ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongre ile olan ilişkisindeki son gelişmeler ve GOP (Cumhuriyetçi Parti) içindeki çatlaklara dikkat çeken Politico haber sitesi yeni bir makale paylaştı. 

Makale, Trump’ın ikinci döneminin ilk yılındaki mutlak hakimiyetinin ardından, 2026 yılına girerken Kongre üzerindeki kontrolünün zayıflamaya başladığını savunuyor. Peki günümüz koşulları gözden geçirildiğinde hangi şartlar ön plana çıkıyor? 

Veto Girişimleri Başarısız

Temsilciler Meclisi'nde, Trump'ın bazı yerel projelere (Colorado ve Florida'daki su/altyapı projeleri) yönelik vetolarını geçersiz kılma oylamaları yapıldı. Her ne kadar bu vetolar tamamen geçersiz kılınamasa da, 30'dan fazla Cumhuriyetçi vekilin Demokratlarla birlikte oy kullanarak kendi başkanlarına karşı durması, partideki disiplinin gevşediğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.

Dış Politika ve Venezuela

Trump’ın Venezuela'daki olaylara askeri müdahale iması ve bu konuda Kongre’ye danışmaması, kendi partisindeki bazı senatörleri (örneğin Josh Hawley) rahatsız etmiş durumda. Bazı Cumhuriyetçiler, anayasal yetkilerin savunulması adına Trump'ın "tek taraflı" kararlarına ses çıkarmaya başladı.

2026 Ara Seçim Kaygısı

Kasım 2026'da yapılacak ara seçimler yaklaşırken, birçok Cumhuriyetçi vekil kendi seçim bölgelerindeki seçmenlerin ekonomik kaygılarını (hayat pahalılığı, sağlık sigortası sübvansiyonları) önemsiyor. Trump'ın bazı sert politikalarının seçimlerde bir "Mavi Dalga"ya (Demokrat zaferi) yol açmasından korkan ılımlı Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray ile aralarına mesafe koymaya başladı.

Politico'nun makalesine göre; Trump, Kongre'yi kendi iradesine boyun eğdirmeye çalışsa da, Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı isimler (Lauren Boebert gibi sadık isimler bile yerel projeler nedeniyle karşı karşıya gelebiliyor) artık "her şeye evet" demiyor. Bu durum, Trump'ın görev süresinin son iki yılında yasama gücünün önemli ölçüde kısıtlanabileceğine dair bir sinyal olarak görülüyor.

Makale, Trump'ın Kongre üzerindeki "demir yumruğunun" gevşediğini, Cumhuriyetçilerin ara seçim korkusuyla daha bağımsız hareket etmeye başladığını ve Washington'da güç dengesinin yeniden değiştiğini anlatıyor.