Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını yapımı süren Ay Yıldız Müşterek Karargâhı'nda gerçekleştirdi. Toplantıda, NATO Liderler Zirvesi, terörle mücadele faaliyetleri, hudut güvenliği, savunma sanayii projeleri ve personel teminine ilişkin son gelişmeler paylaşıldı.

"TSK, TEHDİT OLUŞTURMAYAN KİMSEYE TEHDİT DEĞİLDİR"

 Yunanistan Başbakanı’nın açıklamalarının sorulması üzerine şu cevap verildi:

"Ülkemiz, bölgemizde barış ve istikrarın korunmasından, mevcut meselelerin yapıcı diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ele alınmasından yanadır.
Bu kapsamda, gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını bir kez daha ifade ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz."

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"7-8 Temmuz’da Ankara'da başarıyla gerçekleştirilen 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 360 derece güvenlik anlayışı çerçevesinde İttifakın karşı karşıya bulunduğu güncel tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı, ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik stratejik kararların değerlendirildiği tarihî bir buluşma olmuştur.

Zirve; müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirirken, değişen güvenlik ortamına yönelik ortak vizyonun geliştirilmesine ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine ilişkin müşterek yaklaşımın güçlendirilmesine de önemli katkılar sağlamıştır.

Kaynak olarak ekle

NATO Zirvesi kapsamında icra edilen Savunma Sanayii Forumu ile Sayın Bakanımızın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Savunma Bakanları Resepsiyonu; müttefikler arasında savunma sanayiinde ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesine, ortak güvenlik anlayışının pekiştirilmesine ve Türkiye'nin yerli ve millî savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknolojik yetkinlik, güçlü üretim kapasitesi ve yenilikçi vizyonunun uluslararası platformda bir kez daha ortaya konulmasına vesile olmuştur.

Türkiye; güçlü ordusu, gelişen yerli ve millî savunma sanayii, etkin savunma diplomasisi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çok boyutlu dış politika anlayışıyla; krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel ve küresel barış ile istikrarı destekleyen yapıcı yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir.

Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşuna katkı sağlayan güvenilir ve sorumluluk sahibi bir müttefik olarak uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya devam edecektir.

"CAATSA YAPTIRIMLARI İLE TÜM KISITLAMALAR KALDIRILILMALIDIR"

ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarının sorulması üzerine şu cevap verildi:

Türkiye, NATO’nun güçlü ve etkin bir müttefiki olarak İttifak’ın caydırıcılığına ve ortak güvenliğine önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere beklentimiz, müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır.

Bu çerçevede, ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, müttefiklerimizle kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşımı benimsiyoruz.

YUNANİSTAN SAVUNMA BAKANI'NIN F-35 İSYANI

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Economist Enterprise'ın sponsorluğundaki 30. Yıllık Hükümet Paneli sırasında Türkiye'nin F-35 alma ihtimalini değerlendirdi.

Panel Başkanı'nın "Türkiye ABD'den yeni bir hava aracı alacak gibi görünüyor" yorumuna karşılık veren Dendias "umarım almaz" dedi.

Dendias, daha sonra şu ifadeleri kullandı:

Yunanistan, Türkiye’nin F-35’leri almasından memnun değil. Yunanistan, Türkiye’nin yeni nesil uçaklar için motor temin etmesinden de memnun değil.

Tek bir soru soruyoruz: Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin gerçek çıkarlarına uygun mu? Evet mi, hayır mı? Ve elbette, bu soruyu yanıtlamak Amerikan halkına ve Amerikan hükümetine düşer.

Şüphesiz ki ABD hükümeti için NATO ve özellikle Doğu Akdeniz’deki istikrar hayati önem taşıyor. 

Öyleyse, Doğu Akdeniz’deki bir ülkeye, bunun başka bir müttefik üyeye karşı kullanılamayacağına dair herhangi bir şart koşmadan bir platform sağlamak — bu, ABD’nin çıkarına mı, yoksa çıkarına değil mi?