Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

YHT garının kârı Eskişehir’den mi?

22 Kasım 2019

2020 yılı bütçe teklifine ilişkin TBMM'deki görüşmeler, şehir hastaneleri ile çağımızın kapitülasyonu niteliğindeki sözleşmelerinin kamu kaynakları üzerindeki yükünü, bütçelerde yol açacağı enkazın bu kez daha iyi görülmesine yol açtı.

Şehir hastanelerine neden bu çağın kapitülasyonu diyoruz? Çünkü devlet 25 yıl boyunca kendi arazisi üzerinde yaptırdığı bir binaya milyarlar tutan kiralar ödeyecek. Çünkü o devasa binalar yapılırken alınan kredi geri dönüşlerinde sorun çıkarsa Londra'daki tahkim yetkili.

Şehir hastaneleri sözleşmelerinin teknik adı yap-kirala-devret. Bu metinler İngiltere kaynaklı ve büyük adı kamu özel işbirliği (KÖİ) modeline dayanıyor.

ANKARA YHT GARI

KÖİ modelinin ikinci bir türü var ki onu da iyi biliyorsunuz: Yap-işlet-devret (YİD). İstanbul Havalimanı, 3. Boğaz Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, yapımı süren Çanakkale Köprüsü gibi iktidarın medarı iftiharı altyapı projelerinin tamamı birer YİD sözleşmesi.

Bugün daha önce başka vesileyle yazdığım Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT) garıyla ilgili güncel bir konuyu paylaşacağım. Yukarıda saydıklarım gibi bir YİD projesi olan Ankara YHT için de döviz üzerinden yolcu garantisi verildi. Limak-Kolin-Cengiz ortaklığının yaptığı Ankara YHT Garı için gayet sorunsuz  işleyen Cumhuriyet yapısı kamusal eser Ankara Garı faaliyete kapatılmıştı. TCDD ile Limak-Kolin-Cengiz arasında imzalanmış YİD uygulama sözleşmesine göre devlet, yolcu başına 1.5 dolar artı KDV tutarında garanti verdi.

14 YIL BOYUNCA YOLCU GARANTİSİ

Bu tutarı ve yıllar itibarıyla yolcu sayısını kapsayan verilere sözleşme saklanmasına rağmen daha önce ulaşmış ve okurlarla paylaşmıştık. Yine anımsatıyorum. TCDD'nin işletme yıllarına göre 14 yılı kapsayan garantiler şöyle

 1 ve 2. yıl: 2 milyon yolcu

 3 ve 4. yıl: 5 milyon yolcu

 5, 6, 7, 8. yıl: 8 milyon yolcu

 9, 10, 11, 12, 13, 14: 10 milyon yolcu

ESKİŞEHİR YOLCUSU YER BULAMIYOR

Her yıl mayıs ayında Limak-Kolin-Cengiz'e aktarılmak üzere belirlenen garantinin, “Ankara il sınırları dışına ve her yöne olmak üzere” YHT setlerini kullanan Ankara YHT Garı çıkışlı yolcuları kapsayacağını da hatırlatalım
(Yani İstanbul, Eskişehir ve Konya'ya giden yolcuları).

Bütün bu hatırlatmaları yapmamın güncel ve önemli bir nedeni var. Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'in, Sayıştay'ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2018 yılı raporundaki tespitleri esas alarak Eskişehir'de yaşanan çarpıcı bir durumla ilgili açıklaması. Sayıştay'a göre YHT seferlerinde, 2017 ve 2018'de yüzde 18 kâr edilmiş. Sayıştay bu oranın kamu hizmeti yükümlülüğüyle bağdaşmadığını, makul kârın yüzde 10 olduğunu söylüyor. Çakırözer Eskişehir medyasında da gündeme gelen sorunu şöyle aktarıyor:

“Ankara-İstanbul tren hattında Ankara'dan Eskişehir'e gitmek isteyen bir yolcuya ‘bilet yok' deniliyor. Ancak Ankara'dan İstanbul'a gitmek isterse boş koltuklarla karşılaşıyor. Veya Ankara'dan Eskişehir'e gidecek, bilet yok, başka bir yolcu iptal edince biletini alabiliyor, trene biniyor, bir bakıyor, boş koltuklar. Ankara-İstanbul YHT hattında Eskişehirlilere kısa hat ambargosu mu uygulanıyor?”

ACABA NEDEN?

“Sayıştay'ın kamu hizmeti yükümlülüğü ile bağdaşmadığını belirlediği yüzde 18'lik kârda Eskişehirlilere uygulanan ambargonun etkisi var mı?” diye soruyor Çakırözer.

Çünkü sinirlerinizi sağlam tutun: Ankara'dan Eskişehir'e bilet bulamayan yolcu, Eskişehir'e gitmek için İstanbul'a diye bilet aldığında 30 TL fazla ödemek zorunda kalıyor.

Son soru da bizden olsun: Bütün bu yer bulamama, vatandaşı fazla ödemeye mecbur bırakma işlerinin, TCDD ile Limak-Kolin-Cengiz arasında imzalanan YİD sözleşmesiyle bir alakası olabilir mi?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more