Syracuse Üniversitesi'nde sanat profesörü olan Sam Van Aken tarafından hayata geçirilen "40 Meyveli Ağaç" projesi, bilim ile sanatın sınırlarını zorlayan canlı birer heykel niteliği taşıyor. İlk bakışta sıradan bir bitki gibi görünen bu ağaçlar, bahar aylarında pembenin ve kırmızının onlarca tonuna bürünen çiçekleriyle büyüleyici bir manzara sunarken, yaz sonuna doğru onlarca farklı çekirdekli meyveyi aynı anda dallarında olgunlaştırıyor.
GELENEKSEL AŞILAMA YÖNTEMİYLE GELEN MUCİZE
Ağacın bu imkansız görünen çeşitliliği, "tomurcuk aşılama" veya "yonga aşılama" olarak bilinen kadim ve hassas bir yöntemle mümkün hale geliyor. Van Aken, ana ağaç üç yaşına ulaştıktan sonra, farklı meyve çeşitlerinden aldığı tomurcukları ana dallara yerleştirerek dokuların kaynaşmasını sağlıyor.
nolu kaynaklar ağaçtaki tüm meyvelerin şeftali, erik, kiraz, kayısı ve badem gibi Prunus cinsine ait çekirdekli türlerden oluştuğunu belirtiyor. Bu biyolojik akrabalık, damar sistemlerinin uyum sağlamasına olanak tanırken, elma veya portakal gibi farklı cinslerin aynı ağaçta neden yetişemediğini de açıklıyor.
MEYVE VERMESİ 9 YIL SÜRDÜ
Projenin temelleri 2008 yılında New York'taki kapanmak üzere olan tarihi bir meyve bahçesinin Van Aken tarafından satın alınmasıyla atıldı. Bir ağacın tüm çeşitlerinin istikrarlı şekilde meyve vermesi, yaklaşık 8 ila 9 yıllık titiz bir aşılama, budama ve izleme sürecini gerektiriyor.
Sanatçının temel amacı, ticari değerini kaybettiği için nesli tükenmekte olan yerel ve antik meyve türlerini korumak ve biyoçeşitliliğe dikkat çekmek. Bugün ABD genelindeki müzeler, toplum merkezleri ve özel bahçelerde 16'dan fazla örneği bulunan bu ağaçlar, Temmuz'dan Ekim'e kadar süren geniş bir hasat dönemi sunuyor.
TEK AĞAÇ MEYVE BAHÇESİNE DÖNÜŞTÜ
Heykeltıraşlık eğitimi alan Van Aken, bu yaşayan sistemleri sanatsal bir araç olarak kullanırken, insanların yiyecek ve doğa ile olan ilişkisini yeniden düşünmesini hedefliyor. Tek bir ağaçta bir meyve bahçesini bir araya getiren proje, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda genetik bir arşiv görevi görerek nadir meyve türlerini geleceğe taşıyor.