Reşat Nuri Güntekin’in klasik eserinden uyarlanan ve 2006–2010 yılları arasında yayınlanan Yaprak Dökümü, yalnızca aile içi çatışmaları değil, döneminin ekonomik koşullarını da güçlü biçimde yansıttı. Dizide maaşlar, ev bütçesi, altın fiyatları ve kuşaklar arası gelir farkı gibi unsurlar, izleyiciye günlük hayatın ekonomik gerçeklerini gösteren önemli detaylar olarak öne çıktı. Özellikle Ali Rıza Bey’in geçim sıkıntısı, romanın ruhuna sadık biçimde ekrana taşındı.

Maaşlar Artıyor, Alım Gücü Geriliyor

Ekonomim'den Şeyda Uyanık'ın haberine göre dizide Ali Rıza Bey’in çeyrek altın aldığı sahne 2009 yılında geçiyor. O dönemde emekli bir kaymakamın maaşı yaklaşık 2.195 TL seviyesindeyken, bu rakam 2026 itibarıyla enflasyon farklarıyla yaklaşık 49.165 TL’ye yükselmiş durumda. Ancak aynı dönemde asgari ücretle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. 2009’da emekli kaymakam maaşı asgari ücretin 3,2 katıyken, 2026’da bu oran 1,8 kata kadar geriliyor. Dizide Şevket’in bankadan aldığı maaşın da kendi döneminde yaklaşık üç asgari ücrete denk gelmesi, bugünün rakamlarıyla kıyaslandığında dikkat çekici bir gelir kaybına işaret ediyor.

Bir Sahnenin Gösterdiği 22 Çeyrek Altınlık Kayıp

Yaprak Dökümü’nün 124. bölümünde, Ekim 2009’da yarım altının 160 TL olduğunu öğrenen Ali Rıza Bey, bütçesi yetmediği için 80 TL’lik çeyrek altın almak zorunda kalıyor. O dönemki maaşıyla yaklaşık 27 çeyrek altın alabilen emekli kaymakam, 2026’da maaşı 49.165 TL’ye çıkmasına rağmen güncel fiyatlarla yalnızca 4,8 çeyrek altın alabiliyor. Hesaplamalara göre 17 yıl içinde emekli bir kaymakamın altın karşısındaki kaybı yaklaşık 22 çeyrek altına ulaşıyor. Bu tablo, dizide anlatılan geçim sıkıntısının bugünün koşullarında çok daha ağır hissedileceğini ortaya koyuyor.