Türkiye'nin kırılmaz kalemi Yılmaz Özdil, Kırmızı Beyaz'da SÖZCÜ TV Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey'in sorularını yanıtlıyor. 

SÖZCÜ Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, SÖZCÜ TV ekranlarında Türkiye'nin gündemini yorumluyor.

Halep'te yaşanan çatışmaları ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında terör örgütü SDG/YPG'nin yöneticilerinden Mazlum Abdi'ye sert çıkışı ve DEM Parti ile aralarındaki gerginliği yorumlayan Yılmaz Özdil şu ifadeleri kullandı:

"HALEP İLE SDG'NİN NE ALAKASI VAR"

- Sürecin iyi gitmediği görülüyor. Bu konuşmaların tonu artabilir hep beraber göreceğiz. Benim ilgimi çeken Halep. Her şey orada odaklanıyor. CIA'dan MOSSAD'a kadar herkes çekildi ve Halep üzerinden bir durum var. Halep'in bizim isteğimiz dışında şekillenmesi Türkiye için facia olur. Benim için Halep şu, DEM Parti Eş Başkanı öyle bir hava çiziyor ki, Halep SDG toprağı gibi ama öyle değil.

- Ben Halep için bir hazırlık yaptım. Halep'i öğrenmek isteyen altını çizerek dinlesin. Mimar Sinan hepimizin ortak paydası, Sinan'ın ilk eseri Hüsrev Paşa Camisi Halep'te. Mevlana henüz Mevlana olmadan önce ilk eğitimlerini Halep'te aldı. Nazım Hikmet, büyük şair, dedesi ile üç dört yaşında iken Halep'te yaşadı. Sadi Hoşses, efsane bestekarımız Halep doğumlu. Halep dediğin yer zaten bizim toprağımızdı. Erol Büyükburç ülkenin en büyük Rock yıldızı değil midir? Adana doğumludur aslında ve Halep'te okudu. Fransız Koleji'nde okudu Erol Büyükburç. Halep dediğin yer bizim toprağımız kardeşim, hangi SDG'den bahsediyorsun. Pakize Terzi, Cumhuriyet Kadınları listesi yapsak mutlaka yer alır. Türkiye'nin ilk Jinekoloğudur. Boğazı yüzerek geçen ilk kadındır. Osmanlı'nın son sarayda dünyaya gelen Osman Ertuğrul'un eşi Zeynep Hanım'ın da annesidir Pakize Terzi ve Halep doğumludur. Babası Ziraat Bankası'nın Suriye Genel Müdürü idi. Orada Ziraat Bankası vardı çünkü bizim toprağımızdı.

- Rahmetli Deniz Baykal'ın 2016 yılında bahsettiği bir Halep analizi vardır. Halep'in tarihsel dokusu ve konumu Türkiye Cumhuriyet Devleti için hayati önemdedir. DEM Parti Eş Başkanına itiraz eder gibi görünmek istemem de yani ne SDG'si kardeşim.

"MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE'YE HALEP VAPURU İLE GİTTİ"

- Mustafa Kemal 1915'te Çanakkale'ye atandı. Mustafa Kemal'in Gelibolu'ya getiren vapurun ismi Halep mesela. Anafartalar Kahramanı, Çanakkale'ye Halep isimli vapurla gitti. Türkiye'ye kimse bunları anlatmıyor öbürü de SDG diyor. 1918 yılı Mustafa Kemal, Halep'e geldi. Baron Otele yerleşti. Ortadoğu tarihine damgasını vurmuştur. Burada sonrasında Alman İmparatoru, İngiliz Prensesi kaldı. Türkleri sırtından vuran Arapların İngiliz İstihbaratçısı Lawrence, arkeolog kimliği ile bu otelde kaldı hatta parayı ödemeden kaçtı.

- Halep'in Baron ötelinde 217 numaralı odada kaldı. Ne SDG'si kardeşim. Halep'te o tarihlerde ünlü Ermeni kökenli bir fotoğrafçı vardı. Vartan Derunyan, bu fotoğrafı o çekti. Bu fotoğraf Mustafa Kemal burada kaldığı için 2011 yılında Suriye'de iç savaş öncesinde sergileniyordu. Bu fotoğraf nerede şuan? Halep üzerine konuşanlar bu fotoğrafın varlığından haberdar değildir. Ben devlet yetkililerine sesleniyorum. Bu fotoğrafı alın gelin Türkiye'ye.

