Portland–Seattle arasında yalnızca yarım saat sürmesi planlanan rutin bir iç hat uçuşu için havalanmaya hazırlanıyordu. Uçakta mürettebat dahil 42 kişi vardı. Ancak bu sıradan uçuş, kısa sürede Amerika'nın hala çözülemeyen en esrarengiz davasına dönüştü.

Uçuş başladıktan kısa süre sonra, Florence Schaffner adlı hostes, arka sıralarda 18E koltuğunda oturan şık giyimli bir yolcudan katlanmış bir not aldı. Başta bunu sıradan bir talep sandı. Ancak adam, sakin bir sesle hostesi uyardı: "O nota bakmanız iyi olur. Çantamda bir bomba var."

Notta, evrak çantasında bomba olduğu ve hostesin yanına oturmasını istediği yazıyordu. Adam iddiasını kanıtlamak için çantayı açtı; içinden dinamite benzeyen düzenek çıktı. Artık bunun bir şaka olmadığı kesindi.

200 BİN DOLAR VE PARAŞÜT

Uçak kaçıran adam taleplerini son derece soğukkanlı bir şekilde iletti: Seattle'a inişten sonra kendisine 200 bin dolar nakit ve dört adet paraşüt verilecekti. Yolcuların olaydan haberi olmayacak, para teslim edilene kadar kimse uçaktan inmeyecekti.

Yetkililer paniğe kapılmadan harekete geçti. Seattle'da uçak piste indikten sonra FBI devreye girdi. San Francisco Federal Rezerv Bankası'ndan seri numaraları tek tek kaydedilmiş 10 bin adet 20 dolarlık banknot hazırlandı. Paraşütler de uçağa getirildi.

"DAN COOPER" SAHNEDEN ÇEKİLDİ

Yolcular serbest bırakıldıktan sonra uçakta yalnızca iki pilot, iki hostes ve korsan kaldı. Adam, biletini alırken kullandığı ismiyle kendini Dan Cooper olarak tanıtmıştı. Koyu renk takım elbisesi, kravatı ve güneş gözlükleriyle son derece sıradan ama bir o kadar da gizemliydi.

Cooper, uçağın tekrar havalanmasını istedi. Rota güneydoğuya çevrildi. Uçak düşük irtifada, arka kapısı uçuş sırasında açılacak şekilde ilerliyordu. Kötü hava koşulları hakimdi: yağmur, sis ve karanlık.

Bir süre sonra mürettebat kabinde Cooper'ı bir daha görmedi. Uçak acil iniş yaptığında arka kapı açıktı. Ne korsan vardı, ne bomba. Geriye sadece iki paraşüt, bir kravat iğnesi, içilmiş sigaralar ve birkaç parmak izi kalmıştı.

YER YARILDI İÇİNE GİRDİ

Yetkililer, Cooper'ın uçaktan paraşütle atladığı konusunda hemfikirdi. Ancak tam olarak nerede atladığı bilinmiyordu. Günlerce, haftalarca süren aramalardan sonuç alınamadı. FBI, tarihin en kapsamlı insan avlarından birini başlattı. Seri numaraları kayıtlı paralar dünya çapında bankalara ve kumarhanelere bildirildi. Parayı harcayan olursa hemen yakalanacaktı.

YILLAR SONRA BULUNAN TEK İZ

1980 yılında Washington eyaletinde, Columbia Nehri kıyısında kamp yapan bir aile, kumların arasında yaklaşık 5.800 dolar buldu. İnceleme sonucunda bu banknotların, Dan Cooper'a verilen fidyenin seri numaralarıyla birebir örtüştüğü anlaşıldı.

Ancak bu keşif de gizemi çözmeye yetmedi. Paraların lastikleri, en fazla bir yıl dayanabilecek durumdaydı. Bu da paranın Cooper'ın atladığı gün değil, daha sonra oraya bırakıldığını düşündürdü. Kim tarafından ve neden? Yanıt yine yoktu.

FBI DOSYAYI KAPATTI

Yıllar boyunca onlarca şüpheli incelendi. Asker kökenli olduğu, istihbaratla bağlantısı bulunduğu, hatta kazada öldüğü iddia edildi. Ancak hiçbir teori kesinleşmedi. Toplanan deliller ya yetersiz kaldı ya da kayboldu. Hatta sigara izmaritlerinden alınabilecek DNA örneklerinin bile yıllar içinde ortadan kaybolduğu ortaya çıktı.