Genel kanı, düzenli bir cinsel hayatın insanı "pamuk gibi" yaptığı yönünde olsa da bilim insanları bu durumun tam tersini öne sürdü. Archives of Sexual Behavior dergisinde yayımlanan çalışma, seksin stres üzerindeki etkisinin "kısa vadeli" ve "şartlı" olduğunu gösterdi.
ETKİSİ ERTESİ GÜNE KALMIYOR
645 kişinin günlük kayıtları incelendiğinde şu tablo ortaya çıktı:
Partnerleriyle cinsel ilişkiye girenler, o gün daha az stres hissettiler.
Hemen ertesi gün bu etkinin kalıcı olmadığı görüldü. Bir sonraki sabah stres seviyeleri eski hâline döndü. Yani seks, uzun vadeli bir çözüm değil, anlık bir mola sağlıyor.
NEDEN YAPTIĞINIZ, YAPMANIZDAN DAHA ÖNEMLİ
Araştırmanın en kritik bulgusu, "Niyet" faktörüydü. Seks her zaman stresi azaltmıyor, bazen artırabiliyor:
Negatif Motivasyon: Eğer kişi çatışmadan kaçmak, suçluluk duygusunu bastırmak veya partnerin baskısı yüzünden ilişkiye giriyorsa, ertesi gün stres seviyesi daha yüksek çıkıyor.
Pozitif Motivasyon: Sadece yakınlık kurma arzusuyla yapılan seks stresi düşürebiliyor; ama bu etki bile istikrarsız.
Seksologlar uyarıyor, seks hayatınızdaki stres kaynaklarıyla (iş, para, sağlık vb.) savaşmanın bir yolu değildir. Yalnızca eylemin kendisi değil; beklentiler, baskı ve bağlam psikolojik rahatlıkta belirleyici rol oynuyor.
Eğer kök nedenler çözülmezse, yatak odası sadece geçici bir sığınak olarak kalıyor.