Oğuzhan Uğur 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı paylaşımda sosyal medya üzerinde kendisine saldıranlara tepki gösterdi.
"Barajların çatladığı/patladığı" yönündeki paylaşımı nedeniyle 3 yıl sonra hala hedefe konulduğunu ifade eden Uğur "Üç sene sonra, yine aynı konuyu açıp anama bacıma sövdürtüyorlar. Üç kuruş için nice canlara kıyan müteahhitleri değil, beni konuşuyorlar" dedi.
Uğur takipçilerine de seslenerek "Söz sizde! Bu defa beni üç beş hayatsız trollün eline ben değil, siz teslim etmeyeceksiniz. Çünkü şahitsiniz! Benim troll ordularım, baronlarım yok. Sizden başka kimsem yok" ifadesini kullandı.
Uğur X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
Baraj patladı mı Oğuzhan?!
Yıllardır kendi mecralarımda hep başka insanlar için fayda aradım. Şahitsiniz. Şimdi ilk defa kendim için yazıyorum. Sıkı takip edenler bilir, uzun zamandır çok tatlıyım. Sessizim, sakinim. Ancak şimdi azıcık ekşiyeceğim, lütfen kusuruma bakmayın.
Ben bu vatanın derdiyle dertlenen bir adamım. Yangın olur, mağdurlara evimi açarım. Sesini duyurmak isteyen olur, memleketin en çok izlenen programlarını yapar seslerini duyururum. Yetmez, gelirlerini bağışlarım. Şahitsiniz.
Deprem döneminde de tüm hayatımı bir kenara bırakıp, insanlara bir nebze bile fayda olabilmek için canla başla çalıştım. Bu toprakların evladıyım, aksi olabilir miydi? Elbette yapacaktım. Asrın felaketiydi sonuçta. Herkes bir ucundan tutmalıydı. Ben de diğer herkes gibi, hepimiz gibi elimden gelenin fazlasını yaptım. Şahitsiniz. Yalnızca bunlara değil, bu vatana her fayda sağladığımda, sırf itibarları için beni nasıl, ne iftiralarla yem etmeye çalıştıklarına da şahitsiniz.
Önce “çok küfürlü biri bu” dediler, “öyleyim amk” dedim! Susup sktir olup gittiler. Derken yüksek makamlardan destek bulmak için “Bu Oğuzhan devlete meydan okuyor, kendini devlet sanıyor!” demeye başladılar. Yanlışa muhalefet ediyorum ya, devlet düşmanı ilan ettiler. Yaptığımız yardımları devlet sayesinde yaptığımızı belgelerle açıklayıp, devletten de tebrik alınca delirdiler. Ne yapsalar olmuyordu, yalanlar ürettiler.
Sahte görsellerle “bakın oğuzhan ne demiş” dediler, kanıtladım yalan söylediklerini, millet linç etti bunları, yerin dibine soktular hatta, ama ufacıcık bir utanma emaresi bile göstermediler. Deprem bölgesine binlerce çadır, onlarca çadır kent, iş makineleri, sağlık ekipmanları, protezler, konteynırlar, yardım gemileri, tırları vs. ulaştırırken biz, bir de bu ahlaksızların iftiralarıyla boğuştuk. Bir kere bile hak teslim etmediler.
Hatay’dan döndüğüm gün ekipten birkaç arkadaşım yanıma gelip baraj olayından bahsetti. İlk tepkim “Ne barajı oğlum? Orada baraj mı var?” demekti. Tamamı gönüllülerden oluşan 30 kişilik çağrı ekibimiz vardı. Onlar ihbarları alıp 10 kişilik teyit ekibine yolluyor, teyit gelince de konuları tivit atan ekibe ulaştırıyorlardı ve tivitler atılıyordu. Sistem buydu.
Bölgede, insanlar evlerinin yanından kaçsın da evleri yağmalayalım diyen bir grup kansız, polise baraj patladı ihbarı yapıyor. Bölgeye yardıma giden ve orada baraj olmadığını bilmeyen polis de telsizden ihbarı anons geçiyor. Tabii bu anons tüm telsizlerde cayır cayır yankılanıyor. Bir itfaiye aracı da megafondan yüksek sesle anons edince, millet kısa bir süreliğine paniğe kapılıyor. Ancak yalan ihbar olduğu anlaşılıyor. Videoları var!
Tam bu esnada ihbar hattımıza “baraj patlamış” ihbarları geliyor. İhbarlardan biri, kendini kültür bakanlığında çalışan biri olarak tanıtıp, uyduda suların yükseldiğini gördüğünü söylüyor. Teyit ekibi ihbarı yapan ismi araştırıp, nerede çalıştığını doğrulayınca konuyu tivit atan ekibe ulaştırıyor. Ve gönüllü ekip o tiviti atıyor. “Baraj patlamış!”
Haberin yalan olduğunu anlayınca hemen geri çekiyorlar tabii. Ancak olan oluyor ve bana vurabilecekleri en sağlam şey ortaya çıkıyor. Bölgede internet çekmezken, telefon şebekeleri bile tek tük çalışırken ve bu tivit olaydan sonra atılmış olmasına rağmen, hatanın bedeli yağmacılara değil bize kesiliyor. Başlık “Oğuzhan Uğur baraj patladı tiviti attı” oluyor. Ertesi sabah, uykusuzlukta 85. saatim, kendimi adliyede buluyorum. Şikayeti İstanbul’dan yapmışlar… Ya ne olacaktı?
Adliyede herkes bana “dik dur” diye bağırıyor. Bölgeden binlerce insan “biz şahidiz, gelip senin için şahitlik yapalım” diyor. Afad bile yazılı belgeyle Oğuzhan Uğur’un alakası yok diyor. Yetmiyor. Üç sene sonra, yine aynı konuyu açıp anama bacıma sövdürtüyorlar. Üç kuruş için nice canlara kıyan müteahhitleri değil, beni konuşuyorlar.
Söz sizde! Bu defa beni üç beş hayatsız trollün eline ben değil, siz teslim etmeyeceksiniz. Çünkü şahitsiniz! Benim troll ordularım, baronlarım yok. Sizden başka kimsem yok. Şahitsiniz
Son olarak ufak bir ekleme! “Devlet aciz kalsın diye uğraştın” diyenler. Bölgede çektiğim videoların hiçbirini yayınlamadım. Zaten zor durumdayız, bir de millet bundan siyaset devşirmesin dedim, acıyı kendime sakladım. İnanın amacım bu olsaydı bunu kolayca o dakika yapardım! Kimse de tek kelime edemezdi. Beni kendinizle karıştırmayın. Ben insan hayatını siyasetin üzerinde tutanlardanım.