Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği'nin (TÜBİD) 5. Kongresi KKTC’de gerçekleşti. Kadın hastalıkları-doğum ve tüp bebek uzmanı, embriyolog, ürolog, androlog ve diğer ilgili branşlardan 1200’ün üzerinde uzmanın katıldığı kongrede üreme tıbbındaki yeni gelişmeler ele alındı. Yapay zeka, kongrenin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Bu teknolojinin tüp bebek laboratuvarlarında artık birçok aşamada kullanıldığını belirten ve bu süreci ‘yeni bir dönem’ olarak nitelendiren TÜBİD Başkanı ve Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş ‘’Tüp bebek alanında şu anda çok hızlı bir teknolojik dönüşüm yaşanıyor. IVF artık farklı bir noktaya gidiyor, farklı sahalara ilerliyor. Önümüzdeki beş yıl içinde çok daha hızlı bir ilerleme göreceğimizi düşünüyorum’ dedi. Prof. Dr. Tıraş, yapay zekanın tüp bebek tedavisindeki kullanımıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

Prof. Dr. Bülent Tıraş
Spermi olmayan erkeklerin ‘baba olma’ şansı artıyor
Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yüzde 30-50’sinde temel veya eşlik eden problem erkek faktörüyle ilişkili. Sperm sayısı ve kalitesinde düşüş var. Örneğin erkekte azospremi var yani menide hiç sperm yok. Şu anda Micro-TESE yapılıyor. Yine sperm bulamıyorsunuz.
ABD’de Columbia Üniversitesi’nden Prof. Dr. Samuel Williams ile görüştük. Williams ve ekibi tarafından geliştirilen, yapay zeka destekli “Rare Sperm Search” adı verilen ‘nadir sperm bulma’ sisteminde, bir embriyoloğun toplam 23 günde tarayabileceği sahayı (binlerce mikroskop sahasını) yapay zeka 3 saat içinde tarıyor.
Çok az sayıda sperm buluyor. Hiç spermi olmayan erkekte size 3 tane sperm buluyor. Bununla doğan ilk çocuk 6 ay önce yayınlandı.
Bir erkek hastada bulunan tek bir spermden bir kız bebek dünyaya geldi. Bu gelişme sperm bulunması konusunda sorun yaşayan erkekler açısından önem taşıyor.
Doğurganlık hızı giderek düşüyor
İnfertilite (kısırlık) artık çağımızın yaygın sorunlarından biri… Tüm Dünya’da olduğu gibi Türkiye'de doğurganlık hızı giderek azalıyor. Aslında burada yalnızca infertilitenin artmasından değil, çocuk sahibi olma yaşının giderek ileriye gitmesinden de söz etmek gerekiyor.
Türkiye’de ilk evlilik yaşı bugün 27,4’e yükseldi, bazı şehirlerde 29-30 yaşlarına ulaştı. İnsanlar eğitim, kariyer ve sosyal nedenlerle daha geç evleniyor ve çocuk sahibi olmayı daha ileri yaşlara erteliyor. Dolayısıyla günümüzde üreme tıbbına ihtiyaç daha da artıyor. Bu kapsamda önemli bir adım attık ve tüp bebek tedavilerinde yaş kriterleri, SGK koşulları ve devlet desteğinin yeniden değerlendirilmesi için Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yaptık.
Yaş kriterlerinin yeniden değerlen-dirilmesi, SGK desteği için aranan bazı koşulların esnetilmesi ve devlet desteğinin artırılması gündemdeki başlıklar arasında yer alıyor. Yumurta dondurma koşullarının da yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çektik. Çünkü yumurta rezervinin düşmesini beklemeden harekete geçilmesi gerekiyor.
