Fatih Tekke maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, güzel bir akşam yaşadıklarını ifade ederek "Oyunun ilk bölümünde iyi bir atak hazırlanışı ile güzel bir gol bulduk. Onun haricinde ilk 45 dakika istediğimiz olmadı." dedi.
Karşılaşmanın ikinci yarısında iyi oyun ortaya koyduklarını belirten Tekke, "Oyunun ikinci yarısında istediğimiz şeylerin çoğu oldu. Oyunun doğru anlarında arka arkaya gelen iki duran top, oyunun kolay geçtiği hissini verdi. İkinci yarı gayet iyiydik, hak ettiğimiz bir galibiyetti. Oyuncularımı tebrik ederim. Şimdi önümüzde kupa maçı var. Çok zor bir kadroya karşı oynayacağız. Kazanmak zorunda olduğumuz bir karşılaşma. Sakatlarımız var, hazır olmayan oyuncularımız var. Böyle devam edeceğiz. Bütün oyuncularımı tebrik ederim." ifadelerini kullandı.
STAT BOŞ KALDI
Trabzonspor’un Fatih Karagümrük karşılaşmasında tribünlerde dikkat çeken bir boşluk yaşandı. 41 bin 461 kapasiteli Papara Park’ta mücadeleyi yalnızca 1.453 taraftar takip etti.
Tekke, taraftarların tribünleri boş bırakmasıyla ilgili soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir haftadır oyuncularıma söyledim, bence çok zor bir karşılaşma oynayacağız dedim. Şunu bilmelerini istiyorum. Fatih, Ahmet, Mehmet’e destek değil, Trabzonspor'un bir yolculuğu var. Devamlı söylediğim şey, bu takım hepimizin istediği mükemmel bir takım değil. Biliyoruz bunu biz. Ama bu takım mükemmel işler yaptı yapıyor. Gençlerle, mevcut kadrosuyla herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor, bunu taraftarımız görüyor. Kızdıkları her şeyde haklı olabilirler. Buna hiçbir şey demiyorum. Ama kızacaklarsa bana kızsınlar diyorum. Bu çocukların desteğe, arkadan itilmeye ihtiyacı var. O arkadan itici güç her zaman biz olamıyoruz, bir kişiyle değil, taraftarımızla oluyor. Özellikle dışarda bunu çok daha fazla, daha iyi hissediyoruz. Ama şehrimizde maalesef olmuyor. Taraftar kar yağmasına mı kızdı, soğuk havaya mı kızdı, bir şeye kızdı, ceza da varmış. Hepsi birer etken ama en önemli tarafı şurası. Hocam şu ilk yarı için mi geleyim, doğru. Ama şunu anlatamıyoruz. Onlar olunca daha güzel, kötü olsun ama bizim kötümüz."