Belgelerde yer alan bilgilere göre Mette-Marit, Epstein'ın evinde dört gün boyunca konakladı. Dosyalar ayrıca prenses ile Epstein arasında yüzlerce e-posta yazışması olduğunu ve Mette-Marit'in adının belgelerde binlerce kez geçtiğini ortaya koydu. Söz konusu temasların, Epstein'ın suç geçmişinin kamuoyunca bilindiği bir döneme denk gelmesi tepkileri daha da artırdı.

KRALİYET SARAYI KONAKLAMAYI DOĞRULADI
Norveç Kraliyet Sarayı, 2013 yılında prensesin Epstein'ın Florida'daki evinde kaldığını doğrulayarak, konaklamanın ortak bir tanıdık aracılığıyla gerçekleştiğini açıkladı. Basına yansıyan dosyalarda, Mette-Marit'in malikanede çekildiği öne sürülen fotoğraflar ile samimi e-posta içeriklerinin de bulunduğu belirtildi.
Bazı görüntülerde prensesin, Epstein'ın evinde yarı giyinik kişilerin bulunduğu bir ortamda yer aldığı iddia edilirken, bu fotoğraflar Norveç kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
BU SAVUNMAYLA ÖZÜR DİLEDİ
Tepkilerin büyümesi üzerine Mette-Marit yazılı bir açıklama yaparak, Epstein ile kurduğu temasın "kötü bir muhakemenin sonucu" olduğunu söyledi. Prenses, Epstein'ın geçmişini yeterince araştırmadığını kabul etti ve bu ilişkinin "utanç verici" olduğunu ifade etti. Açıklamasında, Epstein'ın mağdurlarına derin bir sempati duyduğunu da vurguladı.

ÜLKEDE TEPKİLER DURULMUYOR
Norveç'te faaliyet gösteren çok sayıda kültür ve sivil toplum kuruluşu, Mette-Marit'in özellikle kadınlar ve çocuklarla ilgili projelerde üstlendiği koruyucu ve temsil edici rollerin sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Kuruluşlar, kraliyet ailesinden daha kapsamlı ve şeffaf bir açıklama beklediklerini duyurdu.
KRALİYET AİLESİNE YOĞUN BASKI
Skandalın, prensesin oğlu Marius Borg Høiby hakkında devam eden cinsel saldırı ve istismar iddialarıyla aynı döneme denk gelmesi, Norveç Kraliyet Ailesi üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Yaşanan gelişmeler, monarşinin kamuoyu nezdindeki güvenilirliğini zedeleyen en ciddi krizlerden biri olarak değerlendiriliyor.