Son Dakika Haberi... MHP lideri Devlet Bahçeli, yeni yılın ikinci grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi günlerinde Mazhar Müfit Kansu'ya şunları söylemişti:
"Zamanında hiçbir şeyi kaçırmamak ve zamansız hiçbir şeye uzaktan yakından tevessül etmemek başlıca dikkatimizi teşkil etmelidir. Hayatı ve siyasetin olağan veya olağanüstü akışında şayet zamanlama hatasına düşülürse, şayet fikir ve şuur yoksunu adımlar birbirine eklemlenip ilerleyiş kaybederse varılacak yer her zaman meçhulün çukur dibi olacaktır"
Siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekmektedir. Doğru siyaset yanlış zamanda sadece beyhude bir çabadır.
Şu hususu memnuniyetle ifade edebilirim ki MHP'nin duruşu doğrudur.
Günümüzde orta ve büyük ölçekteki savaşların sayısı 185'e tırmanmıştır. Bu tablo insanlık namına uyarıcı ve ürperticidir.
Yaklaşık 5 milyar insan huzursuzluk sarmalındadır.
TRUMP'A SERT SÖZLER
ABD Başkanı Trump'ın geçtiğimiz günlerde basına verdiği demeçte çivisi çıkan dünyanın hal-i pürmelalinden başka bir şey değildir.
Bir gazetecinin küresel yetkilerinizin herhangi bir kısıtı var mı sorusuna verdiği cevap aynen şudur: "Kendi ahlakım, kendi aklım"
Mevcut haliyle uluslararası hukukun aldığı darbeler, devlet altı yapıları yaygınlaştıracak.
ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir.
Şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları zorbaca abluka altına almasıdır.
"ŞİMDİ SIRAYI GRÖNLAND ALMIŞTIR"
Venezuela komplosu sadece bir testtir. Yakın geleceğin stratejik analizleri yapılmıştır.
Şimdi sırayı bir NATO üyesi olan Grönland almıştır. Trump'ın bu sorunu ister nazikçe ister ister sertçe çözeceğiz açıklaması yangına körükle giden bir şuursuzun dayatmasında başka bir şey değildir.
Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme planı nasıl tarif edilecektir.
"BUGÜNÜN HASTA ADAMI ABD'DİR"
Türkiye olarak her ihtimali yüksek bir öngörüyle değerlendirmek artık vatan millet ve bekanın şerefidir.
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'na hasta adam yaftası vurmuşlardır. Bugünün dünyasında asıl hasta adamı Amerika Birleşik Devletleri'dir.
"İRAN'IN SANCI İÇİNDE KIVRANMASI TÜRKİYE İÇİN TEHDİTTİR"
İran'daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. Siyasi gerçekliğe bakarak diyebilirim ki İran'ın huzursuzluğu, İran'ın sancı içinde kıvranması Türkiye ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir.
Komşu ülke İran'ın siyaseti ve toprak bütünlüğü, iç barış ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur.
Gün bir ve beraber olma günüdür.
"MAZLUM ABDİ İSRAİL'İN KUKLASIDIR"
Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerini içine alan çatışmalar her açıdan düşündürücüdür.
SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır.
Halep oradaysa, arşının Şam'da olduğu netleşmiştir.
Trump ayaküstü bunları satmıştır.
PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG ve YPG'nin akıbeti de aynı olmalıdır.
Bizim için geçerli olan İmralı'nın 27 Şubat çağrısı barışa ve kucaklaşmaya davettir.
SDG ve YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir.
Özellikle Mazlum Abdi denen terörist siyonizmin yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır. PKK'nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse bilhassa DEM Parti, Halep'te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını söylemez, söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez.
"DEM PARTİ'NİN SÖZLERİ SORUNLU BİR DİLDİR"
Kürt kardeşlerimizin acısı bizim acımızdır. Masumların arkasına saklanan SDG ve YPG'dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla tahliye etmeyi başarmıştır.
DEM Parti yetkililerinin Türkiye'yi uyarıyoruz diye başlayan söz ve açıklamaları YPG'yi aklama ve arkalama niyetleri çok üzücü ve sorunlu bir dildir.
Terörsüz Türkiye'nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılırken birden bire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır'dan İstanbul'a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır.
"ESKİ HASTALIKLARIN TEKRAR TERKRAR BİR KEZ DAHA NÜKSETMESİ SORUMLULUK AHLAKIYLA ÇATIŞACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
SDG/YPG'nin Ankara'ya davet edilip müzakere edilmesini istemek ya aceleye getirilmiş bir açıklama veya meseleyi kavrayamayan, gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulmasıdır. İsrail'in güdümündeki terör örgütüyle pazarlık nasıl olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti nasıl onay verecektir. Muhatap bellidir, PKK'nın kurucu önderinden başkası asla değildir.
