DAN5 adı verilen yeniden yapılandırılmış kafatası, modern vücut oranlarına sahip ilk insan akrabalarından biri olan Homo erectus ile birçok ortak özellik taşıyor. Ancak aynı zamanda daha eski bir tür olan Homo habilis ile ilişkilendirilen bazı ilkel yüz özelliklerini de barındırıyor. Bu durum, erken insan atalarından Homo erectus’a geçişin tek çizgili bir süreç olmadığını düşündürüyor.
DAN5 fosili, Etiyopya’nın kuzeyindeki Gona araştırma bölgesinde bulundu ve ilk kez 2020 yılında Science Advances dergisinde yayımlanan bir çalışmada tanıtıldı. Fosillerin 1,5 ila 1,6 milyon yıl öncesine ait olduğu ve kafatasının şekli ile boyutuna bakılarak küçük yapılı bir Homo erectus dişisine ait olduğu düşünülüyordu.
Çalışmanın ortak yazarlarından Arizona’daki Midwestern Üniversitesi’nden paleontolog Karen Baab, yeni yüz rekonstrüksiyonunun önemli bir ayrıntıyı ortaya koyduğunu belirtti. Baab’a göre, DAN5’in beyin hacminin küçük olduğu zaten biliniyordu, ancak yüzünün de aynı döneme ait klasik Afrika Homo erectus örneklerine kıyasla daha ilkel olduğu görüldü. Bu durum, Gona bölgesindeki bu popülasyonun, yaklaşık 300 bin yıl önce Afrika’dan ayrılan ilk grubun anatomik özelliklerini korumuş olabileceğini düşündürüyor.
Araştırmacılar, DAN5’in yüzünü oluşturmak için beş yüz kemiği parçası ve beş dişten oluşan toplam 10 fosilin mikro bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarını kullandı. Baab, bu süreci sonucu önceden bilinmeyen, son derece karmaşık bir üç boyutlu yapboza benzetti. Yine de yüz anatomisinin genel olarak nasıl bir araya geldiğinin bilinmesi, çalışmayı mümkün kıldı.
Ortaya çıkan modelde, beyin kutusunun şekli Homo erectus ile uyumlu bulunurken; büyük azı dişleri ile düz ve dar burun gibi yüz özellikleri daha çok Homo habilis’i andırdı. Benzer bir eski ve yeni özellikler karışımı, daha önce Gürcistan’daki Dmanisi bölgesinde bulunan 1,8 milyon yıllık Homo erectus fosillerinde de görülmüştü.
DAN5’i önemli kılan noktalardan biri, bu özellik karışımının Afrika’da ilk kez bu kadar net şekilde belgelenmiş olması. Üstelik DAN5 fosilleri Dmanisi örneklerinden daha genç. Bu da ilkel ve daha gelişmiş özelliklerin Afrika’da en az 300 bin yıl boyunca birlikte varlığını sürdürmüş olabileceğini gösteriyor ve Homo erectus’un Afrika’da evrimleştiği görüşünü destekleyebilecek bir tablo sunuyor.
Araştırma ekibi, ilerleyen çalışmalarda DAN5’i Avrupa’da bulunan ve 1 milyon yıl öncesine tarihlenen erken insan fosilleriyle karşılaştırmayı planlıyor. Bu fosiller arasında Homo erectus ve 1,2 ila 0,8 milyon yıl önce yaşamış Homo antecessor örnekleri de yer alıyor. Ayrıca, DAN5’in birden fazla Homo türü arasında gerçekleşmiş olası melezleşmenin ürünü olup olmadığı da araştırılacak. Çalışmanın ortak yazarlarından antropolog Michael Rogers’a göre, bu soruların yanıtlanabilmesi için 1 ila 2 milyon yıl arasına tarihlenen çok daha fazla fosile ihtiyaç var.