Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, semptomları arasında boğaz ağrısı, bademcik iltihabı, zatürre ve menenjit gibi belirtiler bulunup, ortaya çıktığı Japonya'da hızla yayılan ölümcül tehlikeli bakteriyel enfeksiyon salgınına ilişkin uyarılarda bulundu.

Salgına yol açan bakterinin boğaz enfeksiyonlarına sebebiyet verdiğini, hastalığın kalıcı hasarlara neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Özlü, şöyle konuştu:

-Japonya'da son zamanlarda A grubu streptokoklarla ortaya çıkan bir salgından söz ediliyor. Aslında A grubu streptokoklar her yerde var. Bizde de var. Bütün dünyada da var. Zaman zaman boğaz enfeksiyonlarına yol açarlar.

-Tonsilit gibi, farenjit gibi hastalıklara yol açarlar. Ama bazen de bu hastalıklar sırasında kalpte, böbrekte, eklemlerde hasarlar ortaya çıkabilir ve kalıcı sorunlar yaşanabilir.

-Japonya'da bildirilen vakaların daha çok toksik şok sendromu dediğimiz bir ağır tabloya evrildiği görülüyor.

-Bu tabii etkenin kendisiyle ilgili bir değişikliğe ya da hastalığa yakalananların sağlık durumuyla ilgili bir duruma bağlı olabilir.

'KOLAYCA TEŞHİS KONABİLİR'

Söz konusu salgının tedavisinin antibiyotiklerle mümkün olduğunu aktaran Prof. Dr. Özlü, şöyle konuştu:

-Henüz bunu net olarak bilmiyoruz ama bu bir pandemi oluşturacak tehdit değil. Çünkü virüs değil.

-Bu bir bakteri; tedavisi var. Yani penisilin grubu antibiyotiklerle bunu kolaylıkla tedavi edebiliyoruz. Ama böyle boğazda ağrı, ateş, vücutta kırgınlık gibi semptomlarla kendini belli eder.

-Böyle bir durum ortaya çıktığında tabii ki hekime başvurmak gereklidir. Kolayca teşhis konabilir, boğazdan sürüntü şeklinde örnek alınıp A grubu streptokoklar olup olmadığı netleştirilebilir.

-Buna göre de bir haftalık bir tedaviyle bazen tek doz penisilin, enjeksiyonla tedavi edilebilir. Yani panik veya böyle bir endişeye yol açacak durum gözükmüyor.

Hastalığın önemsenmesi gerektiğine dikkati çelen Prof. Dr. Özlü, "Bu tür boğaz enfeksiyonları genelde geçiştiriliyor. Yani 'İşte boğazım ağrıyor, tonsilit oldum, işte bademcik oldum’ denilip önemsenmiyor. Oysa beta hemolitikler, özellikle A grubu ve hemolitikler önemlidir. Bu hastalığın ardından kalıcı kalp kapak sorunları, kalıcı romatizmalar, böbrek hasarları olabilir, toksik şok sendromuna ilerleyebilir. O açıdan böyle durumlarda hekime başvurup tedaviyi almak gerekiyor" dedi.