DEM Parti'nin Türkiye Partisi olma yönündeki demokratik ve dengeli mücadelesini görmekle beraber eski hastalıkların tekrar ve zaman zaman bir kez daha nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum.
Fakat bu parti Türkiye'nin partisidir ve bu haliyle Türkiye'ye parmak sallaması asla masum ve makul görülemeyecektir.
Halep'te sükunetin tesisi sevindirici bir gelişmedir.
"MİLLİ VARLIK TEHLİKEYE DÜŞERSE GEREĞİNİ YAPMAY HAZIR OLDUĞUMUZ UNUTULMAMALIDIR"
YPG'nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti Devleti'dir, nihayet 10 Mart mutabakatının zamanı olsa da karşılıklı uzlaşma ve İmralı'nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır.
MHP ve Cumhur İttifakı çatışma için değil kardeşlik için vardır. Ancak Milli varlık tehlikeye düşerse gereğini yapmaya da hazır olduğumuz unutulmamalıdır.
EMEKLİLER MESAJI
Altını kalın bir şekilde çizerek ifade etmeliyim ki, en düşük emekli maaşı alan ve sayıları yaklaşık 5 milyona yaklaşan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız.
Onlar üzülürken biz rahat olamayız. Onları sefalet ücretine değil, en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız."
BAKIRHAN YANIT VERDİ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan partisinin grup toplantısında konuştu.
Bakırhan, Savunma Bakanlığı'nın Halep'e destek açıklamasına ilişkin Bakan Yaşar Güler'i eleştirdi. Bakırhan, "Dünyadan itidal çağrısı yapılırken Savunma Bakanlığı, "Halep'e girmeye, Kürtleri dövmeye varız" dedi. Bunu kabul etmiyoruz. Bu Savunma Bakanı, Türkiye'nin Bakanı'dır. Bizleri, Kürtleri de temsil ediyor. Sadece birkaç dakika empati yapsın sayın Bakan" dedi.
Bakırhan ayrıca MHP lideri Devlet Bahçeli'nin DEM Parti eleştirisine yanıt verdi. "Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam TV kanallarını açıp izlesin, parmak sallayan bazı iktidar yöneticilerini bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil barış için el uzatmaktır. Lütfen bunu anlayın" şeklinde konuştu.
Bakırhan, Suriye'de Şam yönetiminin İsrail ile anlaşmasına ilişkin ise şöyle konuştu: "Paris'te İsrail ile istihbarat anlaşmaları yapıp Halep'te Kürt'ün kafasına bomba yağdırmak anti Kürt mutabakatının en kirli halidir. Hani Kürtler İsrail ile ilişki içindeymiş... Utanın ya Paris'te İsrail ile mutabakat yapan Kürtler midir? Yalancı algıcılar... Bunların tek derdi Kürt düşmanlığı, Allah başınıza Kürt kadar taş düşürsün."
Bakırhan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"2026 yılının ilk yılları yeni dönemin habercisi oldu. Kimse başını yastığa güvenli koyamıyor. Dünyada artık kural değil pazarlık işliyor. Egemenlik bir tapu senedi değil her an ilhak edilen bir olguya dönüşmüş durumda. Hukuk iktidarların elinde bir sopaya dönüşmüş durumda.
İçeride toplumsal barışı büyütmek, dışarıda ise halkların dayanışmasını büyütmek gerekir. Kişiselleşmiş rejimleri konuştuğumuz bir zamanda İran'daki gelişmeleri de takip ediyoruz. Sokak, çarşı pazar ayakta. Esnaf, işçi, kadınlar, gençler artık yeter diyor. Özellikle Kürt kentlerinde yoğunlaşan şiddet, rejimin karakterini ortaya koyuyor. Yüksek enflasyonun, işsizliğin altında ezilen halklar barışçıl şekilde itiraz ediyor. Bu itiraz halkların en temel ve meşru hakkıdır. Hiçbir iktidar kendi yurttaşlarının iradesine rağmen asla kalıcı olamaz.
Bizim DEM Parti olarak safımız nettir. Halkların ve ezilenlerin yanında olacağız. Baskının, şiddetin değil demokrasinin, özgürlüklerin yanında olacağız.
"BİZE SESSİZ KALIN DİYORLAR..."
Bütün insanım diyen Kürt'ün, Türk'ün vicdanının meselesi olduğu için biraz Halep gündemi üzerinde durmak istiyorum. Son 10 gündür gözümüz Halep'teydi. Dünya Venezuela'daki haydutları konuşurken yanı başımızda Halep'te sessiz bir soykırım provası yapıldı ve hala yapılmaya devam ediyor.
Şam rejimi ve Türkiye'nin güdümündeki çeteler, IŞİD'in yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere harekete geçtiler. Şeyh Maksut ve Eşrefiye'nin 100 yıllık sakinlerine terörist diyorlar. Bunu diyenler algı oluşturuyor. O yüzden biz canlı yayınlarda IŞİD'in mahallelere akın ettiğini gördük.
