Alman havayolu devi Deutsche Lufthansa AG, Kovid-19 pandemisinin zirve yaptığı dönemde Almanya'dan aldığı 6 milyar euroluk sermaye artırımının yasallığına ilişkin Avrupa Birliği'nin en yüksek mahkemesinde verdiği hukuk mücadelesini kaybetti.
AB, MAHKEME KARARINI DESTEKLEDİ
Avrupa Birliği Adalet Divanı bugün yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu'nun Almanya'nın havayolu şirketine yönelik sermaye enjeksiyonuna verdiği onayı iptal eden alt mahkeme kararını desteklediğini duyurdu.
RAKİPLERİN İTİRAZI HAKLI BULUNDU
Mahkeme kararı, Ryanair Holdings Plc ve Condor’un, söz konusu devlet yardımının rekabeti Lufthansa lehine haksız bir şekilde bozduğu yönündeki iddialarını doğruluyor. Kararın ardından gözler havayolu şirketine çevrilirken, Lufthansa'nın aldığı sübvansiyonları daha önce geri ödemiş olması mahkeme yenilgisinin finansal etkisini sınırlıyor.
Alman hükümeti tarafından 2020 yılında hazırlanan kurtarma paketi Brüksel’den yeşil ışık almıştı. Ancak bu karar, Lufthansa'nın rakiplerinin, yardımın pandemiden zarar gören sektörlere yönelik "geçici devlet yardımı kuralları" kapsamında yanlış bir şekilde onaylandığını iddia ederek dava açmasına neden olmuştu.
KARARIN ZAMANLAMASI REKABET DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK
Yüksek mahkemenin bu hamlesi, İran'daki savaş ortamı nedeniyle kuralların yeniden gevşetilmesinin beklendiği bir döneme denk geldi. Karar, düzenleyicilerin zor durumdaki firmalara yardım etme arzusu ile piyasadaki rekabetin bozulmasını önleme arasındaki hassas dengeyi korumakta ne kadar zorlandıklarını bir kez daha ortaya koydu.
ALT MAHKEMENİN 2023 KARARI HATIRLATILDI
AB Genel Mahkemesi 2023 tarihli kararında, yardımın Lufthansa için çok avantajlı olduğunu ve şirketin Frankfurt ile Münih havalimanlarındaki kalkış-iniş haklarından feragat etmesi yönündeki şartların rakipler için gerçekçi bir rekabet şansı sunmadığını belirtmişti.
Lufthansa, pandemi sürecinde büyük kısmı Almanya'dan olmak üzere İsviçre, Avusturya ve Belçika'nın da katkılarıyla toplamda yaklaşık 9 milyar euro devlet yardımı almış bu süreçte Alman hükümeti şirketin yüzde 20 hissesini elde etmişti.