İran'ın ani talebi üzerine, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Mısır'ın da büyük diplomatik çabaları sonucu kurulan barış masası İstanbul'dan Umman'a taşındı.
Talep, Türkiye kadar ABD için de şaşırtıcı oldu. İran tarafı talebin sebebini belirtmedi. ABD tarafı ise talebi kabul etti. Ankara ise henüz yorum yapmadı.
İran'ın tek talebi de bu olmadı. İran, Türkiye dahil olmak üzere diğer Körfez ülkelerini görüşmelerden dışlayarak ABD ile olacak görüşmelerin ikili formatta yapılmasını talep etti.
ABD tarafı bu konuda resmi bir açıklama yapmadı. Görüşmelerin formatı hakkında tartışmaların sürdüğü belirtildi.
Şimdiyse müzakereler Umman'a taşınacak. Dünyanın dikkatle izlediği ve İran'ın nükleer programını odağına alan bu müzakereler, ABD merkezli NewsNation'a konuşan uzmanlara göre "herkesin kaybedeceği bölgesel bir savaştan önce son durak" görevi görüyor.
İRAN TALEPKAR, İSRAİL SALDIRGAN
İsrail, İran’a bir askeri bir saldırı düzenlenmesi konusunda ABD'ye diplomatik baskı uyguluyor. ABD ise bölgesel bir savaşa girişmek istemediğinden dolayı saldırıyı bekletmek istiyor.
Buna karşın İran'ın talepkar ve saldırgan tavrı ABD'nin elini zorlayabilir. Umman'daki Nükleer anlaşmada yaşanacak bir çıkmaz, ABD saldırısını kaçınılmaz kılıyor.
Başkan Trump, müzakerelerin başarısız olması durumunda İran için "muhtemelen kötü şeyler olacağı" uyarısında bulundu.
İsrail ve ABD arasındaki 12 Gün Savaşı sonundaki ABD saldırısını hatırlatan Trump, ABD'nin B-2'lerle 'İran nükleer programını yok ettiğini' hatırlattı ve bunu bir daha yapabileceklerini ifade etti.
Bu esnada İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Mossad Direktörü David Barnea gibi üst düzey yetkililer son haftalarda Washington’a kritik ziyaretler gerçekleştirdi.
Ziyaretlerin konusu, İran'a 'yapılması gereken' bir saldırı oldu. İsrail, olası saldırı planlarını ABD ile paylaştı.
Ancak ABD Başkanı saldırıyı gerçekleştirmek konusunda isteksiz kaldı. Buna karşılık anlaşma sağlanamazsa saldırı emrini vereceğini de ifade etti.
Dün, İran'ın bir sivil ABD gemisini savaş gemileriyle takip etmesinden sonra ABD'nin de USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve filosunu gözleyen İran İHA'sını düşürmesi, askeri gerilimi arttırdı.
ABD komutanlığı, İran'ın "benzer eylemleri tekrarlamasının hoş karşılanmayacağını" ifade eden bir açıklama yayımladı. Beyaz Saray da görüşmelerin gerçekleşeceğine dair güvence verdi.
İRAN VE ABD NE İSTİYOR?
ABD, İran'ın nükleer programından vazgeçmesini nükleer silah yapımında kullanılabilecek yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş tonlarca uranyumu imha etmesini ya da ikinci bir ülkeye teslim etmesini talep ediyor.
İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu her seferinde tekrar ediyor ve nükleer silah yapmak gibi bir niyeti olmadığını belirtiyor. Nükleer programını etkisiz hale getirmeyi ve uranyumu imha etmeyi reddediyor.
İki ülke arasındaki en büyük ikinci sorun ise İran'ın füze programı. İran, menzilleri Doğu Avrupa'ya kadar uzanan füzelere sahip ve her yıl onlarca yeni füze üretiyor.
ABD, İran'ın füze programının küçültülmesini ve füzelerin menzilinin düşürülmesini istiyor. İran ise füze programını varlığı ve ulusal güvenliği için vazgeçilemez olarak tanımlıyor. İsrail, bu füze programının tamamen yok edilmesini istiyor.
ABD, bu taleplerin karşılığında İran'a olan yaptırımların kaldırılmasını ve serbest ticaretin bölgeye dönüşünü teklif ediyor. Yaptırımlardan sonra büyük değer kaybeden İran riyali, yaptırımların kalkmasıyla yeniden değer kazanabilir. Ancak İran, bu teklifleri yeterli bulmuyor.
'DANS ETMEK İÇİN İKİ KİŞİ GEREKİR'
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın her zaman öncelikle diplomasiyi takip etmek istediğini ifade etti.
Leavitt, mevcut durumu "Bu görüşmeler şu an için hâlâ planlanmış durumda. Ancak dans etmek için iki kişi gerekir" sözleriyle açıkladı.
Bu açıklamalar, Washington'ın askeri seçenekten önce diplomatik yolları sonuna kadar zorlama niyetinde olduğunu gösteriyor.