Antalya’nın Akseki ve İbradı ilçelerinde yoğunlaşan ve bölgeye özgü "Düğmeli Evler" olarak literatüre geçen yapılar, herhangi bir endüstriyel bağlantı elemanı veya harç kullanılmadan inşa edilen mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Tamamen yerel malzeme ve işçilikle şekillenen bu yapılar, dünyada sadece bu bölgede görülebilen özgün bir mühendislik tekniğini temsil ediyor.
KENETLEME SİSTEMİYLE İNŞA EDİLİYOR
Geçmişi 600 yıl öncesine dayanan bu evlerin yapımında sedir ağacından elde edilen keresteler ve bölgedeki kireç taşları kullanılıyor. "Kuru duvar" tekniğiyle örülen taşların arasına, "hatıl" adı verilen ahşap iskeletler yerleştiriliyor. Evlerin iskeleti kurulurken ahşap kirişlerin uç kısımlarının dışarıda bırakılması ve bu uçların birer düğmeyi andırması, yapıların halk arasında "Düğmeli Evler" olarak anılmasını sağlıyor.
DEPREM SARSINTILATRINA KARŞI ESNEK BİR YAPISI VAR
Uzmanlar, tek bir çivi dahi kullanılmadan inşa edilen bu evlerin, harçsız ve esnek yapısı sayesinde deprem sarsıntılarına karşı doğal bir sismik izolatör görevi gördüğünü belirtiyor. Ahşap ve taşın birbirine kilitlenmesiyle oluşan bu statik sistem, sarsıntı anında enerjiyi sönümleyerek yapının yıkılma riskini minimize ediyor. Ayrıca kullanılan kalın taş duvarlar, iç mekanın yazın serin, kışın ise sıcak kalmasını sağlayarak doğal bir yalıtım katmanı oluşturuyor.
KORUMA ALTINA ALINDI
Özellikle Ormana Köyü'nde yoğunlaşan ve sayıları azalan bu yapılar, günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilerek koruma altına alınmış durumda. Bölgenin kentsel sit alanı ilan edilmesiyle birlikte aslına uygun restorasyon çalışmaları sürdürülürken, yapılar mimarlık öğrencileri, tarihçiler ve yerli-yabancı turistler için önemli bir inceleme merkezi olmayı sürdürüyor.