Konut aidatlarındaki zamların ardından aidat ücretlerindeki artışlar da tartışma konusu oldu...

Site sakini Niyazkılıç Niyaz, 12 ay içerisinde aralıklarla yapılan zamların son ocak zammı ile birlikte bin 39 liradan 3 bin 300 liraya çıktığını aktardı. 

Hukuksal olarak ise kat maliklerinin duruma itiraz etmeleri mümkün. Avukat Yunus Emre Çakıroğlu, aidatlarda fahiş bir artış yapılmasına karşın kat maliklerinin site toplantılarına katılmasını ve bu toplantılarda alınan kararları takip etmesi gerektiğini belirtti.

"BU AİDATLAR İLE YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİL"

Esenyurt'ta bulunan bir sitede ev sahibi olan Niyazkılıç Niyaz, ocak ayında yapılan son aidat zammının yüzde 220'ye yaklaştığını ifade ederek, şöyle konuştu:

-Benim bu sitede, 3+1 olmak üzere iki dairem var. Bir yıl önce, 3+1'in aidatı bin 39 liraydı.

-Bunlar 12 ay içinde parça parça birkaç kez zam yaparak nihayetinde bu ocaktan itibaren 3 bin 300 lira oldu. Biz hesapladık, neredeyse yüzde 220 zam. Yani böyle aidatlar ile artık yaşamak mümkün değil. Sitede kat maliklerinin çoğu Türk ailelerimiz.

-Asgari ücretle yaşayanlar var. Artık neredeyse kiralar ile eşit dereceye geldi. Bu aidatlar ile yaşamak mümkün değil.

-Kanuna aykırı bir şekilde davranıyorlar. Kanun diyor ki; aidatı artırmak için en azından yılda bir kez, ocak ayında, kat maliklerinin genel kurulu yapmak zorundasın diyor.

-Ama bunlar 'geçici yönetim' adı altında kanuna bakmadan, kat maliklerinin tepkilerine bakmadan, bize danışmadan kendi başlarına hareket ediyorlar. 10 yıl geçti iskan yok.

-İnşaat dönemine ait projeyi aykırı bir şekilde uygulamış. Projede başka bir şey var. Ama inşaattan sonra biz başka bir manzara görüyoruz. Şu an şu parkta havuz var. Projeye göre 2 havuz olması gerekiyor burada 1 havuz var. Böyle ufak ve orta seviyede olan noksanlıklar var.

SİTEDE YAPILAN TOPLANTILARA KAT MALİKLERİNİN KATILMASINI İSTİYORUZ  

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Hukuk Komisyonu Üyesi Av. Yunus Emre Çakıroğlu, fahiş aidat zammı ile ilgili ev sahiplerinin hukuksal süreç başlatabileceklerini belirterek, şöyle konuştu:

-Şimdi asgari ücrete bir zam yapılmış olması doğrudan site aidatlarına da bir zam yapılacağı veya asgari ücrete yüzde 49 zam oldu, site aidatlarında da yüzde 49 zam olacak veya başka bir oranda zam olacak anlamına gelmiyor.

-Site aidatlarına yapılacak olan zamlar, sitedeki giderlerin bir önceki yıl ile bir sonraki yıl arasındaki değişikliği oranında olması gerekir.

-Site yönetimi de bu konuda giderlerin neler olduğu, hangi giderlerin ne miktarda arttığı konusunda bir gider şablonu ortaya koymasını ve buna binaen ancak aidatlara zam yapması mümkün olabilir.

-Aksi durumda böyle bir artış hukuka uygun olmayacaktır. Burada öncelikle vereceğimiz tavsiye şu olacak; biz özellikle bu yapılan toplantılara, sitede yapılan toplantılara kat maliklerinin katılmasını istiyoruz.

-Çünkü oradaki katılım sayısı ne kadar fazla olursa alınacak karara katılan kişi sayısı da o kadar fazla olacak. Dolayısıyla yanlış bir karar alınması, fahiş bir artış yapılmasının önüne geçmek için en temel yapılması gereken husus toplantılara katılmak ve bu toplantılarda alınan kararları takip etmek.

-Bu kararlara katılmaya rağmen alınan kararlarda bir haksızlık varsa, site aidatlarında fahiş bir artış varsa bunula ilgili yine dava süreci yürütmek mümkün. Burada iş yükü ne yazık ki kiracılara değil maliklere düşüyor. Çünkü buradaki söz hakkı maliklerin.

-Biz her ne kadar kira sözleşmelerini aidat yüklerini kiracılara yüklesek de bu konudaki söz hakkı sahipleri kiracılar değil. Dolayısıyla kat maliklerinin bu toplantılara katılması, itiraz ve dava süreçlerini yürütmesi gerekir." dedi. 

"BUNLARI DENETLEMEK KAT MALİKLERİNE KALIYOR"

Fahiş aidat zamlarının nedenleri ile ilgili konuşan Tesis Yönetim ve Tedarikçiler Federasyonu Başkanı İbrahim Bozan, konuyla ilgili herhangi bir denetim unsurunun olmadığını belirterek, şöyle konuştu: 

-Ana sistemlerin dışında fahiş aidat dediğimiz normalin dışına aşan veya piyasa normlarının dışında daha pahalıya yaptırılan olayların da olduğunu duyuyoruz.

-Fakat burada tabi sıkıntı şu; burada henüz lisanslaşma olmadığından, denetim unsuru da olmadığından bunları denetlemek kat maliklerine kalıyor veya bunları değiştirmek.

-Efendim kiralara yaklaştı aidatlar, fahiş aidatlar gibi. Burada da şu söz konusu; son 2 yılda elektrik, su, 3 defa asgari ücrete gelen zamlar var ama kiralar yüzde 25 sınırlı tutuldu. Doğal olarak buna yaklaşmasına neden oluyor. Bunun bir tane nedeni bu.

-Diğer neden de siz eğer 5 bin lira kirası olan bir sitede gelir grubu anlamında saunalar, şelaleler vesaire yaparsanız, tasarımda burayı satmak güzel göstermek için, o zaman oranın aidatı da kiraya yansır.

-Dünya normları yüzde 10-15'i geçmiyor aidatlar kiranın ortalamasında da. Bunun istisnaları var. Çünkü hizmette sınır yok ama Türkiye'de de mantıklı olarak bakarsak da bu oranları kira ile aidat oranının geçmemesi lazım." diye konuştu.

"TESİS YÖNETİM ŞİRKETLERİMİZİN LİSANSLAŞMASINI BAŞARACAĞIZ"

Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Genel Başkanı Suat Sandalcı ise toplu konut ve sitelere hizmet veren tesis yönetim şirketlerinin lisanslaşmasına ilişkin çalışmalar yapıldığını söyleyerek, "Bizler ülke genelinde hizmet veren yöneticilerin tesis yönetim şirketlerimizin lisanslaşmasını başaracağız. Bunun ışığında da ülke genelinde bu hizmeti alan kat malikleri; şeffaf, işi bilen, saha tecrübesi olan, hukuki ve mali tecrübeye hakim, profesyonel tesis yönetim şirketleri ile çalışma şansı ile buluşacaklar. Artık toplu konut yaşam alanlarımız yaşanabilir bir duruma erişecek. İşte bu konuşulan yüksek aidat avansı, iş bilmeyen insanların bilmedikleri bir işletme projesi ile ilgili çalışarak kat maliklerini zora sokması bizlere de derneğimize, federasyonumuza çok ciddi şikayetler gelmektedir." dedi.