Bize sessiz kalın diyorlar, asla sessiz kalmayacağız. Bu zulmü onaylamayacağız. Biz bu zihniyeti tanıyoruz. Buradan karanlık hesapları yapanlara sesleniyoruz. Kürtleri soykırım kıskacında tutarak çürümüş rejimlerinizi ayakta tutamayacaksınız. Biz izin vermeyeceğiz. Suriye'nin sorunu topraklarını savunan Kürtler değil, Suriye'nin sorunu inançlarını koruyan Aleviler, Dürziler hiç değildir. Suriye'nin sorunu selefi, ırkçı yönetim anlayışıdır.
BAKAN GÜLER'E YÜKLENDİ
Dünyadan itidal çağrısı yapılırken Savunma Bakanlığı, "Halep'e girmeye, Kürtleri dövmeye varız" dedi. Bunu kabul etmiyoruz. Bu Savunma Bakanı, Türkiye'nin Bakanı'dır. Bizleri, Kürtleri de temsil ediyor. Sadece birkaç dakika empati yapsın sayın Bakan. Biraz vicdan, Kürt ne yapsın. Yetmedi mi, ne istiyorsunuz Kürt'ün Halep'te yaşadığı mahallelerden... Kürt'e parmak sallandığınız gibi parmak sallamanız gereken yerler var ama ona gücünüz yetmiyor. Hangi ülkenin TV kanallarında bu kadar Kürt düşmanı program yapan başka bir ülke var? Mesele Kürt olunca niye celalleniyorsunuz?
"İSRAİL İLE MUTABAKAT YAPAN KÜRTLER MİDİR?"
Şam'ın 50 kilometre ötesinde Golan'da başka ülkelerin bayrakları dayanırken, İsrail Şam'ın göbeğinde Başkanlık binasını bombalarken görünmez olan o egemenliğiniz söz konusu Kürtler olunca bir anda görünüyor oluyor.
Halep'te hastaneler vuruldu, yüzbinler günlerce aç susuz bırakıldı. İsrail'in Gazze'de uyguladıkları Kürtlere karşı uygulandı. Gazze için göz yaşı döküp ertesi gün Halep'i Gazzeleştirmeye çalışanların iki yüzlülüğünü hepimiz görüyoruz. Gazze'ye ağlayıp Halep'e alkış çalan her kimse iflah olmaz bir Kürt düşmanıdır.
Paris'te İsrail ile istihbarat anlaşmaları yapıp Halep'te Kürt'ün kafasına bomba yağdırmak anti Kürt mutabakatının en kirli halidir. Hani Kürtler İsrail ile ilişki içindeymiş... Utanın ya Paris'te İsrail ile mutabakat yapan Kürtler midir? Yalancı algıcılar... Bunların tek derdi Kürt düşmanlığı, Allah başınıza Kürt kadar taş düşürsün.
BAHÇELİ'YE YANIT: 'LÜTFEN BUNU ANLAYIN'
Bu salonda sayın Bahçeli'yi de dinledik. Halep konusunda değerlendirmeleri oldu. Birincisi, siyasette olması gerekenlere değil olanlara bakalım. Halep'teki vahşete bakalım. Buradan bakıldığında 10 Mart Mutabakatı'na uymayan Kürtler değil rejimdir. 1 Nisan anlaşması ile SDG, Halep'te militanlarını çekmedi mi, buna rağmen oraya saldırılıyorsa mutabakata uymayan Şam yönetimidir.
Alevilere, Dürzilere açık katliam yapan bugün yönünü Kürtlere çevirmiştir. Bu somut bir gerçek değil mi, biz buna sessiz kalmayacağız sayın Bahçeli. Size düşen oradaki Kürtlerin hakkını müdafaa etmektir. Türk Kürt kardeşliği diyorsunuz alın size fırsatı.
Bahçeli, Kürtler ve Türkler kader ve kederde birliktedir diyor. Kürtler de soruyor neden kader ve keder kısmı hep bize düşüyor. Hani ortaktık. Halep'teki keder biraz da sizi ilgilendirsin. Rejim sivil Kürtler saldırdığında Savunma Bakanı değil mi desteğe hazırız diyen, hani ortaktık, bir Kürt bu durumda ne hissetsin?
Bahçeli haklı bir şey söyledi. Sayın Öcalan'ın rolünü vurguladı. 40 günü aşkındır Öcalan ile görüşme yok. 1 yıldır çağrı yapıyoruz, ortada koşulları ile ilgili bir şey yok. Diyoruz ki Öcalan'ın özgür iletişim koşullarının sağlanması gerekmiyor mu? DEM parti elbette sürecin sağlığı için önerileri olur ve olacaktır. Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam TV kanallarını açıp izlesin, parmak sallayan bazı iktidar yöneticilerini bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil barış için el uzatmaktır. Lütfen bunu anlayın."