SÖZCÜ yazarı ve programcısı Yılmaz Özdil, Meclis'teki yemin krizine ilişkin olarak, "Bekir Bozdağ'ın burada tesadüfen oturduğunu düşünmek için ahmak olmak lazım." yorumunu yaptı.
Kabine değişikliğiyle Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yerine Mustafa Çiftçi'nin atanması gündem oldu.
Özdil, "Adalet Bakanı Yılmaz Tunç hiç olmazsa milletvekiliydi. Bu Adalet Bakanı milletvekili de değildi. Yanlış bilmiyorsam tarihteki atanmış ilk Adalet Bakanı olabilir. Şu an itibariyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum hariç Kabine'de seçilmiş bakan yok. İçişleri, Dışişleri, Çalışma Bakanı... Hepsi atanmış kişiler." diye konuştu.
Özdil, "Tartışmalı bir Adalet Bakanı. Türkiye'nin birinci partisine yönelik hukuki operasyonu yürüten savcı. Toplumun yarısının muhalefet ettiği savcı bakarsınız. Adalet Bakanı yapılması bundan sonraki süreçte toplumdaki kutuplaşmanın ne kadar tırmanacağını daha da açık görebileceğimiz tayin oluyor. Herkes Adalet Bakanı'nı çok konuşuyor ama İçişleri Bakanımız da profil olarak bugüne kadar görev yapmış İçişleri Bakanlarına benzemeyen bir profil. Karşı devrim figürlerini savunan, vatana ihanetten hüküm giymiş birini şehit olarak yorumlayan, daha çok tarikatların veya karşı devrimci tarif ettiğimiz insanların savunduğu fikirleri savunan biri İçişleri Bakanı oldu" dedi.
ERDOĞAN'IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Özdil şu ifadeleri kullandı:
Bir de bana çok ilginç gelen şey: Asrın liderimizin en büyük lafı 'Biz bu cemaziyelevvelini biliriz, bu CEHAPE denilen partinin il başkanları valiydi, bunlar seçilmiş ile atanmış arasındaki farkı anlayamadı, bunlar demokrasiyi bilmiyor' diyordu. Bu İçişleri Bakanı da valiydi, bu İçişleri Bakanı da vali. Valileri seçilmiş belediye başkanlarına yerine kayyum olarak atıyordu, şimdi valileri atayacak İçişleri Bakanı'nı da kendi valilerinden yapıyor.
"TARİHTE İLK OLABİLİR"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç hiç olmazsa milletvekiliydi. Bu Adalet Bakanı milletvekili de değildi. Yanlış bilmiyorsam tarihteki atanmış ilk Adalet Bakanı olabilir. Şu an itibariyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum hariç Kabine'de seçilmiş bakan yok. İçişleri, Dışişleri, Çalışma Bakanı... Hepsi atanmış kişiler. Şu anda fiilen asrın liderimizin tam olarak söylediğinin bir ilerisine geçmiş durumdayız.
"ATANMIŞLARDAN OLUŞAN MEMUR KADROSUYLA YÖNETİLİYORUZ"
CHP'ye yıllarca hakaret eden AKP Genel Başkanı şu anda TBMM ile hükümet arasındaki milli egemenlik bağını fiilen koparmış vaziyette. Tamamı atanmışlardan oluşan memur kadrosuyla yönetiliyoruz. Bu şekilde memur olarak atanması bence tek adam rejimi tarif ettiğimiz meselede son raddeye geldiğimizi gösteriyor.
MECLİS'TEKİ YEMİN KRİZİ
Pervin Buldan'dan bahsederken sanki farklı bir partiden bahsediyormuşuz gibi. Bunlar Saray'ın istediği dışında bir şey yapamaz. Bekir Bozdağ'ın burada tesadüfen oturduğunu düşünmek için ahmak olmak lazım.
Bakanların atandığı belli, yeminlerin olacağı belli, 'Buna bırakacaksın' demişler, bunlar da bırakmış. Saray bunu planlamış. 'Bunu Bekir yönetsin' demişler, Buldan da 'Tamam' demiş. Bunlarla kent uzlaşısı yapan CHP'nin düşünmesi lazım. CHP'nin yeni bakanı protesto edeceğini duymadık mı, AKP bilmiyor mu?
