ABD nükleer caydırıcılığının kilit taşı olarak kabul edilen ve "Kıyamet Günü" olarak bilinen E-6B Mercury uçakları yeniden konuşulmaya başlandı
Nükleer komuta ve kontrol sisteminin havadaki halkası olan bu stratejik platform, olağanüstü senaryolarda nükleer fırlatma emirlerini doğrudan denizaltılara iletme kabiliyetiyle "Kıyamet Günü Uçağı" olarak nitelendiriliyor.
Herhangi bir saldırı mühimmatı taşımayan ve tamamen ileri düzey iletişim teknolojileriyle donatılan uçak, ABD nükleer üçlüsü arasındaki veri akışının en zorlu koşullarda bile kesintisiz sürmesini teminat altına alıyor.
AYRICA FÜZELERİ DE YÖNLENDİREBİLİYOR
E-6B Mercury, yer tabanlı komuta merkezlerinin devre dışı kalması durumunda kıtalararası balistik füzeler ve stratejik bombardıman uçaklarını yönetebilecek "Looking Glass" hava komuta merkezi işlevini de üstleniyor.
Çok Düşük Frekanslı (VLF) sinyaller aracılığıyla okyanusun derinliklerindeki nükleer denizaltılarla bağlantı kurabilen bu platformlar, Washington veya diğer stratejik tesislere yönelik olası bir saldırı sonrasında bile nükleer misilleme yeteneğini korumayı hedefliyor.