İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik askeri harekatlarının ardından Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar, küresel alüminyum pazarında yıkıcı bir şok dalgası yarattı.

Dünya alüminyumunun ve ham maddelerinin ana geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların durma noktasına gelmesiyle, bölgedeki sanayi devleri art arda "mücbir sebep" (force majeure) ilan etti.

BORSADA FİYAT PATLAMASI

Krizin patlak verdiği ilk haftada, Londra Metal Borsası'nda (LME) üç aylık vadeli alüminyum fiyatları tek bir haftada %9,7 oranında fırladı. Geçtiğimiz hafta ton başına 3.140 dolar olan fiyat, an itibarıyla 3.446 dolara tırmanarak 2022'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

TESİSLER DURDU, 'MÜCBİR SEBEP' İLAN EDİLDİ

Bölgedeki kritik tesislerde operasyonlar kelimenin tam anlamıyla felç olmuş durumda:

Alba (Aluminium Bahrain): Dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Alba, ergitme tesislerinde fiziksel bir hasar olmamasına rağmen, sadece Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş engelleri nedeniyle müşterilerine sevkiyatları durdurduğunu ve mücbir sebep ilan ettiğini açıkladı.

Qatalum (Katar): Katar'ın devlete ait devasa ergitme tesisi, gaz tedariki sağlayan Ras Taffan kompleksine yapılan insansız hava aracı saldırısı sonrası üretimini tamamen durdurdu. 

Tesisin Avrupalı ortağı Norsk Hydro, üretimin durmasının mart sonuna kadar süreceğini ve tam kapasiteye dönüşün 6 ila 12 ay alacağını belirtti.

Analiz şirketi StoneX ve Morgan Stanley verilerine göre, Orta Doğu küresel alüminyum üretiminin %8-9'unu karşılıyor, ancak asıl büyük darbeyi alan taraf Avrupa.

Avrupa, geçen yıl kullandığı birincil ve alaşımlı alüminyumun %21'ini (yaklaşık 1,3 milyon ton) doğrudan Orta Doğu ve Mısır'dan ithal etti.

Tedarik zincirinin kopmasıyla Avrupa'da panik alımları başladı. Avrupalı alıcıların tedariki garanti altına almak için LME fiyatının üzerine ödemek zorunda kaldığı ekstra primler; mart teslimatı için ton başına 378 dolara, nisan teslimatı için ise 428 dolara fırlayarak son 3 buçuk yılın rekorunu kırdı.

Bloomberg'in de altını çizdiği gibi; bu kriz, boksit madenlerinden alümina rafinerilerine ve ergitme tesislerine uzanan küresel tedarik ağının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sadece üretilen mamulün çıkışını değil, aynı zamanda bu tesisleri çalıştıran "boksit ve alümina" gibi kritik ham maddelerin bölgeye girişini de tamamen kilitliyor.