CHP lideri Özgür Özel partisinin grup toplantısında konuştu.
Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Kimse Erdoğan'dan masallara inanmasın. Kimse bu yılın geçen yıldan iyi olacağına inanmasın. Durumunun geçmişten iyi olacağına inanmasın. Durumunun geçmişten iyi olması için bu milletin sandığa gitmesi ve AKP iktidarını göndermesi lazım.
Açlık sınırı 30.000 lira. Cumhuriyet Halk Partisi belirlemiyor bunu. Türk-İş belirliyor.
30.000 liranın üzerinde açlık sınırı var ve tarihte ilk kez asgari ücret ilan edildiği gün açlık sınırının altındaydı. 28.000 lira ilan ettiler, ilan edildiği gün altında. Alındığında açlık sınırı biraz daha yükselmiş olacak.
"ERDOĞAN'IN AĞZINI BIÇAK AÇMADI"
AKP işçiye 12 ay boyunca, biliyorsunuz seçimden önce yılda 3-4 kez düzenleriz diyorlardı, seçimden sonra asgari ücrete yıl içinde hiç dokunmadılar, 28.000 lira vermeyi kafaya koydu.
Peki en düşük emekli maaşı? 18.975 lira. 19.000 lira bile değil. 18.975 lira.
Bu rakamı artıracaklarını söylemesini dün bekledi herkes, döndü baktı, Erdoğan'ın ağzını bu konuda bıçak açmadı.
"EMEKLİLER ARTIK EN DAYANILAMAZ SEFALET MAAŞINA MUHTAÇ EDİLDİLER"
Bugün ev kirasının zam oranı yüzde 34, emeklinin zam oranı yüzde 12'dir. Market poşetine yüzde 100 zam yapanlar emekliye yüzde 12 zam yaptılar. Köprü ve otoyollara az yaptık deyip yüzde 25 zam yapanlar emekliye yüzde 12'lik zammı layık gördüler. Ve 18.975 lira ilan edildiği gün açlık sınırının üçte ikisindedir. İlan edildiği gün neredeyse yüzde 62'sinde, yüzde 65'indedir asgari ücretin.
AK Parti iktidarı gelmeden önce bir en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret alıyordu. Yani emekliye hiç ilişmeseler, hiç çelme takmasalar, hiç yakalarına yapışmasalar, 1,5 asgari ücret verseler bugünkü itiraz ettiğimiz yetmeyen asgari ücret üzerinden yine emekliye 42.000 lira para vermeleri gerekir. Ama emekliye 19.000 lira veriyorlar, 18.975. Emekliler tarihlerinin en kötü değil, artık en en en dayanılamaz, katlanılamaz sefalet maaşına muhtaç edildiler.
"ALTIN HESABI ŞAŞMAZ"
Bakın çok basit bir karşılaştırma. Gençlik kollarımız bunu kredi parası için yapmış. Dönün dedim, bir de emekliye bakalım, bir de asgari ücrete bakalım. Ben hep soruyorum meydanlarda "Hangi hesap şaşmaz?" Oradan teyze bağırıyor "Altın hesabı şaşmaz." Altın hesabı yapıyorum, Erdoğan kızıyor. Sen gelmeden önce diyorum "8 çeyrek altın alıyordu emekli, şimdi 1,5 çeyrek altına düştü." Hesap ortada. Altının onsu monsu diyor falan.
Gençlik kolları 2002 yılı, aynı zincirden 2002 yılında bir et dönerin fiyatını çıkarmış. Bir de aynı yerde bugün satılan et dönerin. Öğrencilerin alışveriş yaptığı. KYK bursuna gelince söyleyeceğim oradaki hesabı da. 2002 yılında 257 liralık emekli maaşı 1 TL olan et dönerden 257 tane alıyormuş. 257 tane et döner alıyor. Bugün verdikleri emekli maaşı 38 tane et döner alıyor aynı yerden. AK Parti'den önce 257 et döner, 100 gram et olan içinde döner, bildiğin yarım ekmek döner. 257 taneden 38 taneye düşmüş.
Yani diyor ya "Altın hesabı, altın çok değişti". Ne değişti altın? Et dönerci de altına uyumlanıyor, başka şeyi satan da. Hiçbirisi kendisini, hiçbir esnaf kendisini bu fiyatlarla satış yaparım yapamam diye bakmak zorunda değil, maliyeti var. O maliyetin içinde tüpü var, ısınması var, ödediği maaş var, sigorta var, kira var. Ve hesap ortada: 257'ye 38.
