ABD'deki tüm milli parkların toplamından daha geniş bir yüzölçümüne sahip olan ancak deniz tabanının yalnızca yüzde 3'ü keşfedilebilen bu bölge, okyanusun yaklaşık 3.000 metre derinliğinde gizemli bir manzaraya ev sahipliği yapıyor.
Okyanus tabanında, insan eliyle döşenmiş gibi duran düzgün çatlaklı kayaları gören ekip üyelerinden biri telsizden, "Bu, Atlantis'e giden yol!" diye seslenirken, bir diğeri "Sarı tuğla yol mu?" diye soruyor. Görüntülerde araştırmacıların bu yapıyı "tuhaf" ve "akıl almaz" olarak nitelendirdiği duyuluyor.
Görünümüyle kurumuş bir göl yatağını andıran bu zemin, okyanusun binlerce metre altında olmasına rağmen şaşırtıcı derecede düzenli bir yapı sergiliyor.
Her ne kadar bir masal diyarını veya kayıp kıta Atlantis'i çağrıştırsa da, bu "sarı tuğla yolun" arkasında tamamen doğal süreçler yatıyor. Bilim insanları bu oluşumu, yüksek enerjili volkanik patlamalar sırasında meydana gelen "hiyaloklastik kayaçların kırık akıntısı" olarak tanımlıyor.
Video açıklamasında yer alan bilgilere göre; tuğlaları andıran o eşsiz 90 derecelik çatlaklar, volkanik patlamalar sırasındaki aşırı ısınma ve soğuma döngüleri sonucunda oluştu. Ekip, bu yapıyı "fırınlanmış bir kabuğa" benzetiyor.
GEZEGENİN TARİHİNE IŞIK TUTUYOR
Dünya yüzeyinin büyük bir kısmı derin okyanuslardan oluşsa da 2025 yılı itibarıyla gezegenimizin bu en büyük ekosisteminin tabanı hakkında bildiklerimiz hâlâ çok sınırlı.
Okyanus Keşif Vakfı araştırmacıları, Liliuokalani Sırtı'ndaki bu keşfin önemini şu sözlerle vurguluyor: "Daha önce incelenmemiş bu bölgedeki çalışmalarımız, kadim denizaltı dağlarının yamaçlarındaki yaşamı ve gezegenimizin gizli jeolojisini daha derinlemesine anlamamıza yardımcı oluyor."