Orta Doğu’da son iki yıldır tırmanan çatışmalar, enerji piyasaları açısından yeni bir risk dalgasını gündeme taşıdı.

Uzmanlara göre, enerji altyapısına yönelik geniş çaplı bir saldırı ya da Hürmüz Boğazı’nın kapanması gibi uç senaryoların gerçekleşmesi halinde petrol fiyatları hızla yükselebilir. Bu durumda küresel enflasyon baskısı artarken merkez bankalarının para politikası alanı daralabilir

1970’lerde yaşanan petrol krizlerinin dünya ekonomisinde yarattığı sarsıntı hafızalardaki yerini korurken, mevcut tablo “kontrollü risk” olarak değerlendiriliyor.

Eğer en kötü senaryo gerçekleşir ve ABD ile İsrail, İran'a saldırırsa petrol fiyatları tarihinin en yüksek seviyesine fırlayabilir. Bu durumda petrol fiyatları yüzde 80 artarak 108 dolara yükselebilir. 

ENERJİ, SERMAYE VE TİCARETİN KALBİ

Orta Doğu, yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasına ve ABD’nin kaya petrolü üretimindeki yükselişine rağmen küresel enerji arzında kritik rolünü sürdürüyor. Bölge, dünya petrol üretiminin yaklaşık üçte birini, doğal gazın ise beşte birini sağlıyor.

Ayrıca Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin sahip olduğu büyük varlık fonları küresel sermaye akımlarında önemli paya sahip. Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi geçiş noktaları ise dünya ticaretinin ana güzergahları arasında yer alıyor.

1948’den bu yana iki ana evreden geçen bölgesel çatışmaların, 7 Ekim 2023 sonrası farklı bir safhaya girdiği değerlendiriliyor. Hamas ve Hizbullah’ın zayıflaması, Suriye’deki siyasi değişim ve İran’ın askeri kapasitesine yönelik baskılar, güç dengelerinde yeni bir döneme işaret ediyor.

Uzmanlar, Gazze, Lübnan-Suriye hattı, Kızıldeniz ve İran-İsrail ekseninde yaşanabilecek gelişmelerin piyasalar açısından belirleyici olacağını vurguladı.

Bu bölgelerde yaşanacak çatışmalar, dünya petrol ticaretini doğrudan etkiliyor. Örgütlere karşı olan çatışmalar bölgenin bir parçası haline gelse de, devletler arası büyük bir savaş tüm tedarik zincirini tehdit ediyor. İran'da olacak bir savaşta en kötü senaryo gerçek olursa, dünya ekonomisi büyük bir darbe alabilir.

PETROL İÇİN ÜÇ OLASI SENARYO

Bloomberg Economics’e göre bölgedeki gelişmeler petrol fiyatları açısından üç farklı senaryoya işaret ediyor:

Sınırlı etki: Çatışmaların enerji altyapısına sıçramaması halinde küresel ekonomi üzerindeki baskı düşük kalabilir.

Geçici şok: Sınırlı saldırılar veya siyasi değişimler fiyatları kısa süreli yükseltebilir ancak piyasa dengelenebilir.

Büyük kriz: Hürmüz Boğazı’nın kapanması veya Suudi Arabistan ve Irak’taki tesislerin ağır hasar görmesi durumunda arzın yaklaşık yüzde 20’si devre dışı kalabilir ve petrol fiyatı yüzde 80 artışla 108 dolara yükselebilir.

OLASI ETKİLER

Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş ülkeler üzerinde farklı sonuçlar doğurabilir. ABD, enerji ihracatçısı konumu nedeniyle büyümede sınırlı kayıp yaşasa da enflasyon baskısıyla karşılaşabilir. Çin ve Avrupa ekonomileri ise enerji maliyetlerindeki artıştan daha olumsuz etkilenebilir.

Körfez ülkeleri açısından ise tablo çift yönlü risk taşıyor. Tesislerin zarar görmemesi halinde yüksek fiyatlar gelir artışı sağlayabilir; ancak üretim altyapısının hedef alınması ekonomik ve güvenlik dengelerini bozabilir.

Mevcut durumda enerji piyasaları ile jeopolitik riskler arasında bir denge korunuyor görünse de, olası bir büyük şokun küresel ekonomi üzerinde 1970’leri hatırlatan etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.