Bu yeni teknoloji, elektrikli otomobillerin en büyük sorunu olan menzil kaygısını tarihe gömmeye hazırlanıyor. 1000 kilometrenin üzerinde bir menzil vadeden bu dev batarya, İstanbul'dan yola çıkan bir sürücünün Adana'ya tek bir şarjla ulaşabilmesinin önünü açıyor.

500 WH/KG ENERJİ YOĞUNLUĞUNA SAHİP

Nankai Üniversitesi ve FAW iş birliğiyle geliştirilen batarya, hücre seviyesinde 500 Wh/kg değerini aşan bir enerji yoğunluğu sunuyor. Toplamda 142 kWh kapasiteye sahip olan paket, önceki nesillere oranla enerji kapasitesinde tam yüzde 67'lik bir artış sağlıyor.

Lityum-mangan hücreleri ile katı elektrolit ara yüzlerini birleştiren bu hibrit mimari, sadece performansı değil, aynı zamanda güvenliği de en üst seviyeye taşıyor. FAW, bu yenilikçi yapıyla nikel ağırlıklı geleneksel bataryalardan farklı olarak mangan zengini bir yaklaşımı benimsiyor.

SERİ ÜRETİM İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

Yeni batarya paketinin, büyük gövde değişikliklerine gerek duyulmadan standart modellere kolayca uygulanabileceği öngörülüyor. 500 Wh/kg'lık yoğunluk sayesinde araçların ağırlığı artmadan çok daha uzun mesafeler katetmek mümkün hale gelecek.

Şirket henüz kesin bir seri üretim tarihi paylaşmasa da, bu teknolojinin FAW’ın orta ve büyük sınıf elektrikli araç gamında kullanılması planlanıyor. Yüksek enerji akışını yönetebilmek adına termal yönetim sistemlerinde özel düzenlemeler yapıldığı belirtiliyor.

SEKTÖRDE YENİ BİR DÖNEMİN KAPISI ARALANIYOR

FAW’ın bu başarısı, lityum-mangan kimyasının araç seviyesinde uygulandığı ilk ve en güçlü örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. Toyota, BMW ve Volkswagen gibi devler sülfür bazlı katı hal bataryalara odaklanırken, Çinli devin bu hamlesi piyasadaki dengeleri değiştirebilir.

Dünya genelinde Nio, Geely ve Chery gibi markalar da benzer hibrit sistemler üzerinde çalışsa da, FAW'ın ulaştığı 142 kWh'lik dev kapasite rakiplerine gözdağı veriyor. Bu teknoloji seri üretime geçtiğinde, elektrikli araçlar içten yanmalı motorlarla menzil konusunda tam anlamıyla rekabet edebilir hale gelecek.