2024 yılının ekim ayında konkordato ilan eden Hitit Seramik, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kasım ayında verdiği karar ile resmen iflas etti.
Şirketin kurucusu İbrahim Hizal'ın 2017 yılındaki ani vefatının ardından mirasçıları arasında başlayan yönetim ve güç mücadelesi, kısa sürede bir zamanlar Avrupa'dan ödül üzerine ödül toplayan Türk sanayi devinin iflas etmesine neden oldu.
Gazeteci Vahap Munyar, Hitit Seramik'i iflasa sürükleyen süreci detaylarıyla köşesine taşıdı. İşte Munyar'ın yazısından öne çıkanlar:

Geçen Cuma günü İbrahim Hızal Holding Yatırım A.Ş. ve Hitit Seramik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ortağı Sevgi Hızal’ın avukatı G. aradı:
- Sevgi Hızal ve kızı, şirketlerin yönetiminde görevli Beril Hızal’la birlikteyiz. Bazı sorunlar yaşıyorlar. Avukatlıklarını biz üstlendik. Arşiv taraması sırasında sizin 28 Şubat 2018 tarihli yazınızı gördüm. Son durumu size anlatmak isteriz.
Yazıma baktım, başlık şöyleydi:
- Ağlama lüksüm yoktu, 8’inci gün Başkan oldum…
Hitit Seramik Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Hızal’ın vefatından (5 Eylül 2017) bir hafta sonra eşi Sevgi Hızal kararını vermişti:
- 25 yıllık eşim İbrahim’in vefatı benim ve kızlarım için büyük yıkım oldu. Acımız büyük. Ancak, ağlamak gibi bir lüksüm yok. Hitit Seramik duraksamadan yoluna devam etmeli.
İbrahim Hızal’ın 7’nci gün duası yapılmış, 8’inci gün Sevgi Hızal, kızları Ülker Hızal ve Beril Hızal’la birlikte şirket merkezine gitmiş, Yönetim Kurulu Başkanlığı için işlemleri yaptırmıştı:
- Şirkette hiç çalışmadım. Ancak, İbrahim’den çok şey öğrendim. Ondan öğrendiklerimle kurulu sistemi çalıştırır, yola devam ederiz.
İngiltere’de Kings College işletme mezunu büyük kızı Ülker Hızal, annesini desteklemişti:
- 8 aydır şirkette çalışıyorum. Babamın şirketimiz için koyduğu vizyonu iyi öğrendim. Dış ticarete bakıyordum. Paris Metrosu için aldığımız siparişler dahil ihracatımız iyi gidiyor.
Ortanca kızı Beril Hızal, İtalya’da tasarım okuyordu:
- Okulum henüz bitmedi ama ürün tasarımı konusunda şirketimize katkı vermeye başlamıştım. Şimdi şirketimize daha fazla zaman ayırırım.
Sevgi Hızal, o günlerde 11 yaşında olan küçük kızı Eylül Nehir Hızal’ı da unutmamıştı:
- Ülker, Beril ve ben yönetime girdik ama hisse paylaşımını 4 kişiye göre yapalım.
2018 yılı Şubat ayının ikinci yarısında o günlerde Hitit Seramik’in danışmanlığını yeni üstlenmiş olan Kerim Sallancı aramış, bizi şirketin merkezinde Sevgi Hızal, Ülker Hızal ve Beril Hızal’la buluşturmuştu.
Sevgi Hızal, şirketin öyküsünü anlatmıştı:
- İbrahim ilk şirketi Hızaltaş Dış Ticaret’i 1980’lerin başlarında kurmuştu. 1989’da Uşak’ta üretime başlayan Hitit Seramik de ürünlerini pazarladığı şirketler arasındaydı. 1991’de Hitit Seramik’in yüzde 51’ini aldı. Şu anda şirketin yüzde 95.5’i ailemizin.
Sonra şu noktanın altını çizmişti:
- Finansal sorunumuz yok. Şirketimiz yükseliş dönemi yaşıyor. Kapasite kullanım oranımız yüzde 100’e yakın.
Ülker Hızal da Hitit Seramik’in bazı verilerini paylaşmıştı:
- Uşak OSB’de 500 bin metrekarelik alanda iç içe 5 tesis var. Ayrıca Bozüyük’te 2015’te devreye giren ebatlama ve parlatma tesisimiz var. 20 milyon metrekarelik kapasiteye sahibiz. 2017 yılı ihracatımız 35 milyon Euro idi.
Sevgi Hızal, Beril Hızal ve yeni avukatları G., son durumu anlatmaya üç temel şirketin adını sıralayarak başladı:
- Hitit Seramik bünyesinde İbrahim Hızal Yatırım Holding ve Beril Seramik Hammaddeleri Üretim Satış ve Ticaret A.Ş. faaliyet gösteriyor.
Sevgi Hızal, 2023 yılı sonrasında Avrupa Birliği’nin (AB) seramik sektörüne dönük anti-damping uygulamaları, yükselen maliyetlerle birlikte ihracatta zorlanma yaşadıklarını bildirdi:
- İhracatımızın yüzde 60’ı AB ülkelerine yönelikti. Bu dalga bizi olumsuz etkiledi. Üretim ve siparişler devam etse de nakit dengesi bozuldu, vadeli yükümlülükler arttı. Şirketi koruyabilmek için 9 Ekim 2024’te konkordato kararı aldık.