Nihai kararı embriyologlar veriyor
Yapay zeka, bugün için tedavide nihai kararı tek başına vermiyor. O size seçenekleri öneriyor. Şöyle bir sistem var. "Birinci derecede, ikinci derecede, üçüncü derecede seçilecek spermler bunlar" diyor. Sunduğu seçenekler klinik ekip tarafından değerlendiriliyor ve nihai kararı embriyologlar veriyor. Ancak gelecekte yapay zekanın karar süreçlerindeki rolü değişebilir.
Araştırmalar devam ediyor
Bunun dışında embriyoya biyopsi yapmadan içinde bulunduğu sıvıdan genetik bilgi elde etmeye yönelik çalışmalar (Eskiden embriyolardan hücre alarak bunların genetiğini belirlerken, önümüzdeki dönemlerde hücre almadan embriyonun yüzdüğü sıvının incelenmesi ile bu işlemler yapılabilecek), PRP ve eksozom uygulamaları, yumurtalık ve üreme hücrelerinin yaşlanmasına yönelik araştırmalar, kök hücre çalışmaları ve gen düzenleme teknolojileri de üzerinde çalışılan alanlar. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bunların hepsi bugün standart tedavi olarak kullanılan yöntemler değil. Bir kısmı klinikte kullanılmaya başlanmış teknolojilerken bir kısmı halen araştırma veya deneysel aşamada.
Laboratuvarlarda robotlar devrede
Türkiye’de tüp bebek laboratuvarlarında da dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri robotik mikroenjeksiyon.
Robot koluyla mikroenjeksiyon gerçekleştirildi ve bu işlem sonucunda bir bebek dünyaya geldiği bilimsel olarak yayınlandı. Robotların yanı sıra yapay zekâ da tüp bebek laboratuvarlarında giderek daha fazla görev üstleniyor. Tüp bebek laboratuvarınlarda artık yapay zeka, embriyo ve sperm seçiminden, embriyoların gelişiminin izlenmesinden nadir sperm bulunmasına kadar farklı aşamalarda kullanılmaya başlandı. Bu teknolojilerle insan kaynaklı hataların azaltılması, kişiselleştirilmiş tedavi protokollerinin geliştirilmesi ve gebelik oranlarının artırılması hedefleniyor.
En kaliteli spermi seçiyor
Normalde embriyologlar, invert mikroskop dediğimiz çok fazla büyüten mikroskoplara bakıp, spermi çıplak gözle seçerken, artık bu mikroskoplara entegre edilen kamera ve yapay zeka programı, hangi embriyonun ya da spermin kullanılması gerektiğini bize söylüyor. İnsan gözünün yapabileceği hatalar sıfıra indirildiği için bebek sahibi olma şansı çok yükseliyor.
Özetle artık sperm seçiminde sadece embriyolog yer almayacak, en iyi spermi yapay zeka seçecek. Çünkü bu sistemler, görüntüyü bin kat büyüten kameralarla en kaliteli spermi ve en iyi embriyoyu seçiyor. Üstelik yapay zeka, günler süren aramaları saatlere indirebiliyor.
Bizim de bununla ilgili bir çalışmamız var. Genel olarak yapay zekanın seçtiği spermlerle daha iyi embriyolarla yüksek gebelik oranları elde ediyoruz. Sonuçlarını yakında paylaşacağız.
Embriyoları film gibi izliyor
Tüp bebek tedavisinde embriyo seçimi önemli aşamalardan biri… Klasik yöntemde embriyolar belirli zamanlarda mikroskop altında değerlendirilirken, yeni teknolojilerle embriyoların gelişimleri özel sistemlerle takip edilebiliyor.Time-lapse/Embryoscope olarak bilinen sistemlerde embriyonun kızılötesi ışınlarla 20 dakikada bir fotoğrafı çekilip gelişimi adeta bir film gibi izlenebiliyor. Yapay zeka bu görüntüleri analiz ederek hem gelişim sürecini hem de tedavinin sonunda elde edilen embriyonun özelliklerini değerlendiriyor ve en mükemmel embriyoyu seçiyor.