Ali Can POLAT
Türkiye uyuşturucu operasyonları, siyasi futbol transferleri, suni tartışmalar, barış sürecindeki bir ileri iki ileri adımlarla oyalanırken, İstanbul’u kıyamete sürükleyecek Kanal İstanbul projesi sessiz adımlarla ilerliyor. SÖZCÜ, son günlerde kimsenin adını anmadığı Kanal İstanbul bölgesindeydi. İktidara yakınlığı ile bilinen Rönesans Holding’in yaptığı otoyol ve köprünün bağlantı yolları yapılırken, bölgede inşaatların da hızla yükseldiği görüldü.
2025 Nisan’da gittiğimizde şantiyelerin kurulmaya başlandığı alanlarda bugün 6 katlı binalar dikildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), inşaatlar ‘kaçak’ statüsünde olduğundan dolayı altyapı vermediği için yapımı tamamlanmış konutlar da boş duruyor. İstanbul’un içme suyu kaynaklarından Sazlıdere Barajı ise artık can çekişmeyi de bıraktı. İBB’nin ‘İçme suyu havzasıdır, yapılaşma yasaktır’ tabelalarının yanı başında kurulmuş dev şantiyelerden akan atıklar barajdaki suyu çamura çevirmiş durumda.

Sazlıbosna başta olmak üzere inşaatların yükseldiği bölgelerin tamamı Türkiye’nin en verimli buğday üretiminin yapıldığı alanken, şimdi burada inşaatlar yükseliyor. 2025’in Nisan’da bölgeye gittiğimizde şantiye alanı için konteynerler kuruluyorken, aradan bir yıl bile geçmeden aynı arazide 6 katlı binalar inşa ediliyor. İnşaatların bu hızı bölgede ‘Herhangi bir iktidar değişikliğine karşı dönülmez yara açma çabası’ olarak yorumlanıyor.
‘KÖY ŞANTİYE OLDU’
Çevredeki köylülerin isyanı büyük. Köy sakinlerinden İbrahim Emirdoğan, “Biz isyan edince insanlar sanıyor ki sadece köyümüz şantiye oldu, huzurumuz kaçtı diye isyan ediyoruz. Bakın burası İstanbul’un içme suyu kaynağı, burası verimli tarım arazileri ile çevrili. O arazilerin hepsi bugün inşaat oldu. Koyunlarımızın otladığı meralar şantiye oldu. İstanbullunun ucuz ve güvenilir gıda kaynağıydı bu bölge, bu kaynak yok ediliyor” dedi.
BURASI UNUTULDU
Köy kahvesinde konuştuğumuz vatandaşlar, “Uyuşturucuydu falan derken halkın gündemini bulandırdılar, buralar unutuldu. Resmen yeni şehir kuruyorlar buraya. Adım adım bu kanalı açacaklar, İstanbul’a bu hançeri saplayacaklar” diye konuştu.
Yıkım dosyası bir üst mahkemeye taşındı
SÖZCÜ, 26 Nisan 2025’te İSKİ’nin bölgedeki şantiyeler için TOKİ’ye yıkım tebligatı gönderdiğini yazmıştı. Bu tebligatın ardından İSKİ yöneticilerine operasyon yapıldı. TOKİ kararı mahkemeye götürdü ve yürütmeyi durdurma kararı aldı. İSKİ’den edinilen bilgilere göre, ilk mahkeme TOKİ’yi haksız buldu ve yıkım yapılabileceğini söyledi. Ancak dosya bir üst mahkemeye taşındı. Dosyanın yargı süreci devam ettiği için İSKİ konuyla ilgili görüş belirtmedi ancak bölgedeki ‘içme suyu sahasıdır’ tabelaları duruyor.

Köprünün bağlantı yolları, hayatı felç etti
Kamuoyunda ‘Kanal İstanbul’un ilk köprüsü’ olarak bilinen Nakkaş Otoyolu viyadüğünün inşaası da olanca hızıyla sürüyor. Rönesans Holding’in inşaatını sürdürdüğü köprü için bağlantı yolları da oluşturulmaya başlandı. Köprünün ayakları üzerine otoyollar dökülürken halatların asılacağı kuleler de eklendi. Köprünün bağlantı yolları için Hadımköy Sanayi Sitesi’nde yollar kapanmış ve köylerin içinde bile trafik oluşmuş durumda. Bölge dev bir şantiye alanı, iş makineleri durmuyor. Şehir plancıları bağlantı yollarının üzerinde yeni imar planları bekliyor.

İnşaatlar ‘valide’nin arsasına doğru ilerliyor
Bölgede Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza’nın satın aldığı 44 dönümlük tarım arazisi de bulunuyor. Araziyi yerinde gördük, cennet bahçelerini andıran yeşilliklerle dolu bu arazi için imar planı değişikliği yapıldı. Bu değişiklikle arazi, turizm ve ticaret alanına dönüştü. Bölgede otel, alışveriş merkezi ve sağlık turizmine yönelik tesisler yapılabilecek. Baklalı Köyü’ndeki konut inşaatları Katar Emiri’nin validesinin arazisine kuş uçuşu 1 kilometre mesafede ve inşaatlar araziye doğru ilerliyor.