"DEM PARTİ ANKARA'DAN BAKMIYOR"

- Halep sadece bu da değil. Halep oradaysa arşın burada diye bir deyimimiz var. Aslında o Halebi oradaysadır. Halep kumaşla ünlü bir şehirdi Osmanlı'da. Benim rahmetli Sabri dedem, Karayolları'nda hayatı geçti. Diyarbakır'da yaşardı annem o yüzden Mardin doğumludur. Hep anlatırdı Sabri dedemin tatil döneminin tamamı Halep'te geçerdi. Kumaş Halep'in önemli figürüydü. Şu anda SDG deniyor ne SDG'si ya. Halebi bir uzunluk ölçü birimiydi. Kumaş ölçüsü için kullanılırdı. Aynı dönemde Türkiye Cumhuriyeti metreye geçmeden önce arşın kullanılıyordu. Aslında oradan geliyor o söz. Halep'e bakarken arşınla bakacaksın. Kendi gözünle kendi uzunluk ölçünle kendi ülkenin başkentinden bakacaksın. Ben bu konuşmaları dinlediğimde Devlet Bahçeli hayata Ankara'dan bakarak konuşuyor ancak DEM Parti Eş Başkanı Ankara'dan bakmıyor.

"2009 SENESİNDE 'KARDEŞİM ESAD' DENİYORDU"

- 2009 senesi o zamanlar asrın liderimiz, Esad'a "Kardeşim" diyordu. Halep Üniversitesi'ne gitti. Hatta burada tören öncesinde Davos'ta Peres'i fırçalarken görüntüler yayınlandı. Asrın Liderimiz orada konuşma yaptı. Suriye sınırındaki mayın temizliği için kanun çıkardık. Bizi İsrail'e peşkeş çekmekle suçladılar. Bizim muhalefetimiz bizi tanımıyor ama Suriyeli kardeşlerimizi bizi iyi tanıyor. Biz göreve gelince yapay meseleleri bir tarafa koyduk. Esad kardeşimle dünyaya nam salacak kardeşlik sağladık" dedi. Fahri doktora unvanı verdiler. Üniversite rektörü dedi ki "50 yıllık üniversite tarihimizde kimseye fahri doktora vermedik. Erdoğan ilk oldu kriterlerimize uyan başka kimse yok" dedi.

"HALEP TÜRKİYE'YE DOĞRU ANLATILMIYOR"

- Türkiye üzerinden ne kadar kökten dinci, ruh hastası var, Suriye'ye sokarken Türkiye üzerinden soktular. Millet birbirini kesti. Aynı Halep Üniversitesi Erdoğan'ı Suriye halkına komplo kurmakla, insani olmayan davranışlarda bulunmakla suçlayıp doktora unvanını geri aldı. Bu Beşar Esad yalakası rektör, adı ne biliyor musunuz? Prof. Nizad Akil. Suriye'nin Akil'i. Bu rektör ülkesinden kaçmak zorunda kaldı. Gaziantep Üniversitesi'nde çalıştı. Bu Suriye'nin Akil'i bir de bizim ülkemizdeki Akillere bak, Halep'te neden bunların olduğunu, başımıza çıkan SDG adındaki garnizon devleti, başımıza niye Suriye diye bir bela çıktığını, MHP'nin mecburen niye PKK ile masaya oturmak zorunda kaldığını hepsinin sebebi işte Halep. Bu Türkiye'ye böyle anlatılmıyor.

- Türkiye'ye bugün hala IŞİD'liler polis asker şehit ediyorsa, milyonlarca göçmen varsa bunların hepsi sizin yüzünüzden oldu. Enflasyon bu kadar yüksekse, dolar 43 lira Euro 50 olduysa sadece ekonomik sebeplerle değil bu felaketler sebebiyle oldu. Halep Türkiye'ye doğru anlatılsaydı ülkenin başına bunlar gelmezdi."