Avrupa'nın güneyinde yer alan İtalya, çizme şeklindeki sınırlarının içerisinde 2 ülke daha barındırıyor. Bunlar Vatikan ve San Marino. Tamamen İtalya toprakları ile çevrili olmalarına rağmen kendi anayasalarıyla yönetiliyorlar. Uluslararası hukuk literatüründe "enklav devlet" olarak adlandırılan bu yapılar, küresel çapta stratejik birer istisna kabul ediliyor.

DÜNYANIN EN KÜÇÜK EGEMEN GÜCÜ: VATİKAN

İtalya'nın başkenti Roma'nın kalbinde yer alan Vatikan, yüz ölçümü ve nüfus bakımından dünyanın en küçük bağımsız devleti unvanına sahip. Sadece 0,44 kilometrekarelik bir alanı kaplayan bu devlet, Katolik dünyasının en yüksek idari ve ruhani merkezi.

Vatikan, mutlak monarşi ile yönetilen ülkelerden biri. Ve başında Katoliklerin ruhani lideri papa bulunuyor. Vatikan, kendine has pasaportu, resmi plakaları ve yayın kuruluşlarıyla Roma şehrinin ortasında tam teşekküllü bir devlet mekanizması işletmeye devam ediyor.

AVRUPA'NIN EN ESKİ CUMHURİYETİ: SAN MARINO

İtalya'nın kuzeydoğusundaki sarp yamaçlarda ise San Marino yer alıyor. Dünyanın en eski cumhuriyetlerinden biri olarak tarih sahnesindeki yerini koruyan San Marino, kuruluşu MS 301 yılına dayanan bu küçük devlet. Ülke, Emilia-Romagna ve Marche bölgelerinin arasında Adriyatik Denizi’ne komşu bir konumda yükseliyor.

San Marino Orta Çağ'dan bu yana bağımsızlığını koruyan bir ülke. Köklü siyasi geleneğiyle Avrupa'nın en istikrarlı yapılarından olan San Marino, İtalya ile çok sıkı ekonomik ve gümrük bağları var. Bunlara rağmen, kendi bayrağı ve demokratik organlarıyla egemenliklerini sürdürüyorlar.  

COĞRAFİ VE SİYASİ BİR İSTİSNA: ENKLAV DEVLETLER

Vatikan ve San Marino'nun varlığı, modern dünyada İtalya ile geliştirilen karşılıklı saygı ve özel anlaşmalara dayalı bir simbiyotik ilişki olarak tanımlanıyor. Her iki ülke de Birleşmiş Milletler tarafından tanınan, uluslararası arenada oy hakkı bulunan tam egemen devletler olarak faaliyet gösteriyor.

Toprak bütünlüğü tamamen İtalya ile kuşatılmış olan bu ülkelerin ulaşım, lojistik ve güvenlik ihtiyaçları İtalyan hükümetiyle yapılan ikili protokollerle sağlanmakta. Tarihi dokuları ve kültürel zenginlikleriyle her yıl milyonlarca turisti çeken bu mikro devletler, bölgenin en önemli cazibe merkezleri arasında yer alıyor.