İstanbul Modern ve Bosch işbirliğiyle hayata geçirilen “Bir Hayalin İzinde” projesi, bu yıl üçüncü kez düzenleniyor…
Ücretsiz programa, İstanbul’un farklı ilçelerindeki devlet okullarından, öğretmen referansıyla seçilen 9. sınıf ve üzeri 50 lise öğrencisi katılıyor… Akademisyenler, sanatçılar, küratörler, sanat tarihçileri ve müze uzmanlarının katkısıyla düzenlenen seminerler, atölyeler ve branş dersleri; öğrencilerin sanatsal ifade becerilerini güçlendirirken, onlara yaratıcı ve yenilikçi bir bakış açısı kazandırıyor…

DİSİPLİNLER ARASI EĞİTİM
Program, İstanbul Modern Koleksiyonu’nda yer alan kadın sanatçılardan ilham alıyor. Resimden heykele, müzikten video sanatına uzanan disiplinler arası eğitimler sunuyor.
Böylece öğrenciler hem çağdaş sanatı tanıyor hem de kendi ifade biçimlerini geliştirme imkânı buluyor. İstanbul Modern Eğitim Direktörü Neslihan Varol programın gençler üzerindeki etkisini şöyle özetliyor:
‘’Bu eğitim olanağı, öğrencilere çok yönlü ve yaratıcı bir öğrenme fırsatı sunarken çağdaş sanat alanında kendilerini ifade etme becerilerini geliştiriyor. Mezunlarımız, İstanbul Modern’de atölyelerde asistanlık yapmaya devam edebiliyor. Üniversitelerin sanat fakültelerinde eğitimlerine devam eden öğrencilerimizin sayısı da her geçen yıl artıyor. Sanatı meslek olarak seçmeyen öğrencilerimize ise hayatlarında sanata kalıcı bir yer açmalarına katkı sağlıyoruz.”

“Bir Hayalin İzinde” programı, önceki yıllarda elde ettiği başarıyla uluslararası alanda da dikkat çekti. İstanbul Modern, bu projeyle Uluslararası Modern Sanat Müzeleri ve Koleksiyonları Komitesi (CIMAM) tarafından verilen Üstün Müzecilik Uygulamaları Ödülü’ne layık görüldü ve Türkiye’den bu ödülü kazanan ilk müze oldu.
‘Farklı bir deneyim’
Projenin danışmanlığını üstlenen Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün “Bu proje hiçbir projeye benzemiyor. Öğrenciler yalnızca sanat tarihi bilgisi edinmiyor; dünya ve Türkiye bağlamında kadın imgesini, kadın sanatçıların sanat tarihindeki rolünü de öğreniyor. Bu, onların bakışını kökten dönüştüren bir deneyim” diyor.

‘Toplumun niteliğini artırır’
Programın toplumsal etkisine vurgu yapan Prof. Dr. Tuğçe Tuna da şunları söyledi: “Türkiye’de ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek, toplumun niteliği de o kadar artar. Bu proje, tam da bunu hedefleyen çok kıymetli bir çalışma.”

İstanbul Modern, 21. yılında 50 bin çocuk ve gence ücretsiz eğitim vererek sanatla buluşturdu.
Özgüven ve cesaret aşılıyor
Programa katılan öğrenciler de çok mutlu… Hepsi, bu deneyimin yalnızca sanatsal değil, kişisel gelişimlerine de büyük katkı sağladığını dile getiriyor. Çalışmalarla yaratıcılıklarının desteklendiğini, yeni bakış açıları kazandıklarını ve hayallerine bir adım daha yaklaştıklarını belirtiyor. Özgüvenlerinin arttığını, korkularının üzerine gitmeyi öğrendiklerini ve sanata bakışlarının köklü biçimde değiştiğini ifade ediyor.Kimi stresle baş etmeyi dansla öğrenirken, kimi müzikle beyin arasındaki ilişkiyi keşfediyor, kimi ise ilk kez bir sanatçıyla birlikte üretmenin heyecanını yaşıyor.