Avrupa'nın enerji haritasını değiştirmeye aday dev bir proje, Baltık Denizi'nin sularında şekilleniyor, ancak beraberinde büyük bir siyasi fırtınayı da sürüklüyor. 

Danimarka Radyosu DR'nin haberine göre, Danimarka ve Almanya hükümetleri, Bornholm açıklarında inşa edilecek devasa rüzgar enerjisi santrali için toplamda 139 milyar kronluk (685 milyar 654 milyon 4 yüz 74 bin TL) rekor bir devlet garantisi vermeye hazırlanıyor. 

'EN BÜYÜK ENERJİ YATIRIMI'

"Energiø Bornholm" adı verilen ve Danimarka tarihinin tek kalemdeki en büyük enerji yatırımı olarak nitelendirilen bu proje, tam kapasiteye ulaştığında yaklaşık üç milyon hanenin elektrik ihtiyacını tek başına karşılayacak güce sahip olacak.

Bornholm'un güneybatısında kurulacak olan bu üç gigawatt kapasiteli santral, ürettiği elektriği deniz altı kablolarıyla hem Zelanda'ya hem de kuzey Almanya'ya iletecek şekilde tasarlandı. Ancak masadaki 139 milyar kronluk devasa rakam, "en kötü senaryo" için ayrılmış bir güvenlik ağı niteliği taşıyor. Bu garanti, yalnızca elektrik fiyatlarının uzun süre boyunca aşırı düşük seyretmesi durumunda devreye girecek.

Uzmanlara göre bu strateji, geçmişte fiyat garantisi olmadığı için başarısızlıkla sonuçlanan benzer ihalelerin aksine, bu kez enerji devlerini ve yatırımcıları projeye çekmek için hayati bir önem taşıyor. İklim Bakanı Lars Aagaard'a göre, yüksek bir destek tavanı belirlemek, yatırımcıların risk algısını düşürerek nihai maliyetleri aşağı çekecek zekice bir hamle.

PROJE SİYASETTE DERİN ÇATLAKLAR OLUŞTURDU

Buna rağmen projenin maliyeti Danimarka siyasetinde derin çatlaklar oluşturmuş durumda. Liberal İttifak partisi, üretilecek elektrik miktarına kıyasla maliyetin "şaşırtıcı derecede yüksek" olduğunu savunarak müzakere masasından kalktı ve projeye destek vermeyeceğini açıkladı. Hükümet kanadı ise risklerin abartıldığını savunuyor. Yapılan hesaplamalara göre, maliyetin yüzde 70'ini Almanya'nın üstlenecek olması ve desteğin sadece düşük fiyat dönemlerinde ödenecek olması nedeniyle, Danimarka'nın kasasından çıkması beklenen gerçek rakamın 23 milyar kron civarında kalacağı öngörülüyor.

Tartışmaların gölgesinde ilerleyen proje, Sosyal Demokratlar ve Sosyalist Halk Partisi tarafından bir ulusal güvenlik meselesi olarak görülüyor. 

Destekçilere göre bu santral, sadece karbon emisyonlarını azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda Avrupa'nın Rusya ve ABD'den ithal ettiği gaza olan bağımlılığını azaltarak kıtanın enerji güvenliğini garanti altına alacak. Ancak enerji uzmanları temkinli; projenin vergi mükelleflerine gerçek faturasının ne olacağını, gelecekteki elektrik fiyatları ve sanayinin elektrifikasyon hızı belirleyecek.