Vücudun en küçük yapıtaşları olan hücreler, büyümek ve sağlıklı kalabilmek için koenzim Q10 (KoQ10) kullanır... 

Bu bileşik, hücrelerin enerji santralleri olarak adlandırılan mitokondrilerin üretim sürecinde görev alır ve aynı zamanda ‘serbest radikal’denilen zararlı kimyasallarla savaşarak hücreleri korur. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Demet Erciyes, vücut tarafından doğal olarak üretilen ancak yaşlanmayla birlikte vücutta azalan koenzim Q10’in faydalarını ve üretimini artırma yollarını şöyle sıraladı:

Koenzim Q10 ne işe yarar?

Koenzim Q10 vücut tarafından üretilebilir; ancak zamanla yaşlanma, bazı kronik hastalıklar ve dış etkenlerle seviyesi azalabilir. Bu önemli bileşik, hücrelerin enerji üretim sürecinde (ATP üretimi) önemli görevler üstlenir. Günlük yaşamda hissettiğimiz fiziksel enerji, kas gücü ve organların sağlıklı çalışması bu mekanizma ile doğrudan ilişkilidir.

Doğal kaynakları

En çok kırmızı et ve somon, ton balığı, sardalya gibi yağlı balıklarda bulunur. Bunların yanı sıra yumurta, tavuk; ıspanak, brokoli, karnabahar, portakal, ceviz, badem, fındık; susam, keten tohumu; peynir ve yoğurtta bulunur. Bu besinleri düzenli tüketerek doğal yoldan koenzim Q10 almak mümkündür. 

Takviye almak gerekir mi?

İleri yaş, kronik hastalıklar veya yoğun fiziksel aktivite nedeniyle bazen doktor önerisiyle takviye almak gerekebilir. Ancak bazı yan etkileri göz ardı edilmemeli, bilinçsizce alınmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda koenzim Q10 kanın pıhtılaşmasını etkileyebileceği için risklidir. Yüksek tansiyon ilaçlarıyla etkileşime girebilir. Düşük tansiyonu olan kişilerin de tansiyonunu daha da düşürebilir. Ayrıca gebelik ve 
emzirme döneminde koenzim Q10 kullanımının güvenli olduğu konusunda çalışmalar yeterli değildir.

Kaynak olarak ekle

Vücut ne zaman ihtiyaç duyar?

- Vücutta, özellikle 30 yaşından sonra koenzim Q10 üretimi azaldığı için bu dönemde dışardan yani besinlerle alınması gerekir. 
- Yoğun fiziksel aktiviteler, sporcuların enerji ihtiyacını dolayısıyla koenzim Q10 gereksinimini artırır.- Kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve damar sertliği gibi kalp-damar hastalığı olan kişilerde de koenzim Q10 eksikliği sıkça görülür. 
- Çeşitli araştırmalar, migreni olan kişilerde düşük CoQ10 seviyelerini bildirmiştir.
- Ayrıca, stres ve enfeksiyonlar bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudun daha fazla antioksidana ihtiyaç duymasına neden olabilir. 
- Kronik yorgunluk da enerji üretimini azaltan koenzim Q10 eksikliğinden kaynaklanabilir.
- Kolesterol düşürücü statin grubu ilaçlar, vücuttaki Koenzim Q10 seviyesini azaltabilir. 

Statin kullananlarda ortaya çıkan kas ağrıları, yorgunluk ve kas hastalıklarının bundan kaynaklandığını 
kabul edenler var. Bu yüzden bazı doktorlar, statin kullanan hastalarına destek olarak koenzim Q10 kullanmalarını tavsiye etmektedir.

SAĞLIĞA 5 ÖNEMLİ FAYDASI

Koenzim Q10’in vücuda olumlu etkileri şöyle sıralanabilir:

1- Cildi korur

Koenzim Q10 hücreleri oksidatif stresten koruyarak cilt elastikiyetini artırır, kırışıklıkları azaltır ve genç bir görünüm sağlar. UV ışınlarının neden olduğu hasarı önlemeye yardımcı olabilir ve güneşin zararlı etkilerini azaltır. Ayrıca mitokondri fonksiyonlarını destekleyerek yaşlanma sürecini yavaşlatır.

2- Kalp sağlığını destekler

Koenzim Q10, kalp kaslarının enerji üretimini destekleyerek kalp sağlığını iyileştirebilir. Kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur ve damar sağlığını koruyarak kalp hastalıkları riskini azaltabilir. Kalp yetmezliği olan bireylerde koenzim Q10 seviyelerinin düşük olduğu gözlemlenmiştir.

3- Sporculara enerji verir

Koenzim egzersiz sırasında mitokondriye enerji desteği sağlar. Kas yorgunluğunu azaltır. Kasların daha verimli çalışmasına katkıda bulunur. Performansı artırır. Sporcuların daha uzun süre egzersiz yapmasına yardımcı olabilir.

4- Bağışıklığı güçlendirir

Bu bileşik, serbest radikallerle savaşarak ve oksidatif stresin neden olduğu bağışıklık zayıflığını önleyerek vücut direncini yükseltir.

5- Diğer temel besinlerin emilimini artırır

Bu bileşiğin, C vitamini ve E vitamininin geri dönüştürülmesine yardımcı olduğu ve bu vitaminlerin etkilerini daha da artırdığı klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.