Konkordatoyu “ara nefes” ve “geçici süre” olarak gördüklerini vurguladı:
- Uzun yıllardır birlikte iş yaptığımız isimler bize bir yatırımcı önerdi. “B.” İsimli kişi “yatırımcı” kimliği ile sürece dahil oldu. Onun yanında resmi sıfatlardan uzak duran bir de “Y” vardı. Mali güç ondaydı.
Avukat G. araya girdi:
- Sevgi Hızal, Ülker Yazıcı (Hızal), Beril Hızal ve Eylül Nehir Hızal’ın o dönemki avukatları rahmetli İbrahim Hızal’ın yakın dostu R. imiş. Söz konusu yatırımcı kimliği ile sürece dahil edilen kişi de o avukatın önerdiği formül olmuş.
Sevgi Hızal sürdürdü:
- Zamanla “yatırımcı” formülünün şirketimiz ve ailemiz aleyhine kullanıldığını gördük. Avukatımız R. de onlarla birlikte hareket ediyordu. Yani, adım adım şirkette bizi devre dışı bırakmaya doğru yol alıyorlardı.
Yeni avukatları G., şu teknik detaya işaret etti:
- Hisse devir sözleşmeleri yapılmış, fakat bu devirler mahkeme onayına sunulmamış. Oysa konkordato sürecindeki bir şirkette bu onay hukuken zorunludur. Ayrıca, söz konusu hisse devir sözleşmesine tarih de konulmamıştı.
Sevgi Hızal, buna rağmen paylar devrolunmuş gibi hareket edildiğini kaydetti:
- Şirket yönetiminde fiili değişiklikler yaratılmak istendi. Ben, Beril Hızal ve Ülker Yazıcı adına önceden şarta bağlı şekilde düzenlenmiş istifa yazıları bilgi ve irademiz dışında tarihlendirilip tescil süreçlerinde kullanıldı.
Hızal ailesinin yeni avukatı G., şirketin adım adım iflasa doğru sürükletildiğini iddia etti:
- Biz “G” hukuk bürosu olarak iflası durdurmak üzere kolları sıvadık. Hitit Seramik, üretim ve ihracat gücüyle borçlarını ödeyebilecek bir varlık.
Sevgi Hızal, kızları Ülker Yazıcı, Beril Hızal ve Eylül Nehir Hızal, gelinen aşamada şüphe ve tedirginlik yaşıyor…
Hitit Seramik’in iflas kararının ve dosyasının bu nedenle titizlikle incelenmesinde yarar görünüyor…
HİTİT Seramik ve İbrahim Hızal Yatırım Holding ortağı Sevgi Hızal, 2025 yılında şirket içindeki atmosferin kökten değişmiş olduğunu belirtti:
- Yönetim kararları kilitlenmiş, mali tabloya ilişkin bütünlüklü resim ortaya konulamaz hale gelmişti. Muhasebe sistemi değiştirilmişti. Şirketin dijital altyapısı ve elektronik kayıtları ailemizden fiilen uzaklaştırılmıştı.
Şirketin borçlarının artışının sürdüğünü vurguladı:
- Yönetimi üstlenen yeni ekip, ailemizin bilgisi dışında bir şirket kurmuş, bu şirketin tek pay sahibi, tek yetkilisi B. olmuştu. Hitit Seramik’in ihtiyaçları dışında çeşitli makine-motor yağları, otomobil parçası alınıp şirket daha fazla borçlandırılmıştı.
Uşak’taki fabrikanın kapılarının da kendisine ve kızlarına kapatıldığını kaydetti:
- Kendi kurduğumuz düzen içinde yabancılaştırıldık. Karar alma mekanizmalarından sistematik biçimde dışlandık. Yaşadıklarımız ticari anlaşmazlık sınırlarını aştı.
Aynı dönemde çalışanlar arasında bölünme ortamı yaratıldığını, istifalara yol açıldığını iddia etti:
- Üretim yavaşlatıldı, kapasite kullanımı bilinçli şekilde düşürüldü. 6 Mart 2025’te verilen “kesin mühlet” kararı süreci yeni bir aşamaya taşıdı. Yaz aylarında tablo geri dönülmez hale geldi, 18 Temmuz 2025’te Hitit Seramik’in yönetimine kayyım atandı.
Ağustos 2025’te enerji ve hammadde sorunları nedeniyle üretimin tamamen durdurulduğunun altını çizdi:
- Bu aşamada “yatırımcı” görünen B, konkordato planından çekildiğini bildirdi. Konkordato başlangıcına temel oluşturan borçların B tarafından temlik edildiği dikkatimizi çekti. Borçların sorumlusu olan B, en büyük alacaklı konumuna yerleşti. İflas masasında öne çıktı.
Sevgi Hızal, 27 Kasım 2025’te İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Hitit Seramik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Beril Seramik Hammaddeleri Üretim Satış ve Ticaret A.Ş. hakkında iflas kararı verdiğini aktardı:
- Gelinen aşamada fabrikanın fiilen üretim dışı bırakılması ve ticari faaliyetlerin durma noktasına gelmesi nedeniyle ortaya çıkan zarar, her geçen gün katlanarak artıyor. Yaşanan süreç sonunda 1.47 milyar lira zarar oluştuğunu tespit emiş bulunuyoruz.
Sevgi Hızal, zararın her geçen gün büyüdüğüne vurgu yaptı:
- Fabrikanın kapalı kalmaya devam etmesi, üretim yapılamaması, sipariş kayıpları, müşteri portföyünün dağılması, nitelikli iş gücü kaybı ve markanın piyasadaki yerinin aşınması nedeniyle zarar her geçen gün büyüyor.