Yarım saat süren ABD operasyonundan sonra Venezuela, daha ne olduğunu anlayamadan devlet başkanı Nicolas Maduro'yu ve hava savunma kapasitesini kaybetti.

Bir gecede olup biten saldırılar, ülkedeki insanların ne yapacağını bilememesine sebep oldu. Venezuela medyası, ABD saldırısının hızına yetişemedi.

Ancak Latin Amerika'da güneşin doğmasıyla, iki farklı tepki sokaklarda yankılandı. Kimileri alkışlayarak, tezahuratlar atarak Maduro'nun ABD tarafından yakalanmasını kutladı.

Aynı anda Latin Amerika'nın solcu milisleri 'Kolektifler' (Collectivos) orduyla birlikte sokağa çıktı, asayişi sağlamak için önlemler aldı. ABD saldırısına sonuna kadar dayanacaklarını duyurdu.

Venezuela'da, Maduro yönetiminin temsilcileri ile sürgündeki Maria Corina Machado gibi mualif isimleri destekleyen taraflar, farklı görüşlerini ortaya koydu.

TARAFLAR YERLERİNE OTURUYOR

Bölgeden yayın yapan uzmanlara göre Maduro rejiminin yönetimi şu anda Başkan Yardımcısı Delsi Rodriguez'in elinde. Gelgelelim Rodriguez, şu an resmi ziyaret sebebiyle Rusya'da bulunuyor.

Bu durumda ülkenin fiili liderliği Savunma Bakanı Vladimir Padrino López'e kalıyor. Kaynaklar, eski generalin saldırı esnasında bir sığınağa geçtiğini ve orduyu buradan hazırladığını belirtiyor.

Bu esnada Maduro'nun sağ kolu olarak bilinen Diosdado Cabello, havadan saldırıların ardından yeniden ortaya çıktı. Cabello, ordudan ayrı olan solcu milislerin lideri olarak biliniyor. 

Üzerinde balistik yelek ve kaskla, korumalarıyla birlikte halkın huzuruna çıkan Cabello, “bombalar ve füzelerle istediklerini kısmen başardıklarını” söyledi.

Cabello, takipçilerine umutsuzluğa kapılmamalarını söyledi ve “Bu, Venezuela'ya yönelik bir saldırıdır. Bizler görev başındayız ve buradan halkımıza sakin olmalarını, her türlü duruma hazırlıklı olmalarını ve liderlerimize ve askeri komutanlarımıza güvenmelerini çağrısında bulunuyoruz. Kimse umutsuzluğa kapılmasın ve bize korkakça saldıran işgalci düşmanın işini kolaylaştırmasın" dedi.

Bu iki ismin Maduro'nun yokluğunda çatışmanın olası olduğu, hatta ülkenin bir iç savaşa bile sürüklenebileceği iddia ediliyor. Ancak böyle bir çekişmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz belli değil.