Yeni araştırmalar, halk arasında “öpücük hastalığı” olarak bilinen enfeksiyöz mononükleoza neden olan Epstein-Barr virüsünün (EBV), hastalığın ortaya çıkışında önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Araştırmacılara göre virüs, vücuda girdikten uzun süre sonra bile gizli kalabiliyor ve hatta beyin hücrelerinde saklanabiliyor.

EBV yetişkinlerin yaklaşık yüzde 95’i tarafından taşınıyor ve MS hastalarının neredeyse tamamında bulunuyor. Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla beynin sinir liflerine saldırdığı gizemli bir otoimmün hastalık olan MS’in, onlarca yıldır virüsün yeniden aktifleşmesiyle bağlantılı olabileceği düşünülüyordu. ABD’de yürütülen yeni bir çalışma ise bu bağlantıyı açıklayabilecek olası bir mekanizma ortaya koydu.

Araştırma ekibi, virüsleri yok edebilen bağışıklık hücreleri olan “katil” T hücrelerinin MS hastalarında daha fazla bulunduğunu tespit etti. Üstelik bu hücrelerin bir kısmının özellikle EBV’ye odaklandığı görüldü. Araştırmacılara göre daha önce yeterince incelenmeyen CD8+ T hücreleri, virüs ile hastalık arasındaki ilişkiyi anlamada yeni bir pencere açıyor.

Bu bulgular, 2022 yılında 10 milyondan fazla kişinin incelendiği ve EBV enfeksiyonu sonrası MS riskinin 32 kat arttığını ortaya koyan geniş kapsamlı bir çalışmayı da destekliyor. Söz konusu araştırmada başka hiçbir virüsle benzer bir bağlantı bulunamamıştı. Sonraki yıllarda yapılan çalışmalar ise bağışıklık sisteminin EBV taşıyan hücreleri vücudun parçası yerine “yabancı” olarak algıladığını öne sürdü.

Bu süreçte B hücreleri antikor üreterek hedef işaretlemesi yapıyor, ardından T hücre klonları devreye girerek bu hücreleri yok etmeye çalışıyor. 2024’te yapılan bir araştırma, MS hastalarının kanında EBV’yi tanıyan T hücrelerinin sayısının ciddi biçimde arttığını gösterdi. T hücrelerinin yaklaşık yüzde 13’ü EBV enfekte hücreleri tanırken, yalnızca yüzde 4’ü grip antijenlerini tanıyordu. Beyin ve omuriliği çevreleyen beyin omurilik sıvısında ise EBV’yi tanıyan T hücreleri incelenen hücrelerin yüzde 47’sini oluşturdu.

Yeni çalışmada araştırmacılar, 13 MS hastasının kan ve beyin omurilik sıvısını, MS olmayan 5 kişiyle karşılaştırdı. Sonuçlar, EBV proteinlerini tanıyan katil T hücrelerinin MS hastalarının merkezi sinir sistemi çevresindeki sıvıda, kandakine kıyasla 100 kata kadar daha fazla olduğunu gösterdi. Bu büyük farkın, merkezi sinir sisteminde virüsün yeniden uyanmasına karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle ilişkili olabileceği düşünülüyor.

Araştırmada ayrıca MS hastalarının çoğunun beyin omurilik sıvısında EBV belirteçleri bulunduğu ve bazı viral genlerin aktif olduğu saptandı. Bu genlerden birinin yalnızca MS hastalarında aktif olması dikkat çekti. Araştırmacılar, EBV’ye müdahale edilebilmesi halinde yalnızca MS değil, başka hastalıkların da tedavisinde önemli ilerlemeler sağlanabileceğini belirtiyor.

EBV’nin yeniden alevlenmesi; lupus, bazı kanser türleri, şizofreni, uzun COVID, kronik yorgunluk sendromu ve demans ile de ilişkilendiriliyor. Bilim insanlarına göre virüsün bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri tam olarak anlaşılabilirse, çok sayıda hastalığın tedavisine yönelik yeni yollar açılabilir. Çalışmanın sonuçları Nature Immunology dergisinde yayımlandı.