Sosyal medyada ve bazı basın organlarında, Türkiye Triatlon Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen yarışların göl çevresinde tahribata yol açtığı öne sürülmüştü. Valilik, bu iddiaları yalanlayarak yarışmanın tüm ilgili kurumlarla koordineli biçimde ve izinli olarak gerçekleştirildiğini belirtti.

Açıklamada, Salda Gölü’nün 2. derece doğal sit alanı ve özel çevre koruma bölgesi olduğu hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:

“Beyaz Adalar bölgesi araç trafiğine kapatılmış; sahil bandına yaya erişimi de sınırlandırılmıştır. Sadece elektrikli araçlara kısmi ulaşım imkânı tanınmaktadır. Böylece çevresel etkilerin en aza indirilmesi hedeflenmiştir.”

Ayrıca bölgede TÜBİTAK, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Valilik iş birliğiyle yürütülen Salda Gölü Bilim, Eğitim ve Doğa Koruma Uygulama Merkezi çalışmaları kapsamında 2026 Mayıs ayında bir bilim kongresi düzenlenmesinin planlandığı da duyuruldu.

Valiliğin açıklamasına göre, yarışmalar Salda Halk Plajı’nda yüzme etabı ile başladı, ardından bisiklet ve koşu etapları ana yol güzergâhında gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca temizlik, sağlık ve güvenlik alanlarında toplam 495 personel görev yaptı.

Açıklamada, “Etkinlik boyunca doğaya zarar verecek herhangi bir faaliyet yürütülmemiştir. Aksine, çevresel hassasiyetler titizlikle korunmuştur” denildi.

Valilik ayrıca, bazı sivil toplum kuruluşları tarafından sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyalarda, etkinlikle ilgisi olmayan kirlilik görüntülerinin paylaşıldığını ve kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini ileri sürdü.

Açıklamanın sonunda, Salda Gölü’nün korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğuna vurgu yapılarak şu ifadeler yer aldı:

“Gereksiz endişe ve spekülasyonlara mahal vermemek adına, yalnızca profesyonel ve uzman personelin gözlemlerine dayanan raporlarla kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi önemlidir. Bilimin ışığında ve aklın rehberliğinde çalışmalar sürecektir.”