Bekir Bozdağ kim? PKK tanık, TSK sanıkken Bozdağ Adalet Bakanı. 17-25 Aralık kepazeliğinde, 15 Temmuz darbe girişiminde Adalet Bakanı kimdi, Bekir Bozdağ.
SÖZCÜ gazetesine apaçık iftira ile terör örgütü davası açıldı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'dı. Cumhuriyet gazetesine iftiralarla terör örgütü davası açıldı, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'dı. Enis Berberoğlu tutuklandı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'dı. Küçüğün rızası diyen Adalet Bakanı Bozdağ değil miydi?
"BOZDAĞ HAPSE GİRMEM İÇİN DAVA AÇTI"
Bekir Bozdağ benim hapse girmem için dava açtı. Fiilen sanığım şu an. Bu adam varken bu oturumu başkasına yönettirir mi? AKP'nin en marifetli bakanı yeni Adalet Bakanı'na el veriyor. AKP'nin Balyoz, Ergenekon kumpasları sırasında iki tane Adalet Bakanı vardı. Biri Bekir Bozdağ'dı, öbürü Sadullah Ergin'di.
Sadullah Ergin'i şu an bulanan Meclis'e kim soktu? CHP soktu. Balyoz, Ergenekon kumpasının Adalet Bakanı Sadullah Ergin bütün gazetecileri topluyordu, pırıl pırıl Atatürkçü subayları, sendikacıları Silivri'yi tıktıklarından kendisine yakın gazetecilere Silivri'yi tatil köyü gibi gezdiriyordu.
Bu Sadullah Ergin'i Altılı Masa ayağıyla Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 60 ile seçimi kazanacak diyen ahlaksız gazetecilerin desteğiyle CHP milletvekilleri listesine koydular.
"DAHA NE KADAR DAYAK YEMEN GEREKİYOR?"
CHP'li seçmenleri kan kusa kusa milletvekili seçtirdiler. CHP'li vekilleri şu anda Meclis'te dövüyorlar. Bekir Bozdağ CHP'nin kent uzlaşısı yaptığı DEM Parti sayesinde geliyor. CHP'nin aklına başına alması için daha ne olması gerekiyor? Daha ne kadar dayak yemen gerekiyor. Dayak meselesinden belli ki CHP'nin haberi bile yok.
Senin ağzını burnunu kırıyorlar, ondan sonra faşist CHP bize saldırdı diyorlar. Bu çirkin görüntüler Türkiye'ye yakışmıyor. Senin milletvekili listesi yaparken yanına üç dört tane de doberman koyman lazım. Koymazsan seni böyle döverler. Şiddete hepimiz karşıyız ama biz Kuvayı Milliye'nin partisiyiz. Sana el kaldırıyorsa bunun gereğini yapacaksın. Kimse kimseye saldırmasın, el kaldırmasın hele de TBMM'de... Millete saygısızlık.
Devlet kurmuş partisisin yine. Mahmut Tanal millet için kendisini parçalayan insan. Şu olaylı genel kurulda kavga çıkacağı belli buraya girmeyen CHP milletvekilleri var. Salona bile gelmeyenler var. Nerede bunlar, yoklar. Kumpas davasının Adalet Bakanı orada oturuyor diyoruz, diğerini sen Meclis'e soktun. Bu dayak o yüzden CHP'nin düşünmesi gereken şey.
Şiddet filan çok çirkin. Osman Gökçek gibi biriyle muhatap oluyorsun. Milletvekili olsa ne olur olmasa ne olur.
Sonuçsuz eylem zarar veriyor. Başka bir mücadele yöntemi bulmak lazım. İçişleri Bakanı'nı da önümüzdeki günlerde çokça konuşacağız. İsmail Kahraman'ın özel kalemi İsmail Kahraman açık açık Anayasa'da laiklik olmasın diyen bir adam. Özgür Özel'le İsmail Kahramn cankuş.