyla devlet hastanelerine gitmekten çekindiğini, bu nedenle yaralıların gizlice özel kliniklerde tedavi edilmeye çalışıldığını aktardı.
BAŞSAVCIDAN İDAM TEHDİDİ: "ALLAH’A KARŞI SAVAŞ AÇANLAR"
İran Genel Başsavcısı Muhammed Muvahhidi Azad, yargı organlarına gönderdiği talimatla göstericilere yönelik sert tutumun sinyalini verdi. Azad, protestolara katılanların "Muharebe" (Allah'a karşı savaş açma) suçuyla yargılanacağını duyurdu. Savcıların "merhamet ve hoşgörü" göstermeksizin iddianameleri hızla hazırlaması gerektiğini vurgulayan Azad, "Kandırılarak sokağa çıktıklarını söyleyenler bu suçlardan kurtulamaz. Tüm uyarılar yapılmıştır; bu kişiler ülkenin huzurunu bozan hainler olarak değerlendirilecektir" ifadelerini kullandı. İran Ceza Kanunu'nun 282. maddesi, bu suç için idam cezasının yanı sıra el ve ayak kesilmesi gibi ağır yaptırımları da içeriyor.
EKONOMİK KRİZDEN REJİM KARŞITLIĞINA
İran’daki gösteriler, 28 Aralık 2025 tarihinde yerel para biriminin döviz karşısında tarihi bir değer kaybı yaşaması üzerine Tahran Büyük Çarşı esnafının kepenk kapatmasıyla başlamıştı. Kısa sürede tüm ülkeye yayılan protestolarda resmi makamlar ölü sayısı hakkında sessizliğini korurken, insan hakları örgütleri binlerce kişinin gözaltına alındığını ve onlarca güvenlik görevlisinin de çatışmalarda hayatını kaybettiğini bildiriyor.
RIZA PEHLEVİ: "GÜVENLİK GÜÇLERİ ARASINDA ÇÖZÜLME VAR"
Sürgündeki Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi, yayınladığı video mesajla halka direnişi sürdürme çağrısı yaptı. İran yönetiminin halkla başa çıkmakta zorlandığını öne süren Pehlevi, güvenlik güçleri içerisinde çok sayıda firar olduğu ve bazı askerlerin halka ateş açma emrini reddettiği yönünde istihbarat aldıklarını iddia etti. Rejimin elinde sadece "paralı askerler" kaldığını savunan Pehlevi, "Dünyanın gözü üzerinizde, yalnız değilsiniz" diyerek göstericilere destek verdi.