Altının şu anda 5 bin dolar civarında bir konsolidasyon sürecinde olduğunu ifade eden Yardeni, fiyatları yukarı taşıyan temel dinamiklerin ise henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirtti.
Yardeni Research Başkanı ve Baş Yatırım Stratejisti Ed Yardeni, altın fiyatlarında ilişkin dikkat çeken bir öngörüde bulundu.
Son dönemdeki durgunluğa rağmen, deneyimli stratejist, sarı metalin 2026 yılının sonuna kadar ons başına 6 bin dolara (mevcut fiyatlardan yüzde 20 artış) ve on yılın sonuna kadar 10 bin dolara ulaşma potansiyeline sahip olduğuna inanıyor.
Yardeni, altının son dönemdeki performansının yalnızca enflasyon ya da emtia talebiyle açıklanamayacağını söyledi. Yardeni’ye göre değerli metaldeki yükseliş, jeopolitik dengelerdeki değişim, küresel rezerv stratejileri ve yatırımcıların portföy çeşitlendirme arayışıyla bağlantılı.
Bloomberg’e verdiği röportajda Yardeni, altındaki güçlü yükselişin önemli bir dönüm noktasının, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ABD ve Avrupa’nın yaklaşık 300 milyar dolarlık Rusya Merkez Bankası rezervlerini dondurması olduğunu belirtti. Bu gelişmenin, ülkelerin ve yatırımcıların varlıklarını nerede tutacaklarını yeniden değerlendirmelerine yol açtığını ifade etti.
"ALTIN YATIRIMCILAR ARASINDA CAZİP KONUMDA"
Yardeni’ye göre söz konusu gelişmeler, herhangi bir hükümetin bilançosuna bağlı olmayan varlıklara olan ilgiyi artırdı. Bu durumun da altını yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdiği değerlendiriliyor.
Altının şu anda ons başına yaklaşık 5 bin dolar civarında bir konsolidasyon sürecinde olduğunu söyleyen Yardeni, fiyatları yukarı taşıyan temel dinamiklerin ise henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirtti.
ALTININ UZUN VADELİ PERFORMANSI GÖZ KAMAŞTIRICI
Piyasa verilerine göre spot altın ons başına yaklaşık 5 bin 17 dolar seviyesinde işlem görüyor. Son yıllarda değerli metaldeki yükseliş dikkat çekici boyutları gördü.
Altın fiyatları son 30 günde yüzde 3,87, son 6 ayda yüzde 39,07 ve son bir yılda yüzde 70,77 artış gösterdi. Beş yıllık dönemde yükseliş yüzde 195’i aşarken, 20 yıllık dönemde ise yaklaşık yüzde 980 artış görüldü.
MERKEZ BANKALARIN TALEBİ YÜKSEK
Altın talebinin arkasındaki önemli faktörlerden birinin de merkez bankalarının alımları olduğu ifade ediliyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları 2024 yılında 1.092 ton, 2025 yılında ise 863 ton altın satın aldı. Bu rakamlar, 2010-2021 dönemindeki yıllık ortalama 473 tonluk alımın oldukça üzerinde bulunuyor.
Aynı zamanda jeopolitik risklerin de altın fiyatlarını desteklediği ifade ediliyor. Kuruluşun verilerine göre altın, 2025 yılında 53 kez yeni tarihi zirve seviyesini gördü.
YATIRIMCILAR YENİ YOL ARAYIŞINDA
Yardeni, yatırımcıların geleneksel korunma araçlarının zayıflaması nedeniyle yeni alternatifler aradığını belirtti. Tahvillerin geçmişte hisse senedi dalgalanmalarına karşı önemli bir koruma sağladığını ancak yüksek enflasyon nedeniyle getirilerin yüksek kalmasının bu rolü zayıflattığını ifade etti.
Dijital varlıkların da bazı yatırımcılar tarafından alternatif olarak görülmesine rağmen, özellikle Bitcoin’in son dönemdeki zayıf performansının altınla kıyaslandığında güvenilirlik tartışmalarını gündeme getirdiği belirtildi.
ORTA VADEDE YÖN YUKARI
Son haftalarda altın fiyatlarının daha sınırlı hareket ettiği görülüyor. Şubat ortasından mart ortasına kadar spot altın fiyatı yaklaşık yüzde 0,6 yükseliş gösterdi.
Bu dönemde fiyatlar şubat sonunda 5 bin 230 dolar seviyesine kadar yükselirken, mart başında İran ile ilgili gelişmelerin etkisiyle 5 bin 400 doların üzerine çıktı. Fakat yükselişin kalıcı olmadığı ve fiyatların yeniden geri çekildiği görüldü.
Analistler, kısa vadede teknik göstergelerin daha zayıf bir görünüm sergilediğini, fakat altının 5 bin dolar psikolojik seviyesinin üzerinde kalmasının orta vadeli yükseliş trendinin sürdüğüne işaret ettiğini belirtiyor.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.