Pasaportların gücü ve elde edilebilirliği arasındaki uçurum, küresel eşitsizliğin en somut göstergelerinden biri haline geldi. Bazı devletler yatırım veya kısa süreli ikametle vatandaşlık verirken; bazıları kültürel dokusunu korumak, kaynaklarını paylaşmamak ya da siyasi yapısını muhafaza etmek adına süreci labirente çeviriyor. Peki, bir pasaportu dünyanın en nadide belgelerinden biri haline getiren o ülkeler hangileri?

İşte bürokratik engelleri, katı ikamet şartları ve tavizsiz kurallarıyla vatandaşlık almanın adeta "imkansıza" yakın olduğu 15 ülke:

VATANDAŞLIK KAPILARINI SIKI SIKI KAPATAN ÜLKELER

Vatikan: Dünyanın en özel statülü devleti; burada vatandaşlık sadece görev süresiyle sınırlı ve dini hiyerarşiye bağlı.

Kuzey Kore: Dış dünyaya kapalı yapısıyla, bırakın vatandaşlığı, ülkeye girmek bile başlı başına bir mesele.

Butan: "Milli Mutluluk" endeksini korumak adına hem turizmi hem de vatandaşlığı çok sıkı bir denetime tabi tutuyor.

Katar: Muazzam ekonomik imkanlarını korumak için vatandaşlık şartlarını sadece çok özel kriterlere ve uzun yıllara bağlıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (UAE): Altın Vize gibi kolaylıklar sağlasa da, tam vatandaşlık hakkı genellikle sadece yerel soydan gelenlere tanınıyor.

Kuveyt: Yabancıların vatandaşlığa geçişi için on yıllar süren bir bekleme listesi ve katı dini/kültürel şartlar mevcut.

Suudi Arabistan: Soy bağına dayalı vatandaşlık politikasını çok sert uygulayan ülkelerden biri.

Lihtenştayn: Avrupa’nın bu küçük prensliğinde vatandaş olabilmek için yaklaşık 30 yıl o topraklarda yaşamanız gerekebilir.

İsviçre: Doğrudan demokrasiyle yönetilen bu ülkede vatandaşlık kararı sadece devletin değil, yaşadığınız mahalle sakinlerinin bile onayına tabi olabiliyor.

San Marino: Dünyanın en eski cumhuriyetlerinden biri olarak, nüfus yapısını korumak için 30 yılı bulan ikamet şartları talep ediyor.

Monako: Zenginlerin uğrak noktası olsa da, burada vatandaşlık alabilmek için Prens’in doğrudan onayı veya çok uzun süreli yerleşiklik şart.

Japonya: "Tek vatandaşlık" kuralında direten Japonya, entegrasyon ve dil konusunda tavizsiz bir tutum sergiliyor.

Çin: Vatandaşlık yasaları oldukça katı; genellikle sadece soy bağı üzerinden ilerleyen, yabancılar için neredeyse kapalı bir sistem.

Avusturya: Çifte vatandaşlığa karşı duruşu ve uzun süreli kesintisiz ikamet baskısıyla Avrupa’nın en zorlu duraklarından biri.

Finlandiya: Dil yeterliliği ve kusursuz bir adli sicil başta olmak üzere, entegrasyonu en üst seviyede bekleyen bir sisteme sahip.