Küresel piyasalarda altının ons fiyatı rekor seviyelere yakın seyrini sürdürürken, büyük finans kuruluşlarından yükselişin devam edebileceğine yönelik değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Scotiabank Global Equity Research tarafından yayımlanan kapsamlı analizde, son 50 yıldaki altı büyük altın boğa piyasası karşılaştırıldı. Çalışmanın vardığı sonuç net: Mevcut döngü henüz tamamlanmış görünmüyor.

GEÇMİŞ DÖNGÜLERLE KIYASLAMA: SÜRE VE GETİRİ HALA ORTALAMANIN ALTINDA

Ekim 2022’de 1.628 dolar seviyesinden başlayan yükseliş trendi, altını 5.025 dolara kadar taşıyarak yüzde 209 oranında getiri sağladı. Piyasalarda “kar realizasyonu zamanı mı?” sorusu gündeme gelirken, banka tarihsel veriler ışığında bu soruya temkinli yaklaşıyor.

Tanya Jakusconek ve Hugo Ste-Marie öncülüğündeki analizde, 1970’ten bu yana yaşanan boğa döngüleri incelendi. Buna göre:

Altın boğa piyasaları ortalama 48 ay sürüyor.

Ortalama yükseliş oranı yüzde 336 seviyesinde gerçekleşiyor.

Mevcut döngü ise 39. ayında ve yüzde 209’luk artış kaydetmiş durumda. Bu tablo, hem zaman hem de fiyat artışı bakımından tarihsel ortalamalara kıyasla hala bir alan bulunduğuna işaret ediyor.

BU DÖNGÜYÜ FARKLI KILAN ÜÇ YAPISAL UNSUR

Analistler, mevcut yükselişi geçmiş dönemlerden ayıran üç temel faktöre dikkat çekiyor:

1. Merkez Bankalarının Güçlü ve Stratejik Alımları

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları, rezervlerini çeşitlendirmek ve dolara bağımlılığı azaltmak amacıyla altın alımlarını artırıyor. Küresel rezervler içinde altının payının yüzde 30’un altında kalması (1970’lerde bu oran yüzde 50’nin üzerindeydi), alım eğiliminin sürebileceğine işaret ediyor.

2. Yeni Talep Kanalları ve Tokenizasyon

Geleneksel ETF’lerin yanı sıra, altının dijital varlık formatında tokenizasyonu ve stabil coin ihraççılarının fiziksel altın piyasasına yönelmesi yeni bir talep kanalı oluşturuyor. Özellikle kripto varlık ekosisteminin fiziksel altınla bağlantısının güçlenmesi, piyasada ek alım baskısı yaratıyor.

3. Kurumsal Yatırımcıların Düşük Pozisyonu

2000’li yıllardaki yükseliş dönemlerinden farklı olarak, büyük fonlar ve kurumsal yatırımcıların altın pozisyonlarının hâlâ ortalamanın altında olduğu belirtiliyor. Bank of America verilerine göre müşterilerin portföylerinde altına ayrılan pay yalnızca yüzde 0,8 seviyesinde bulunuyor. Bu durum, olası yeni girişler için alan olduğuna işaret ediyor.

1.600 DOLARLIK "RİSK PRİMİ" UYARISI

Scotiabank’ın regresyon modellerine göre altının “adil değeri” yaklaşık 3.400 dolar civarında hesaplanıyor. Mevcut 5.000 dolar seviyesine yakın fiyatlama ise yaklaşık 1.600 dolarlık bir risk primine işaret ediyor.

Bu primin ortadan kalkmasına yol açabilecek olası gelişmeler şöyle sıralanıyor:

Doların kalıcı biçimde güçlenmesi: Tarihsel olarak altın boğa piyasaları, ABD dolarının güçlü seyrettiği dönemlerde sona erdi.

Siyasi normalleşme: 2026 ABD ara seçimleri sonrasında oluşabilecek bir siyasi tablo, kurumsal istikrarın güçlendiği algısını yaratırsa güvenli liman talebi zayıflayabilir.

Jeopolitik gerilimlerin azalması: Küresel tansiyonun düşmesi, fiyatlardaki risk priminin hızla geri çekilmesine neden olabilir.

MADENCİLİK HİSSELERİ ÖNDEN SİNAL VERİYOR

Altın madenciliği şirketlerinin hisseleri, tarihsel olarak altın fiyat hareketlerini 1-2 ay önceden fiyatlama eğiliminde bulunuyor. Mevcut döngüde TSX Altın Endeksi yüzde 346 yükselerek altının yüzde 209’luk performansını yaklaşık 1,5 kat kaldıraçla geride bıraktı. Bu görünüm, piyasanın yukarı yönlü beklentisini yansıtan bir başka gösterge olarak değerlendiriliyor.

GERİ ÇEKİLMELER ALIM FIRSATI

Scotiabank’a göre mali genişleme politikaları, jeopolitik belirsizlikler ve negatif reel faiz ortamı gibi altını destekleyen makroekonomik dinamiklerin kısa vadede değişmesi beklenmiyor.

Banka, portföyünde altın ağırlığı düşük olan yatırımcılar için olası geri çekilmelerin alım fırsatı olarak değerlendirilebileceği görüşünü paylaşıyor.