Nature Geoscience’da yayımlanan araştırmanın yazarları, deniz tabanındaki oksijen tüketim oranlarını ölçmek için derin okyanus tortullarından örnekler topladı. Fakat beklentilerinin aksine, bazı deneylerde oksijen miktarının azalmadığı, aksine arttığı görüldü. Bu durum, bilim insanlarını oksijenin nasıl üretildiğini anlamaya yöneltti.
Araştırma sonuçlarına göre, okyanus tabanında bulunan ve ‘polimetalik nodül’ olarak adlandırılan metal yığınları ve ‘metal tortular’ var olduğunda, ‘karanlık oksijen’ üretimi gerçekleşiyor. Araştırmacılar, nodüllerin metal yoğunluğunun elektrik akımını geçirecek kadar yüksek olduğunu ve bunun su moleküllerini (H₂O) oksijen ve hidrojene ayrıştırmak için yeterli enerjiyi sağladığını düşünüyor.
Araştırmacılar ayrıca bu oksijen üretiminin nodüllerin miktarına ve bileşimine bağlı olarak değişebileceğini belirtti. Bu keşif, okyanus tabanında yapılan maden çıkarma işlemlerinin potansiyel etkilerini anlamak açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.
Nodüller, derin deniz madenciliği için değerli metaller olan lityum, kobalt ve bakırı içeriyor. Bu metaller, cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar ve elektrikli araçlar gibi cihazların bataryalarının üretiminde kullanılıyor. Çalışma, madenciliğin insanlık ve Dünya için net bir fayda sağlaması adına, bu işlemlerin çevresel etkilerinin anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Araştırmanın odaklandığı Clarion-Clipperton bölgesi, Hawaii ve Meksika arasında uzanan geniş bir düzlükte bulunuyor. Bu bölge, milyonlarca ton değerli metali barındırıyor; ancak bilim insanları, bu ölçekte bir madenciliğin okyanus ekosistemlerine zarar verebileceğinden endişe ediyor. Birçok ülke, hassas ekosistemlere zarar verebilecek sediment bulutları oluşturan derin deniz madenciliğine karşı moratoryum çağrısında bulunuyor.
Bu keşif, yalnızca Dünya'daki yaşam değil, aynı zamanda evrende başka yaşam formlarının var olup olamayacağı konusunda da ipuçları veriyor. Fotosentez yapan bakteriler oksijen üretmese, Dünya'da yaşamın evrimi şu an bildiğimiz şekliyle asla gerçekleşmeyebilirdi. Ancak bu nodüller, yeryüzünde oksijen üretiminde farklı bir mekanizmanın var olabileceğini gösteriyor.
‘Karanlık oksijen’ üretimi gibi keşifler, yaşamın kökenleri ve Dünya'nın jeolojik evrimi hakkında pek çok bilinmezi aydınlatma potansiyeline sahip. Bilim insanları, bu nodüllerin nasıl ve ne zaman oluştuğunu daha iyi anladıkça, evrim sürecindeki etkilerini de keşfetmeyi hedefliyor.