ABD Başkanı Donald Trump Çin ziyaretinden döndükten sonra gerçeklerle yeniden karşı karşıya kaldı. İran'da başlattığı savaşın tablosu, Trump'ı karşıladı.
Trump'ın üst düzey danışmanları, ateşkesten sonra saldırıları yeniden başlatmak için yeni planlar hazırladı. Trump ise sonraki adımları hakkında henüz net bir karar vermedi.
Ancak ABD Başkanı tehditlerini sürdürmeden de edemedi. ABD Başkanı Fox News'e verdiği bir demeçte "İran'ın acı toleransını küçümsemiş olabilir misiniz?" sorusuna "hiçbir şeyi küçümsemedim. Tüm köprü ve elektrik santrallerini 2 günde yok edebilirim" yorumunu yaptı.
ABD ve İsrail basını ise bu hafta sonu saldırıların devam edebileceği yönünde haberler yayınladı. İsrail ordusu, olası saldırılara katılmak üzere teyakkuza geçti.
'YENİ SALDIRILAR YAKIN'
Pentagon geçen ay ilan edilen ateşkes anlaşmasına rağmen Epik Öfke Operasyonu'nu yeniden başlatmayı planlıyor.
Orta Doğulu yetkililer ABD ve İsrail ordularının önümüzdeki hafta başlayabilecek yeni saldırılar için çok yoğun hazırlıklar yaptığını bildirdi.
Savunma Bakanı Pete Hegseth Kongre'de yaptığı konuşmada saldırıları yeniden başlatmayı planladıklarını vurguladı.
Askeri saldırıların yeniden başlaması durumunda masada İran'ın temel altyapı tesisleri ve füze üsleri bulunuyor.
Diğer bir gizli plan ise Özel Harekat birliklerinin yer altına gizlenmiş nükleer malzemeleri hedef almasını içeriyor.
Mart ayında bölgeye intikal eden yüzlerce özel asker İsfahan nükleer tesisindeki zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek amacıyla operasyona dahil edilebilir.
Ancak bu operasyonun başarıya ulaşması için binlerce destek askerine ihtiyaç duyulacaktır. Bu durum destek güçlerinin İran askerleriyle doğrudan sıcak çatışmaya girme riskini beraberinde getiriyor.
İRAN VE ABD HAZIRLIKLARI TAMAMLADI
Orta Doğu bölgesinde şu an 50 binden fazla Amerikan askeri konuşlanmış durumda bekliyor.
Nitekim Pentagon yönetimi ateşkes dönemini bölgedeki savaş gemilerini ve uçaklarını yeniden silahlandırmak için bir fırsat olarak kullandı.
Bölgede iki uçak gemisi ve düzinelerce savaş uçağı anlık müdahale için hazır bekliyor. Caine katıldığı basın açıklamasında "Emir verildiği takdirde İran'a karşı büyük muharebe operasyonlarına yeniden başlamaya hazır durumdayız. Hiçbir düşman şu anki itidalimizi kararlılık eksikliği olarak görmemelidir" dedi.
Trump ise Çin seyahatine çıkmadan önce "Ya bir anlaşma yapacaklar ya da tamamen yok edilecekler. Yani öyle ya da böyle biz kazanacağız" yorumunu yapmıştı.
İran tarafı ise çatışmaların yeniden başlaması ihtimaline karşı tüm askeri hazırlıklarını tamamladığını dünyaya duyurdu.
Gelen son istihbarat raporları İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki füze sahalarının çoğunu yeniden aktif hale getirdiğini gösteriyor.
Bu durum ABD ordusunun bölgede kesin bir zafer kazanmasını oldukça zorlaştırıyor.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf sosyal medya hesabı üzerinden "Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya hak ettiği yanıtı vermeye hazırdır. Yanlış strateji ve yanlış kararlar her zaman yanlış sonuçlar doğurur. Bütün dünya bunu zaten anladı. Biz tüm seçeneklere hazırlıklıyız ve onlar şaşıracaklar" açıklamasını yaptı.
Olası bir yeni harekat planı akıllara 7 Nisan'daki ateşkes öncesinde savrulan tehditleri getirdi.
Trump o dönemde Hürmüz Boğazı açılmazsa İran medeniyetini tamamen yok etmekle tehdit etmişti.
AMACINA HALA ULAŞAMADI
Diğer ülkeler Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve bir uzlaşı sağlanması için çalışıyor. Ancak Trump Pekin dönüşü Başkanlık uçağında gazetecilere İran'ın son barış teklifinin kabul edilemez olduğunu yineledi.
Trump bu konuda "Teklife baktım. İlk cümlesini beğenmediğim teklifi hemen çöpe atarım" dedi. ABD Başkanı üstüne, İran'ı kast ederek "1 aylık ateşkesten sonra bir temizlik gerekebilir" yorumunu yaptı.
Trump Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile İran konusunu görüştü. Buna rağmen Trump Şi'den İran'a baskı yapmasını istemediğini belirtti.
Çin yönetimi Tahran'ın en önemli stratejik ortağı konumunda bulunuyor ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole büyük oranda bağımlılık duyuyor.
Bu savaş Trump için şimdiden çok ağır bir siyasi yük haline geldi. Üstelik ABD yönetimi savaşın nihai hedefi olarak ilan "nükleer programının durdurulması" amacına ulaşamadı.