Asgari ücretli de durumda. 184 et döner alan bir asgari ücret şimdi bugünküyle daha ele geçmedi, ele geçince daha da düşebilir, 56 tane et döner alabiliyor. Yani asgari ücretli açısından 3'ten 1'e düşme, emekli açısından ise 8'den 1'e düşme durumuyla karşı karşıyayız.
Öyle bir noktadayız ki, bu maaşlarla yandaşlara geçiş garantisi veren, bunu da bütçeye koyan, tıkır tıkır ödeyen iktidar emekliye ve çalışanlara geçim garantisi vermiyor.
Nasıl emekli oldu bu insanlar? Sen bu insanlara dedin ki "yeter çalıştığın, bugüne kadar sen çalıştın, eller nasırlandı, dirsekler çürüdü, göz nuru aktı. Gören gözler kocaman gözlüklere ulaştı. Artık sen çalışma, sen çalıştın emekliyi baktın. Şimdi sen dinlen, çalışanlar biz sana bakacağız, devlet olarak biz sana bakacağız." dedin. Bunu deyip emekli ettiği kişiye hak ettiğinin kendi geldiği zamanda 8 çeyrek altın alırken 1,5 çeyrek altın alabilecek maaşı layık gören iktidar, işte bu iktidardır. Bu düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzeni yıkacağız. Bu düzeni yıkacağız.
"CHP OLARAK BURADAYIZ, GELİN BU HAFTA BU AYIBI TEMİZLEYELİM"
Bir de emekliden kötüsü de var dedi arkadaşlar, notları hazırlıyoruz. Dedim "daha ne kötüsü olacak?". 65 yaş aylığı, 5.390 liraymış olmuş 6.393 lira. Engelli aylığı, 4.300 liraymış olmuş 5.100 lira. Evde bakım maaşı 11.702 liraymış olmuş 13.878 lira. Türkiye büyük bir sosyal krizin, sosyal patlamanın eşiğindedir. Buradan bütün siyasi partilere, bilhassa Adalet ve Kalkınma Partisi'ne sesleniyorum: Emekliyi bu halde bırakamayız. Kök maaşlara kanun yoluyla artış yapmak şarttır. Seyyanen zam vermek şarttır. Bir emekli maaşının bir asgari ücretin altında olması kabul edilebilir değildir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak buradayız. Gelin bu hafta bu ayıbı temizleyelim.
ERDOĞAN'A TRUMP SORUSU
"Trump Türkiye'ye git derken Erdoğan'a Maduro kabul ederse onu Türkiye'ye yollayayım ona burada bakar mısın diye sordu mu sormadı mı? Sen bunu biliyor muydun? Bilmiyor muydun?
Eğer biliyorsun da olur dediysen nasıl olur dedin? Demedin mi Maduro seçilmiş bir adam, nasıl paketleyin getirin biz burada bakarız diyorsun.
Ne dedin ona? Çorum'da bir yer ayarlarız. Çorum'u iyi biliyor, Çorum'da bir çiftlikte oturturuz mu dedin?
Bilmiyorsan bilmiyorum de. O zaman Trump'a dönüp de sen kim oluyorsun da benim memleketime, benim egemenliğimde olan birisine, kendince başka ülkeden birini alıp getirip yerleştiriyorsun.
Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum sen mi yönetiyorsun diyemedin mi? Diyemeyecek misin?
Aranızda nasıl bir akit var ki? 200 ülke arasında Türkiye geliyor aklına? Ya Maduro'nun Türkiye açısından bir özel önemi var. Bir peynir ticareti falan yalan yapıyordunuz gemicilikle; peynir geliyordu, peynir parasının 3 katı navlun ödeniyordu. Türkiye'de 116 çeşit peynir var.
İskenderun limanında gemiler Venezuela'dan gelen yakalanıyordu, sahibi yok.
Ya Maduro için özel bir yer burası ya da Trump'la aranızda özel bir akit var.
Sayın Erdoğan, mış gibi yaparak; bu işin içinden çıkamazsın."
AYRINTILAR GELİYOR...