Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Özdağ'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
-Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılmasına, soruşturmaların ve yargılamaların yapılmasına elbette karşı değiliz. Bu adalet mekanizmasının görevidir.
-Ancak milletin oylarıyla seçilmiş Belediye Başkanlarını sabah baskınlarıyla evlerinden almak, tutuklama furyaları içerisine sokmak ve uzun tutukluluk süreçlerinin adeta mahkumiyete dönüşmesi düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
-Keza, Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş şekilde parti kongrelerinin iptal edilerek kayyum atama girişimleri de bir başka şekilde baskı kurma çabasıdır. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in bazı Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekillerini istifa ettirerek ara seçim yolu açmak istediğini görüyoruz. Ancak ara seçimin tek başına bir çözüm olmadığı ortada. İstifaların gerçekleşmesi ise iktidar bloğunun arzusuna bağlı.
- Gelinen bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve onun Sayın Genel Başkanı'na bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Zafer Partisi olarak hukuk devleti ve demokrasiye inanan, Atatürk'e ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine gönülden bağlı olan tüm siyasi parti ve oluşumların geniş bir milli ittifak paydasında birlik ve beraberlik içinde bir araya gelmesinin çok önemli, çok etkili ve çok değerli olduğunu görüyor ve düşünüyoruz.
-Sayın Özgür Özel'e ve bütün Atatürkçü, vatansever, Türk milliyetçisi liderlere demokratik bir Kuva-yi Milliye anlayışıyla Atatürk'te birleşme çağrısı yapıyoruz.
-Eli kanlı terörist başını kurucu önder ilan edenlere karşı Türk milletinin ve Cumhuriyetimizin ebedi ve büyük önderi Atatürk'te birleşmeye davet ediyoruz.
-Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimini ‘Terörsüz Türkiye’ laflarıyla DEM, PKK ve BOP'un silahla terörle gerçekleştiremediği ihanetlerini açılım adı altında ve Anayasa değişikliğiyle yapma gayretlerini boşa çıkarmaya, bu şer ittifakına dolaylı ve mahcup bir destek olarak görülen o masaya oturmamaya ve masayı terk etmeye davet ediyoruz. CHP'nin o masada oturuyor olması bütün keyfiliklere, hukuksuzluklara, baskılara ve antidemokratik uygulamalara rağmen iktidara meşruiyet vermekten öte bir anlam ifade etmemektedir.