Orta Doğu'da devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, ABD medyasına açıklamalarda bulundu.

Trump, İran'a yönelik devam eden ABD-İsrail saldırılarında 48 İranlı liderin öldürüldüğünü öne sürdü. 

Trump, "Kimsenin eski başarısına inanamıyor. 48 lider tek mesafeden uzaklaştı. İşler hızla ilerliyor" dedi.

İran'ın görüşme yapmak istediğini yolunda ABD Başkanı, "İran'daki yeni yönetim bana ulaşmak ve görüşmek istiyorlar; ben de konuşmayı kabul ettim.

Trump, "Bunu daha önce yapmalıydılar, çok uzun süre beklediler" diye konuştu.

YILMAZ ÖZDİL: ABD BURADA BIRAKMAZ

SÖZCÜ Gazete yazarı ve SÖZCÜ TV yorumcusu Yılmaz Özdil gelişmeyi değerlendirdi.

ABD'nin İran'a yönelik stratejisinin, görünenin aksine, altyapının tamamen çökmeye yönelik olduğunu ve bu "hedeften" vazgeçmeyeceğini söyledi.

Özdil'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Trump'ın bu açıklamasını ilk bakışta çok umut verici gibi görünüyor. Ancak bana sorarsanız, İran bugün topluca bayrak beyaz sallayıp “teslim oldukları” diye sokaklara dökülse bile Amerika bu işi bırakmaz. Hem lider kadrosunu hem de ülkenin tüm altyapısını çökertmeden bu harekâtı sonlandıracaklarına patlayacak, gerçekten safça olur.

İran, 1979'dan bu yana yönetiliyor. Kabaca hesabıyla, yılda en az 50 milyar dolar petrol geliri olan bir ülke. Bu kapsama göre Molla rejimi döneminde yaklaşık 3 adet teknolojinin gelir elde edilmiş olması gerekir. Buna göre bugün İran, dünyanın en zayıf ülkelerinden biri hâline gelmiş durumda. Bunun nedeni olarak Amerika Birleşik resimlerinin İran'ı Irak'la savaşa sürüklemesi gibi yöntemlerle, petrol ve doğalgazdan elde edilenlerin buharlaştırılması gösteriliyor.

"İRAN'I TAMAMEN ETKİSİZ HALE GETİRMEDEN BÖLGEDEN ÇEKİLMEYECEKLERİ İDDİA EDİLİYOR"

Şu anda İran'ın elinde kalan imkanlarla oluşturulmuş yapıyı da ortadan kaldırmadan bu harekâtın bitirilmesi mümkün görünmüyor. Amerikan ordusunun üçte birinin, hava kuvvetlerinin yüzde kırkının bölgede konuşulduğu söyleniyor. İran'dan özür diledi diye bu operasyon bırakacaklarını değerlendirmek değil. İran'ı tamamen etkisiz hale getirmeden bölgeden çekilmeyecekleri iddia ediliyor.

Yıllardır adeta bir bombardıman altındayken bir kez daha görülüyordu. Özellikle Amerikan medyasının ve onu tekrarlayan Türk medyasının sıkça dile getirdiği “İran çok güçlü, herkesi vurur” açıklamasına dikkat edin. Oysa Amerikan uçaklarının İran semalarında dolaştığı, füzelerin ve uçakların avantajı ortada. Bu “İran çok güçlü” anlatımının tek başına Amerikan algı merkezleri tarafından dünyaya pompalanan bir söylem olduğu öne sürülüyor.

Benzer bir süreç Irak'ta da Saddam döneminde yaşanmıştı. “Elinde öyle füzeler var ki Paris'i vurur” diye inkar ediyordu. Daha sonra rejim uygulanmadı. İran konusunda da benzer bir tablo çiziliyor: Önce bir “şeytan” yaratılıyor, ardından “bakın ne kadar güçlüyüz” denilerek o şeytanın yok edilişi sergileniyor."