Suriye'de YPG/SDG terör örgütü, 4 gün sürecek ateşkes döneminde Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara'nın teklifini görüşmek için bir araya geliyor.
Bu esnada ateşkese rağmen aralıklarla devam eden çatışmalar, örgütün karargahı halen gelen ve Suriye ordusu tarafından kuşatılan Haseke etrafında aralıklarla yaşanıyor.
Ancak herkes bir konuda hemfikir, Suriye'de SDG'nin sonu geldi. Suriye'den koparak ülkenin yarısını ele geçiren örgüte son darbeyi ise, ABD vurdu.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın, SDG ile ortaklıklarının "raf ömrünün bittiğini" söylemesi ve Trump'ın da IŞİD'e karşı mütteffiklerinin Şam hükümeti olduğunu açıkça belirtmesi, tüm stratejisini ABD ve İsrail desteğine bağlayan SDG'nin tabutuna son çiviyi çaktı.
SDG silahsız, desteksiz ve gelecek için herhangi bir finansmanı kalmayan bir hale geldi. Şimdi akıllardaki soru: 'Şimdi ne olacak?''
ABD İÇİN SDG DEFTERİ KAPANDI
Tom Barrack, X üzerinden yaptığı paylaşımda "bölgedeki Kürtler için en büyük fırsat, Beşar Esad'ın devrilmesinden sonra ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Barrack, SDG'ye verilen ABD desteğinin Esad yönetimine olan güvensizlik sebebiyle olduğunu belirtti ve Suriye'de güvenilir bir merkezi yönetim varken bu ortaklığın ömrünün bittiğini duyurdu.
Barrack'ın gösterdiği yol haritası ise, 10 Mart anlaşması oldu. Barrack, açıklamasında "(10 Mart) Anlaşma, SDF savaşçılarını ulusal orduya entegre ediyor (bireyler olarak, ki bu en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor), önemli altyapıları (petrol sahaları, barajlar, sınır geçişleri) devrediyor ve IŞİD hapishaneleri ve kamplarının kontrolünü Şam'a devrediyor" diye vurguladı.
Barrack açıklamasının devamında, "Bu, Kürtler için eşsiz bir fırsat yaratmaktadır: yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları (daha önce vatansız olanlar da dahil), Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün anayasal olarak korunması (örneğin, Kürtçe eğitim, Nevruz'un ulusal bayram olarak kutlanması) ve yönetişime katılım gibi, SDF'nin iç savaş kaosu ortamında sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde haklar sunmaktadır" diye yazdı.
ABD Temsilcisi, Suriye'de uzun süreli ayrılığın IŞİD'in yeniden güçlenmesine yol açabileceğini ve Suriye Hükümeti'nin Uluslararası Koalisyon'da yer aldığını vurguladı.
Bu açıklamalar, Trump'ın açıklamasıyla birlikte ele alındığında tek bir noktada netlik kazandı. ABD için SDG defteri kapandı.
PEKİ YA ŞİMDİ?
10 Mart anlaşması ve Şara'nın Kürtlerin Suriye'deki haklarını güvence altını genelge ile birlikte SDG'nin misyonu bölgede anlamsız hale geldi.
Bununla birlikte zaten daha önce imzalanan 10 Mart mutabakatının uygulanmasıyla petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesi ve SDG'nin örgüt bazında silahsızlandırılması, Suriye hükümetinin Haseke de dahil olmak üzere Suriye'nin doğusunda hakimiyeti sağlaması anlamına geliyor.
Diğer yandan birey seviyesinde SDG militanlarının Suriye ordusuna katılacak olması, bölgedeki Kürtlerin halen güvence altında olduğunu destekliyor.
Akıllarda hala bazı sorular var: Bunlardan en önemlisi, Haseke valisinin kim olacağız ve SDG'nin lideri Mazlum Abdi'nin bundan sonraki konumu.
Şara, daha önceki görüşmelerde Mazlum Abdi'ye Şam yönetiminde Savunma Bakanı yardımcılığı önermiş ve Haseke valisini kendisinin seçmesini de önermişti. Görüşmelerin çökmesi bu tekliflerin de çekilmesi anlamına gelebilir. Şam, henüz bir açıklama yapmadı.
Ateşkes süresi boyunca SDG de sessizliğini koruyor. Ateşkesin sonra ermesine 3 gün kala Suriye'de hafif silahların eşlik ettiği bir sessizlik hakim. Kesin olan tek şey, ya silahla ya da diplomasiyle SDG'nin bölgedeki faaliyetlerinin biteceği.