Güney Afrika'da 1988 yılında Martin Pistorius, basit bir ses kısılmasıyla başlayan sürecin sonunda kendi bedenine hapsolmuş bir insana dönüştü.

ANNESİNİN O SÖZÜNÜ UNUTAMIYOR

Doktorların 'zihinsel olarak bebek seviyesinde' dediği Martin, aslında 14 yaşından itibaren bilincini geri kazanmıştı ancak "Kilitli Kalma Sendromu" (Locked-in Syndrome) nedeniyle ne bir parmağını oynatabiliyor ne de ses çıkarabiliyordu.

On yıl boyunca yaşadığı o korkunç deneyimi Martin şöyle anlatıyor:

"İnsanlar yanımda en mahrem konuşmalarını yapıyor, beni bir eşya gibi görüyorlardı. Bakıcılar bana şiddet uygularken, hatta annem çaresizlikten 'Artık ölmeni istiyorum' diye fısıldarken oradaydım. Her şeyi duydum, her acıyı hissettim ama 'Buradayım' diyemedim."

TEK BİR SORU TÜM DÜĞÜMÜ ÇÖZDÜ

Martin'in 12 yıllık sessizliğini bozan şey ise bir tıbbi cihaz değil, bakıcılarından birinin dikkati oldu. 2001 yılında Virna isimli bir görevli, Martin'in gözlerinde diğerlerinin fark etmediği bir ışık gördü. "Beni duyabiliyor musun?" sorusuna Martin'in gözleriyle verdiği o minik tepki, 12 yıllık zindanın kapılarını araladı.

ŞİMDİ İMKANSIZ DENİLENLERİ BAŞARIYOR

Bugün Martin Pistorius, hayatta kalmanın da ötesine geçerek imkansız denilenleri başardı:

- Özel bir bilgisayar aracılığıyla iletişim kurmayı öğrendi,

- Web tasarımı ve yazılım konularında uzmanlaştı,

- 2009 yılında evlendi ve 2018 yılında bir erkek çocuk babası oldu,

- Yaşadıklarını anlattığı "Ghost Boy" (Hayalet Çocuk) kitabı dünya çapında ses getirdi.